Osmanlılar Şah İsmail ve Şah Abbas idaresindeki Şi'î İran'ı en büyük rakip saymaktadır. Aradaki düşmanlık siyasî ve ekonomik olduğu kadar dinîdir: 1. Çatışma siyasîdir; çünkü Osmanlı Devleti Azerbaycan'ı ülkesine katmış (1584 Tebriz fethi, 1589-1593 savaşları), güneyde ise Şah Abbas, Bagdad'ı işgal etmiştir (1624). 1624-1638 döneminde Avusturya ve İran'a karşı iki cephede savaşma zorunluluğu, Osmanlı Devleti'nde askerî-mâlî bunalımın başlıca nedenlerinden olmuştur. Bagdad'ı geri almak için Osmanlılar 1625-1629-1638 yıllarında üç sefer yapmak zorunda kalmışlardır. IV. Murad, Bagdad'ı bu son tarihte geri alabilmiştir. 2. Çatışma dinîdir; Şi'î İran, Osmanlı ülkesinde Alevî-Kızılbaş Türkmen halkına sahip çıkmakta, onları kışkırtmak, isyan çıkartmak için ajanlar-halifeler göndermektedir. Kızılbaşlar İran şahını dinî-siyasî hükümdar tanımaktadır (1511 Teke Şahkulu ayaklanması, 1527 Kalender isyanı). 3. Çatışma ekonomiktir; XIV. yüzyıldan beri, İran'ın Hazar eyâletlerinde üretilen ipek, Tebriz merkezinden kervanlarla Bursa'ya gelmekteydi; Bursa ipek sanayii ve Avrupa ile ticâret, bu ipek kervanlarının güvenle Bursa'ya erişmesine bağlı idi. Yılda dört beş kervanın getirdiği ipekten Osmanlı hazinesi aynı zamanda büyük gelir sağlamaktaydı. İran, yasak koyarak bu kaynağı kesmeye, Osmanlılar ise Azerbaycan'ı istilâ ederek bu ticâreti güven altına almaya çalışmaktadır. Şah Abbas, karşı saldırıya geçerek Azerbaycan'ı geri alacak, Osmanlıların doğu eyâletlerini tehdit ederek Bagdad ve Irak'ı işgal edecek ve Hint Okyanusu üzerinde bir liman (Bender-Abbas) kurarak Avrupa ile ipek ihracatını bu limana getirmeye çalışacaktır. 10 Abbas, Osmanlı Devleti'ne karşı Avrupa'ya elçiler göndererek işbirliği aramıştır.
Sayfa 233 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
Karnım doyuyor, başımı sokacak bir yerim, hayal kurmak, yazmak, uyumak için biraz vaktim var Tanrılardan daha başka ne isteyebilir, Yazgı’dan ne bekleyebilirim?
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
~ Kaygı çoğunlukla mantıktan daha yüksek sesle bağırır. Sürekli en kötüsünü hayal edip durursanız sonunda gerçeğe dönüşür. ~ Ev, herkes için güvenli liman değildir. Benim gibiler için ev, bizi biz yapan acıların yaşandığı yerdir.
Alıntı
Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. Seyir defterini başkası yazsın.
1000Kitap
Kilise kırılan çanlar camiler uzayan minare Renkli pencerelerden içeri giren ışık Kurşunu kıran mermeri yaran ışık Mum diken namaz kılan kalabalık Aynı tehlikede erimiş Heykel insan ve deniz Cambaz altından ip kaçırmak isteyen insanlık Ben ben ben bütün bunların dışına çıktım En soğuk sularda yıkanmış gibiyim En soy arap atlarına binmiş gibi İçimden bir aysberg geçiyor Eskimoları otobüs duraklarında aştım Liman eksilen parçalanan denizi tut kurutma Şehir kuruyan karıncaları topla Sıcakta kuruyan ağımın ortasında
Şiir
Karpuz kesilmemiş ölünün yanında Kadınlar çamaşırları açma saltanatında Hiç kullanılmamış suların kenarında Atalar yeni yapılan kentin civarında Tren kan tarla ve sen o kadınsın Horoz seslerinin portresini çizdiği Sünger içlerine gizlenmiş Şairlere bitmeyen menekşe En derin denizde yosun halinde Büyük kalabalık bir caddede kaybedilen Ve dağ hamam balık Çocuk kiraz mavna Ölülerin yatağı sonsuzluk çayırları Fildişinden bir doktorum Elimde denizlerden bir kolleksiyon Bana yalnız ölen gelir Ben ölümden sonrasına bakan bir doktorum Liman eksilen denizi tut Şehir kuruyan karıncaları topla Ben ağımı ortasından kestim
Şiir