Birbirinizi o kadar kırmış, o kadar incitmiş, o kadar üzmüş, çiçeklerinizi öyle hoyrat çekip kopartmışsınız ki yüreği güzel bir insana denk geldiğinizde kabullenemiyorsunuz, istemeden de olsa içinizde o çirkinlik öyle yer etmiş ki istiyorsunuz ki karşınızdaki de illa ki çirkin olsun. Bırakın birileri de güzel kalsın, bırakın sizin içiniz kirlendi diye herkesin ki kirlenmesin, bırakın dünyada üç beş güzel yürek gitmeden çiçek açsın, kokusunu miras bıraksın.
Senin eski bir fotoğrafını buldum.
Olsa olsa yirmi yaşındasın, muhteşemsin. Seni o zamanlar tanısaydım, sanırım sana âşık olurdum ve ilanı aşk ederdim.