Modern kahraman, kefaretini ödemeyi kaderimiz saydığımız o varlığın evini arayıp bulmaya cesaret eden modern birey, topluluğun gurur, korku, akılcılaştırılmış hırs ve kutsanmış yanlış anlama batağını aşmasını bekleyemez ve beklememelidir. ''Yaşa,'' der Nietzsche. ''sanki gün buradaymış gibi.'' Yaratıcı kahramana rehberlik edecek ve onu kurtaracak olan toplum değildir, kesinlikle tam tersi doğrudur.
"...Manras'ın anlattığına göre bin sene süren güzellik kısa sürede kuruyup gitmişti. Artık sıradan bir dua ritüeline bile izin yoktu burada. Üç yüzyıl yaşayabilecek tek ırk Besmitlerdi. Fakat onlardan birini suçlu addetmek saçmaydı. Besmitlerin kanı kara büyü ile kirletilemeyecek kadar ilahiydi. Manastırın arşivinde saklanan parşömenlere göre Asurah'ın yarattığı en güzel varlıktı onlar. Besmitlerin kalbi sadece temiz hisler için atar, beyni sadece kutsanmış fikirler üretirdi. Asurah'ın zalimliğinin aksine onlar kibar ve sevecendi. Akil ve adildiler üstelik. Haklı ile haksızı yaratıcı tanrıdan daha iyi ayırırlardı. Asurah'ın öldürülmesinden sonra çoğu Besmit muhteşem yetenekler bahseden fakat onların sadece takı olarak kullandığı taşları güvendikleri insanlara hediye ettikten sonra ortadan kayboldu. Geriye kalanlar akrabalarının nereye gittiğini söylemeyi reddetti. Bir zaman sonra onlar da kayboldu. Rivayete göre bu halk Asurah'ın zalimliğinden usanmış, İlk Kral Kangiri'nin isyanı sırasında kendilerini yaratan tanrının safından ayrılmışlardı. Asurah'ın intikamını almak isteyen birisi bu ihaneti cezalandırmak için avlamıştı Besmitleri. Tarihi kaynakların bu konudaki sessizliği yüzünden intikam hikayesine inanmak zordu. Aetir gibi bilinmezlerle dolu bir yerde gizleniyor olmaları mantıklı olsa da onların kara büyüye bulaştıklarını düşünmek saçmaydı. O halde kimdi, neydi bu uğursuzluğun sebebi?"
İyi ve adil olandan koru kendini! Seve seve çarmıha gerer onlar, kendi erdemlerini kendisi bulanları -yalnız olandan nefret ederler.
Kutsanmış saflıktan da koru kendini! Saf olmayan her şey kutsallık dışı görünür onlara; ateşle oynamayı da severler - insanların yakıldığı ateşlerle.
Kendi sevgi krizlerinden de koru kendini! Yalnız
insan çabucak uzatır elini karşısına çıkana.
Kimi insanlara elini değil, pençeni uzatmalısın sadece ve isterim ki, tırnakları olsun pençenin de!
İnsanın kendini yaşaması şu anlama gelir; insanın kendi ödevi olması. İnsanın kendini yaşamasının hoş olduğunu asla söylemeyin. Bu uzun bir acı çekme olacak, hoşnutluk değil çünkü kendi yaratıcınız olmanız gerekecek. Kendinizi yaratmak istediğinizde en iyi ve en yüksekle değil, en kötü ve en derinle başlarsınız. Öyleyse kendinizi yaşamaya isteksiz olduğunuzu söyleyin. Yaşam ırmağıyla birlikte akmak hoş değil, acıdır çünkü bu güce karşı güçtür, suçtur ve kutsanmış olanı paramparça eder.
Bazı insanlar ne kadar da kutsanmış oluyor, hayatlarında korku olmadan, dehşet olmadan, uykunun geceleri gelen bir nimet olduğu ve tatlı rüyalardan başka birşey getirmediği insanlar. Neyse, işte buradayım, uyumayı umuyorum.