“Bir keder, evet içimden sanki keder fışkırıyor, bilinmeyen bir yerden, her yerden gelen bir keder sanki beni boğuyor, sanki o kederi soluyor ama suluğumu dışarı veremiyorum, ellerimi kavuşturup derin bir nefes alıyorum ve içimdeki ben ‘e Kyrie diyorum ve nefesimi yavaşça verip Eleison diyorum ve tekrar derin bir nefes alıp Christe diyorum ve yavaşça verip Eleison!”
Kyrie and Eleison: Tanrım bana merhamet et !·Kitabı okudu
METROPOLİT, gürleyen bir sesle – Yunan halkı, diz çök! Ölüme mahkûm halk, kurtarıcına doğru yükselt sesini.
Diz çöken halk Kyrie Eleisonu söylemeye başlar. İlahi okunurken giderek yükselen sesler duyulur:
Türkler!
Türkler!!
Türkler!!!
Boğazlanan erkeklerden ve zorla ele geçirilen kadınlardan gelen hırıltılar, inlemeler ve uğultular arttıkça Kyrie Eleison gittikçe sönükleşir.
Sonra büyük bir sessizlik olur.
Uzun süren bir tam sessizlik anından sonra, bir müezzin Ayasofya’nın minberine çıkar.
MÜEZZİN – Allahüekber Allahüekber!
Perde.
Kendisini parçalarcasına uluyan bir köpeğin sesi duyulur.
---
Paul Morand
Bizans’ın sonu
Gallimard
Paris, 1959