Sonra?... Sonrası, litost. 2008'e kadar ya-şadıklarımı düşündüğümde çoğu zaman çaresiz kalırdım anlatmak için, ta ki "litost" kelimesine rastlayıncaya kadar. Çekçe bir kelime. Yalnızlık, hüzün, öfke, hayal kırıklığı, utanma, çaresizlik, isyan ve daha birçoğu. Hepsini kapsayan bir kelime. Derin bir "iç çekiş" yani..
"Litost, içimizdeki zavallılığın birden ortaya çıkmasından doğan bir acılı durumdur. Kendi iç zavallılığımıza karşı kullanılan en alışılmış reçete, aşktır. Çünkü gerçekten sevilen bir kisi zavallı olamaz. Çünkü bütün zayıflıkları, aşkın sihirli bakışıyla bağışlanır."
“birinin bizim berbat hissetmemize sebep olduğunu anladığımızda bizi ayağa fırlatan utanç, hınç ve sinirlenme sarmalı… insanın kendi sefaletini görmesiyle hissettiği ani azap…”