*Gerçek dostluk nedir? Birbirine benzeyen kişiler midir, yoksa birbirine karşıt olanlar mı? Kitap bittiğinde hala aklınızda bu soru kalıyor.
Bazen dostluk, hayatın içindeki bakışta benzerlikten doğar. Aynı dili konuşmak, aynı alışkanlıkları paylaşmak, birbirini yormamak… Kolaylık ve tanıdıklık verir, ruhu rahatlatır.
Ama bazen dostluk, zıtlıkların birbirine kattığı zenginliktedir. Eksik yanını tamamlayan, farklı bakış açısıyla sizi büyüten, yeni yollar gösteren bir dost. Belki de gerçek dostluk, benzerlikte veya zıtlıkta değil, karşılıklı samimiyet ve emekle var olur.
Ve Platon’un Lysisini okuduktan sonra insan, dostluğu nereye koyacağını bilemez hale gelir. her şey doğru görünür ama tam olarak kavrayamazsınız.
İşte bu, kitabın zihninde bıraktığı o derin ve sarsıcı iz.