Bâd-ı Sabâ

Bâd-ı Sabâ
@lagalibeillallah
"Cümle yerde Hak nazır Göz gerektir göresi" Yunus Emre
1000Kitap Ailesine Özel Çekiliş
🎉Sevgili 1000Kitap ailesi 17 kitaplık dev Cengiz Aytmatov setini kazanmak için için; 1. Hesabımızı takip et, (Ketebe Yayınları) 2. Yorumlara en sevdiğin Cengiz Aytmatov kitabını yaz ve bir arkadaşını etiketle, 3. Gönderiyi “Tekrar Paylaş” 📣Kazanan 22 Nisan günü duyurulacaktır. 📚Tüm Kitapkurtlarına bol şanslar🍀 Kitapları incelemek için: ketebe.com/aytmatov-kitapligi Beyaz Gemi Toprak Ana Selvi Boylum Al Yazmalım Gün Olur Asra Bedel Cengiz Han’a Küsen Bulut Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek Deve Gözü İlk Öğretmenim Erken Gelen Turnalar Elveda Gülsarı Cemile Kızıl Elma Yıldırım Sesli Manasçı
Edebiyat
Bâd-ı Sabâ
Toprak ana Mihrü Mah
Reklam
Linci göğüslüyorum lakin ilk taşı günahsız olan atsın
İhsan Şenocak hocaya yapılan linç hakkında bir iki şey söylemek isterim. Öncelikle ister yobaz ,cahil deyin ister ne derseniz deyin umrumda değil. Bir papa çıkıp hristiyanlık hakkında bir açıklama yaptığı zaman biz nasıl ki müslümanlar olarak herhangi hiçbir şey yapmıyorsak, bir ilahiyatçı çıkıp Allahın hükmünü söylediği zaman neden linç yer? Allahın hükmünü söylemeyecekse neden müslüman olsun bu adam? Dine inanma, inan diyen yok, kimse sana da hitap etmiyor! Bunun hükmü budur diyor bu kadar. Şimdi meseleye gelirsek, konular "kadın" üzerinden olunca bir kere her türlü ortam geriliyor ve nedense mesele kadınlarımızmış gibi oluyor. Ve bu hâliyle yanlış anlaşılmalara sebebiyet veriyor ben o yüzden ilk önce erkekler üzerinden gideceğim. Ben lise yıllarımda lisanlı yüzücülük yaptım o yıllarda dine, tanrıya inanmıyordum. Bu yüzden benim için vücudu açıp saçmak göstermek herhangi bir sorun değildi. Aynı zamanda elimden geldiğince fitness da yapıyordum. Yüzme kulübümüz kızlı erkekli karışıktı. Ve pek çoğu zaman gösteriş yaptığımı söyleyebilirdim. Çünkü bize dayatılan dünya buydu, kadın sadece bir seks objesidir sen de onu kendine çekmeye çalışan bir avcı... İyi yüzüyor olmamın yanı sıra yüzmemin birçoğu gösteriş yapma olarak geçiyordu , hele ki iyi bir fiziğiniz varsa... Lakin zamanla kendim bu anlayışımı, kendimi sorgulamaya başladım bunsa 11.sınıfta geçirdiğim bir kaza da etkili oldu ve herhangi bir dine, Tanrıya inanmadan şunu anladım ki ben neden kendimi reklam edeyim? Size ne benim göğüs kasımdan, kol kasımdan, baklavamdan, baldırımdan? Benim vücudumu siz niye görmek zorunda olasınız ki? Ben neden bir kadına kendimi reklam edeyim? Benim bedenim pazarlanacak kadar ucuz mu? Ben daha İslam tesettürünü bilmeden önce mantıken tesettürün gerekli olduğunu kavradım. İslam
Bâd-ı Sabâ
Acaba insanlar konunun senin benim değil de İslam'ın meselesi olduğunu ne zaman anlayacak. Eğer benim inancım bana bunu öğütlüyorsa ben, sen, öteki ve ötesinin fikirleri değildir konuşulması gereken. Akide ne der fıkıh ne der tartışılmalı. Unutmayalımki İslam, teslimiyet zemini üzerine kurulu bir bina. Eğer her şeyi akıl ve mantığımızla çözümleyebileceğimize inanıyorsak İslam'ı madde boyutuna indirgemiş, metafizik boyutundan soyutlamış oluruz. Hak teala hepimize aklın metalaştırılmasından uzak ve heves kafesinden özgür bırakılmış bir iman anlayışı nasip etsin..
Namaz kılmak dışarıda yapılabilecek en erdemli, en üstün, en zorlu ve bir o kadar da en başarılı iş olarak görüyorum. Şöyle yolda yürürken bir etrafıma bir bakıyorum, farklı yüzler, farklı hayatlar, farklı dertler... Kaç kişinin aklından bu hayata neden geldik, biz kimiz, nereye gidiyoruz, bizi kim var etti ya da var eden biri var mı, ne bu tantana kardeşim? Diye düşünüyor mu? Bir insanin bu sorularla içli dışlı olmamasını aklım almıyor. Varlığa, varoluşa dair dertleri olmayan insanı anlayamıyorum. Tüm bu seküler düzenin içinden tüm heveslerden vazgeçerek, bu soruların muhatabı olarak, hatta cevabını bulmuş olarak Rabbime hamd için camiye koşan o insan sen ne büyüksün! Bakın bunu objektif bir şekilde söylüyorum. Ben ne diyorsam içimden geldiği için söylüyorum herhangi bir dine mensup olmam ya da mensup olmamam bunu değiştirmez. Daha caminin avlusunda insanlar sevgilisiyle otururken, insan bir kadına veya erkeğe her şeyini veren Rabbimden daha çok değer verirken, bir et parçası bir İlaha tercih edilirken sen ey insan, bara gitme imkanın varken, dilediğin gibi gezmek varken, tüm bu hevayı bırakıp metafiziksel bir uğraş adına gelip namaz kılıyorsun. Ne mutlu sana ki varlığının, var oluşun farkındasın, ne mutlu sana ki bir hayat amacın, derdin, hedefin var ve bu hedef uğrunda uğraşın. Sabırla, zorlukla, ciddiyetle yöneldiğin bu hedef... İnsan şöyle dışardan baktığında , şöyle bir düşündüğünde bir yanda varoluşsal dertlerle , hedefleri uğrunda tüm zevklerden yüz çevirmiş, çabalayan bir insan diğer yanda tüm bu sorunları unutmuş belki hayatında bunlar üzerine hiç düşünmemiş, hatta bu sorular kendisime hatırlatılsa kızacak, sıkılacak , yalnızca zevki uğruna yaşayan bir insan. İstediği kızla dilediğini yapma imkanı varken aklına bunları hiç getirmeyen erkek, yazın bu
Bâd-ı Sabâ
İman vesselam; ne güzel bir nimet, ne güzel bir Rahmet nasipdar olana..
' Hangi bilmem kaç kuruşluk menfaatimiz içinde evvela insanların en güzeli ( O ) ile beraber en güzel insanların olduğu cennetten daha önemli ? '
Hayat
Bâd-ı Sabâ
Ey nefsim!.. Cevap ver hangi heves... 🥀