"Said Nursî, hem emellerine Hz. Ali’yi alet etmiş, hem de hemen her risalesinde Şiîliğin ve akrabası Hurufîlik ile Bâtınîliğin yolunu tutmuş ve isimlerini vermeden onların propagandasını yapmıştır. Üstelik kendisi, bunca Şiîliğine rağmen "ehl-i hakikat"tir; ama kuruntu ve hezeyanlarını ortaya çıkaranlar ise "gizli münafıktırlar, Vehhabîdirler, İslâmiyete darbe vurmaya çalışırlar".
Kahrolsun insanları kuruntu ile, vehimle berbat eden gece... Yaşasın güneş... Güneş aydınlığında öyle bir hassa var ki sade dünya değil insanın beyninin içi de aydınlanıyor.
"Bir kez olsun düşünmek zorunda kalmamak, uzayda kolayca ve güvenle hareket eden bir bedenden başka bir şey olmamak iyi olurdu aslında. Zamanın bir kuruntu olduğunu,hiçbir şeyin beni acele etmeye zorlamadığını bilmek. Bir gün gerçekten bakabilmek ve nesneleri, kendilerini bize hiç göstermedikleri biçimde görmek isterdim. Uyumayı bu yüzden çok seviyorum çünkü uykuya dalış anlarında yalnızca imgeler var, ne zaman ne düşünceler ve sonra gidip gitme ve "hiçbir şey bilmeme"."