7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
𝐌𝐚𝐬𝐮𝐦 𝐁𝐢𝐫 𝐘𝐚𝐥𝐚𝐧 Herkese Merhabalar... Bugün sizlerle severek okuduğum yazardan bir başka kitap ile geldim. #sonbirparti kitabını okuyup sevince gidip yazarın diğer kitaplarını da hemen aldım. Tabi şimdi bu kitabını da okuyup sevdim ama diğerlerini okumadan bilemesem de hala favorim 'Son Bir Parti' Yazarın kalemini, anlatımını ve kurgusunu sevdim. Sonuna doğru tabi tahmin edilebilirliği yüksek olsa da beni şaşırttı diyebilirim. Vay canına ne oldu ne çıktı demeden de edemedim. Kurguya biraz daha detay bekler miydim evet beklerdim. Mesela katil kurbanları o süreçte nasıl ağırlıyor. Ya da kurtulan kurbandan orada yaşadıkları hakkında bir kaç kesit falan. Bu kurgu da başka bir bakış açısı ele aldığı için sanırım o yönü ile ele almamayı tercih etmiş. Sonralara doğru hızlanan bir konu hakimdi. Yine de ortalamanın üstündeydi diyebilirim. Bir katil! Genç, yakışıklı ve popüler kurbanlar seçiyor! Onları kaçırıp 6-7 hafta tutsak edip daha sonra nefeslerini kesip kalplerini söküp görünür bir yere bırakıyor. Profesyonel! Medyanın ona taktığı isim 'Kanlı Yürek Katili' Kendinden emin ve bu 7.kurbanı. Scott onun son kurbanı elinden kaçmayı başarıyor. Yoksa işin aslı başka mı? Seri katiller üzerine yaptığı çalışmalar ile tanınan Psikiyatrist Dr. Gwen Moore son danışanı John Abbot'u eşini öldürmek istediğini söyler ve bir gün haber gelir. Önce eşimi öldürmüş sonra da kendi intihar etmiştir. Gelen dedektif ile öğrenmiş olur. Bu olayı nasıl ağladığını düşünürken kendini bir barda bulur ve orada Robert Kavin ile tanışır. Bir gecelik bir ilişki olacak gibi görünüp evde biterken sabah olduğunda ise işler karışır.
Masum Bir YalanA. R. Torre · Martı Yayınları · 2024224 okunma
8/10
·551 syf.·
2025 250. kitabı
Hafız Divanı (2 Cilt Takım)Hafız-ı Şirazi Hâfız-ı Şîrâzî’nin Divanı, hem Doğu’nun mistik ruhunu hem de insan kalbinin karmaşık coğrafyasını anlamak isteyenler için eşsiz bir eser. Ben bu iki ciltlik baskıyı Kapra Yayınları’ndan, Kitapyurdu üzerinden 86 TL’ye temin ettim. Kapra, KY’nin kendi yayınevi, aynı eserin İş Bankası baskısının KY fiyatı 509 TL oluşu dikkat çekici bir fark (liste fiyatına girmiyorum). Bu durum sadece çeviri veya baskı kalitesiyle açıklanabilecek bir fark değil; aslında Türkiye’deki genel ekonomik dengesizliğin, özellikle kağıt endüstrisinin yokluğunun ve serbest piyasanın başıboşluğunun bir sonucu. Devletin kitaplardan KDV almaması değil, yerli kağıt üretimini desteklemesi gerekiyor. Aksi halde herkes kendi belirlediği oranda kâr peşinde koşuyor, bu da kültür ürünlerinde ve her üründe ciddi bir fiyat uçurumuna yol açıyor. Gelelim eserin kendisine... Batı edebiyatının büyük isimlerinden Johann Wolfgang Von Goethe , “West-östlicher Divan” (Doğu-Batı Divanı) adlı eserini yazarken derinden etkilendiği şairin başında Hâfız-ı Şîrâzî gelir. Goethe, Hâfız’ın gazellerindeki hem dünyevi hem de ilahi aşkı aynı potada eritme gücüne hayran kalmış, onun şiir anlayışını kendi dünyasına uyarlamıştır. Bu etkileşim, yalnızca edebî bir hayranlık değil; Doğu ile Batı arasında kurulmuş bir kültürel köprüdür. Goethe, Hâfız’ın dizelerinde gördüğü içsel özgürlük, bilgelik ve ruh derinliğini kendi şiir diline taşımış; iki dünyanın insanını aynı manevi düzlemde buluşturmuştur. Kısacası, Doğu-Batı Divanı Hâfız’ın mirasının Batı’ya yansıyan yankısıdır. Hâfız-ı Şîrâzî’nin şiirleri, mey, saki, dilber, gül, şarap gibi kelimelerle dolu. Ancak ben bunları tasavvufi mazmunlar olarak yorumlamayı tercih ediyorum. Eğer gerçekten mecazi
Edebiyat
Hafız Divanı (2 Cilt Takım)Hafız-ı Şirazi · Kapra Yayıncılık · 2021845 okunma
Reklam
Puan vermedi·256 syf.·
2024 640. kitabı
Gecenin en sakin zamanlarından bir zaman. Rical-i devletten biri ayaklarını kıbleye doğru dalgınlıkla olsa gerek uzatmış. Pür dikkattir Nâbî. Görür bu durumu. Devlet adamının rütbesine, mertebesine bakmaz. Bu hadiseyi içine sindiremez. Gönlündeki hikmet pınarından irticalen yüksek sesle terünnüm eder. Dilinden edeb-i hikmet ile: Sakın terk-i edebden, kûy-i mahbûb-i Hudâ’dır bu! Nazargâh-i ilâhîdir, Makâm-ı Mustafâ’dır bu! Beyti süzülür gecenin karanlıklarından. Muhatabı hemen ayaklarını toplar. O zamanlar şairin diline düşmek de, dilinden kurtulmak da zordur. Muhatabı “Ne zaman yazdın bunu? Senden ve benden başka duyan oldu mu?” diye sorunca cevabı yapıştırır “Daha önceden söylememiştim. Şu anda sizi bu durumda uzanmış görünce elimde olmayarak yüksek sesle söylemeye başladım.” diyerek. Konu böylece kapanır gibi olur. “Ümmetimden Dedi mi?” Kafile şafak sökerken huzura yaklaştığında Mescid-i Nebî’deki minarelerden müezzinler Ezân-ı Muhammedî’den evvel “Sakın terk-i edepten…” mısralarını okurlar. Mübarek yerde kendi şiirinin okunduğunu duyan Nâbî’nin dizlerinin bağı çözülür. Duyduklarına inanamaz. Hep bir hikmet arar. Müezzinlerden birini minarenin kapısında görünce “Allah aşkına söyle, okuduğun kasideyi kimden duydun?” diye sorar. “Bu gece rüyamda Peygamber Efendimizi gördüm. Bana ‘Ümmetimden Nâbî adlı bir aşığım geliyor. Onu, onun beyitleriyle karşılayın.’ buyurdular. Biz Resulullah’ın emrini yerine getirdik.” cevabını alır. “Eminsin değil mi? Sâhiden Nâbî mi dedi? O iki cihânın Peygamberi, Nâbî gibi bir zavallıyı ve günahkârı, ümmetinden saymak lütfunu gösterdi mi?” “Evet” Edepten gelen hikmetle Nâbî’nin artık hikmetli sözleri altın çiçek gibi açmaya başlar. O, edebin tacını takınca bütün şairlerin padişahıdır artık. Hikmetli inceler sadrından satırlara
Çamlıca Kitap
Sahilsiz DenizNabi · Hasbahçe Kitaplığı · 202442 okunma
9/10
·347 syf.··
Beğendi
·
2024 140. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2024 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere James G. Frazer kaleminden Büyük Tufan kitabının yorumu ile geldim Aralık ayının sıradaki kitabı 2020 yılı basımlı 347 sayfalık bir kitap "Gezegenimizin muazzam doğal özellikleriyle karşılaştırıldığında, insan, mazinin bir parçasıdır ve belleği gecenin bir rüyasıdır." Büyük Tufan efsaneleri arasında en eskisi olan Babil, yani Sümer efsanesidir. Babil ve Sümer’in tufan hikayeleri, Gılgamış Destanı'ndan bağımsız olarak yayıldığı sonucuyla birlikte, destanda felaketin asıl olay yerinin, Fırat'taki Şurippak şehri olarak gösterilir. Babil, Sümer ve Yahudi tufan hikayelerinde, yüce bir tanrı dünyayı yağmur ile doldurarak insanlığı yok etmeye karar veriyor, başka bir tanrı gelecek felaket konusunda bir adamı uyarıyor ve bu adam uyarıyı kabul ederek bir gemi içerisinde kurtuluyor; sel son mertebesinde yedi gün sürüyor; sel dindiğinde adam bir kurban sunuyor ve nihayetinde tanrıların mertebesine yükseliyor. Tek temel farklılık kahramanın isminde yatmaktadır; Sümer yorumunda ismi Ziudsuddu, Sami yorumunda Utnapiştim veya Atra-Hasis, Yahudi yorumunda Nuh'tur. Yahvistik, Babil ve Sümer anlatılarında da yedi sayısına özel bir önem verilmektedir. Yunanların Dardanos ve Deukalion isimleriyle ilişkilendirdikleri Semadirek ve Tesalya büyük sel hikâyeleri vardır. Daha çok mitolojik anlatıma sahip ve hiçbir zaman gerçekleşmemiş olan felaketlerdir. İzlanda ve Galler hikâyesi ise Dev Ymir'in kanıyla yaşanan sel tufanı olarak efsaneleşmiş, Litvanyalılar yemiş kabuğunda saklanarak, Transilvanya çingeneleri arasında Hint kültüründen etkilenerek balık hikayesi ve Doğu Rusya Mansileri arasında tekne yaparak kurtulma hikayeleri gibi geleneksel mitler anlatılır. Pers tufan hikayesi ise Vara ismi verilen bir kutu içinde kalmaları gerektiğini anlatan hikayedir. Daha çok sert
Büyük TufanJames G. Frazer · Kanon Kitap · 202064 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2024 13:26
HZ. PEYGAMBER'İ (S.A.V.) YENİDEN DÜŞÜNMEK/ YASİN PİŞGİN "Allah'ın özel, seyyah melekleri vardır. Ümmetimin salât ve selâmını bana ulaştırırlar. Ben de onların salât ve selâmına karşılık veririm." (Sehv, 46) Sayfa:274 "Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed" BİSMİLLAHİRRAHMENİRRAHİM SELAMIN ALEYKÜM Sevgili Okurlar; Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) Bir Müslüman için En Özel, En Güzel, En Kıymetli, En Değerli ve hatta Ahirette Şefâhat istediğimiz, ümit ettiğimiz Gönül Sultanımız, Fâhr-i Âlem Efendimiz ve Baş Tacımız dır. Sahabeler: "Anam babam sana feda olsun ya Resulallah." diyerek O'na sevgisini göstermiş. "Sakın terk-i edebden kûy-i mahbûb-i Hüdâ'dır bu Nazargâh-ı İlahidir makâm-ı Mustafa'dır bu." (Edepsizlik etmekten sakın, bu karşındaki şehir Allah Resulü'nün(S.A.V.) şehridir. Ki o şehir nazargâh-ı ilahinin tecelli ettiği yerdir; orası Allah Resulü'nün makamıdır.) Şair Nabi (Sayfa 273) Şeyh Galip: Sultan-ı rûsül şâh-ı mümeccedsin efendim Bî-çârelere devlet-i sermedsin efendim Divân-i ilâhide ser-âmedsin efendim Menşur-ı “le-amrük”le müeyyedsin efendim Sen Ahmed ü Mahmud u Muhammedsin efendim Hak’dan bize sultân-ı müeyyedsin efendim. Necip fazıl kısakürek Peygamberimiz için Çöle İnen Nur kitabında "Gâye -insan ve Ufuk Peygamber" tabirini kullanmış. Sezai karakoç... "Diriliş meşalesini" yalnız onu tanıyıp severek, onun sevgisini kalbimizde hissederek yakabileceğimizi yani bir müslümanın Onda kendini bulacağını, kurtuluşa ereceğini tasvir etmiş. İşte Yazarımız Yasin Pişgin Hocam Sevgisi ve muhabbetiyle yeniden Sevgili Peygamberimizi düşünmeye sevk ediyor.. Kutlu Nebi'nin Karakterini , Emin olması, merhametini, sıfatlarını, ve o sıfatlar daki özellikleri ile insanlara yaklaşımını "Vahiy" den önce ve sonrası yaşanılan hadiselerle kaleme almıştır.
Din
Hz. Peygamber'i Yeniden DüşünmekYasin Pişgin · Timaş Yayınları · 2021834 okunma
Hem sevip hem nefret ettim, sözü buna uygun.
10/10
·464 syf.·
2024 85. kitabı
Bu seri neden hala türkçeye çevrilmedi acaba?? Okurken beni biraz zorladı, özellikle Styx’in bakış açısıyla okuduğum yerlerde kullandığı argo kullandığı ifadeler ve dili bence biraz zordu. En azından benim gibi çok seri okumayan biri için, fazla aksanlıydı. Ama alıştıktan sonra bazı şeyler rahatsız etmiyor ve kafanızda daha rahat oturtsunuz. Çok uzun zamandır istediğim o Motorcu çetesi hikayesini gerçekten çok güzel verdi bu anlamda beni tatmin etti. Konusundan kısaca bahsetmem gerekirse. Styx nam-ı diğer Rider, Hangman Motor Çetesinin başkanı. Ve çocukluğundan beri konuşmakta zorlanan biri, sadece babası, yardımcısı ve en yakın arkadaşı olan Ky ile kekeleyerek konuşabiliyor. Çocukluğunda babasıyla gittiği bir ormanda kayboluyor ve çitlerin ardında bir kızla tanışıyor ve ilk kez babası ve Ky dışında biriyle konuşmaya çalışıyor. Ama kızdan asla karşılık alamıyor kız dikenli tellerin diğer ucunda, Styx ona uzanmaya çalışıp ilk öpücüğü veriyor. Sonrasında 15 yıllık bir zaman geçiyor ama o kızı hiç unutmuyor. Kadın karakterimiz olan Mae ise bir komunun içinde yaşıyor, komünün başında olan “ peygamber Davut” onun kendisinin yedinci eşi ve kurtuluşları olduğunu belirtiyor. Kız bu gelecekten kaçmak istediği için düğün günü topluluktan kaçıyor. Kaçarken yaralanıyor ve bir şekilde Motorcu çetesine sığınıyor. Sonrasında zaten olaylar başlıyor. Tarikat hayatı dünyanın her yerinde var olan lanet bir oluşum. Kendini peygamber/ kurtarıcı ilan eden sahtekarların insanları sömürmesi gerçekten üzücü. Bu kitaptada bunu yakınen görüyorsunuz. Açıkçası sonlara doğru şüphelendiğim ama asla beklemediğim sürpriz olaylar gerçekleşti ve kesinlikle iyi ki okumuşum. Seriye devam ederim.
Kitap Yorumu
It Ain't Me, BabeTillie Cole · CreateSpace Independent Publishing Platform · 201414 okunma
Reklam
Reklam