"İnsan, hayatın akışına bazen öyle bir kapılıyor ki, nereye gittiğini sormayı bile unutuyor. Sadece sürükleniyor, tıpkı kıyısı olmayan bir denizde yüzer gibi."
Görkemli bedeninde zahmetsizce gezinmek;
Kocaman dizlerinin yamacında sürünmek,
Ve ara sıra, yazın, zararlı güneşlerin
Yorgun düşürüp onu, kırlara gittiğinde,
Uyumak gölgesinde yatıp göğüslerinin,
Huzurlu bir köy gibi bir dağın eteğinde.
yalnız bir çocuk geceleri çok kalabalık
deniz kuşları mavi beyaz tuzlu rüyalarına
gülcemal yola çıkmış iki baca dört direk
uzak çan sesi gezinti güvertesinden
bütün bir ömür varılmayacak o liman
Sayfa 52 - türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Yazık.
Yazık ki yazgımın boyası koyu.
İnilecek kadar indim. Hayfa.
Yine bir geçitteyim, yeniden bir liman şehri bura
eskilerin tayfası yine hep buradalar
hep bilinen tecimenler, tanıdık yosmalar
havada hayza benzeyen aynı koku
binalara yaklaşırken eskisi gibi
sıklet artıyor
hâlâ ayırt edilemiyor dişli gıcırtıları
çocuk çığlıklarından
tanıyorum bunlar
bulutlara bakmak için penceresi evlerin
bu da deniz
hırs püsküren, toynak durduran deniz
rezeleri yerlerinden oynatan
vâdeden, vâdeden, vâdeden tesellicimiz.
İnsanların sözlerine güven
" Her şey onlar hakkındaki varsayımlarına dönüşür ve bunun nedeni sensin. İstediğin zaman verdiğin aceleci kararlarını yok edebilirsin. O an bir geminin ucundan bakıp sakin bir deniz, güzel bir hava ve güvenli bir liman görmüş gibi olacaksın."