Hüseyin Aycan

Rubens'in kadınları
Düsseldorf’tan Frankfurt’a taşınan ve bu çevreye içten bağlı Matmazel Fahlmer, ruhundaki eşsiz zarafet, sahip olduğu inanılmaz kültürle içinde yetiştiği ortamın değeriyle ilgili bir göstergeydi. Yukarı Almanya’ya özgü kaba davranışlarımıza karşı sergilediği sabırla bizi her geçen gün daha çok utandırıyordu, bize başkalarına saygı duymayı öğretti, buna bizim de ihtiyaç duyacağımızı hissettirerek yaptı. (..) bahsi geçen bayan beni tamamen fethetmeye uygun biriydi: Aşırı duyarlılıktan uzak, doğru algılama yetisine sahip, neşeli ifadeler kullanan, güzel bir Hollandalı olan bu kadın, cinsellik çağrıştırmayan ifadesi, çalışkan kişiliğiyle Rubens’in kadınlarını anımsatıyordu...
İnanç ve bilim
İnanç konusunda, diyordum, her şey inanmakla ilgilidir; inandığınız şeyin ne olduğunun önemi yoktur. İnanç, bugün ve gelecek adına önemli bir güven duygusudur, bu emniyet duygusu çok büyük, çok güçlü, bilinmeyen bir varlığa güvenmekten doğar. Her şey bu güvenin sarsılmaz oluşuna bağlıdır: Bu varlığı ne şekilde tasavvur ettiğimiz ise, bizim diğer yeteneklerimizle, hatta içinde bulunduğumuz şartlarla ilgilidir, bunların ne olduğunun bir önemi yoktur. İnanç, her bireyin kendi duygusunu, zekâsını, hayal gücünü yetenekleri ölçüsünde içine atmaya hazır olduğu kutsal bir kaptır. Bilmekte söz konusu olan bunun tam tersidir; önemli olan bilmeniz değil, neyi bildiğiniz, ne derecede iyi bildiğiniz ve ne kadar çok bildiğinizdir. Doğrulanabilir, genişletilebilir, azaltılabilir olduğu için bilmek üzerine tartışmak mümkündür. Bilmek ayrıntıyla başlar, sonsuza uzanır, biçimden yoksundur, yani deyim yerindeyse inancın tam zıddıdır.
benim İsa’mın benim düşüncelerime göre almış olduğu bir şekil vardı. Fakat onlar benimkini kabul etmek istemediğinden, ben de onları her tür genel inanca aykırı ve uç düşüncelerle sinirlendiriyordum, sabırlarının taştığını görünce de işi şakaya vuruyordum.
hoşgörülü dönemlerde herkesin dininin ve aynı şekilde ibadetinin de kendine özgü olduğu sık sık tekrarlanırdı. Ben tam olarak böyle düşünmesem de, tanığı olduğum bu durumda kadınların ve erkeklerin farklı bir Mesih’e ihtiyacı olduğunu söyleyebilirim.