BÜYÜK KEHANETİN SONU: PERCY JACKSON VE SON OLİMPOSLU
Puan vermedi
"dünyada bir çocuğun 'perilere inanmıyorum' dediği her an, bir yerlerde bir peri düşüp ölür." demişti Peter Pan ... işte percy jackson serisi de benim için o mitolojik sihire inanmaktan asla vazgeçmeyen çocuk ruhumun en büyük, en güvenli sığınağı! en sevdiğim serinin bu olduğunu ve Son Olimposlu 'un kalbimde apayrı bir yeri olduğunu söyleyip duruyordum zaten, sonunda buraya upuzun, seriyi hiç bilmeyenlerin bile hemen gidip almasını sağlayacak dev bir inceleme yazmaya karar verdimmm mşfmsldmld önce size bu serinin aslında bize ne anlattığından, o muazzam dünyasından kısacası olayların başlangıcından bahsetmek istiyorum çünkü bu evren sadece bir fantastik kitap değil, resmen bir yaşam tarzı! hikayemiz, 12 yaşındaki disleksi ve hiperaktivite hastası percy jackson’ın aslında sıradan bir çocuk olmadığını, yunan deniz tanrısı poseidon’un oğlu, yani bir "melez" olduğunu öğrenmesiyle başlıyor. biz de onunla birlikte long island’daki melez kampı'yla tanışıyoruz. tanrılar ve ölümlülerin çocukları olan bu melezler, dünyayı canavarlardan korumak ve hayatta kalmak için burada eğitiliyorlar. seri boyunca percy, bilge athena'nın kızı annabeth ve bir satir olan en yakın dostu grover(kıvırcık) ile birlikte o olimpos tanrılarının bitmek bilmeyen sorunlarını çözmek için görevden göreve koşuyor. Şimşek Hırsızı 'yla başlayan macera, Canavarlar Denizi , Titan’ın Laneti ve Labirent Savaşı derken bizi adım adım o korkunç "büyük kehanet"e sürüklüyor. kehanete göre, üç büyük tanrının (zeus, poseidon, hades) melez çocuklarından biri 16 yaşına bastığında ya olimpos'u kurtaracak ya da tamamen yok edecek bir karar verecekti. işte serinin beşinci ve son kitabı olan Son Olimposlu (serinin devamı var ama işte bu serinin sonu gibi ), tam olarak bu 16 yaş sınırına geldiğimiz, zamanın bittiği ve o devasa savaşın patlak verdiği kitap! ve
İnceleme
Son OlimposluRick Riordan · Doğan Egmont Yayıncılık · 20195,3bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 09:58
Yasla ilgi çok kitap okudum, çok vakayla çalıştım; ama hiçbiri bu kadar derinden etkilememişti. Bir annenin kaybettiği oğlu ile ilgili tuttuğu yas ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Adım adım kaybı, yası, alışma(ma)yı, baş etmeyi anlatıyor. Kitabı okuyabilmek ve tamamlayabilmek için de gerçekten sağlam bir irade gerekiyor. Yine de mutlaka okumayı deneyin.
Carl’ın Kitabı: Ölüm Senden Bir Şey Aldığında Onu Geri VerNaja Marie Aidt · Everest Yayınları · 2022243 okunma
Reklam
Aynaya Baktım Mevlana'yı Gördüm
9/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 12:57
Kitabımız dört kısmdan oluşuyor aslında üç kısım yazıyor kapakta ama son kısımda Mevlana'nın mektupları yer alıyor Kısımlar şunlar birinci kısım Divan-ı Kebir, ikinci kısım Meclis-i Seb'a ve üçüncü kısımda Fîhi Ma-fih ve mektuplar Bu kitaptan bir çok ders aldım diyebilirim kim olursa olsun gönül incitme diyor Mevlana
Tasavvuf
Mevlana Celaleddin-i RumiAbdülbaki Gölpınarlı · Kapı Yayınları · 201941 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:00
Kitabın ele aldığı sorular şunlar: İnsan olarak dünyada varolmaya devam etmeli miyiz? Edeceksek neden, etmememiz gerekiyorsa neden? Kitap, varoluşu, “olması gereken bir şey” olarak değil, çoğu zaman “olması gerekmeyen ama yine de olan” bir süreç olarak ele alıyor. Başlıkta yer alan çift parantezli ifade (varolma-varolmama), metnin temel gerilimini ele veriyor: yaşamın kendisi sabit bir anlam taşımaz; anlam, sonradan ve kırılgan biçimde kurulur. May, varoluşu romantize etmeden ele almış. “Hayatın bir anlamı vardır” gibi iddiaları doğrudan kabul etmiyor; bunun yerine, anlamın çoğu zaman sonradan inşa edilen, kırılgan ve bağlama bağımlı bir yapı olduğunu savunuyor. Bu yaklaşım, özellikle modern bireyin “kendini gerçekleştirme” baskısı altında yaşadığı gerilimi görünür kılıyor. Yani metin, motive edici bir yaşam felsefesi sunmaktan çok, bu beklentinin kendisini sorguluyor. Bazı bölümlerde felsefi argümanlar oldukça net ilerlerken, bazı yerlerde aynı fikirler farklı kavramlarla tekrar ediliyor ve bu da metnin ritmini düşürebiliyor. Okur, yer yer bir sistematik analizden çok, düşünsel bir tekrar döngüsünde ilerliyormuş hissine kapılabilir. Metin genel olarak, büyük iddialar kurmaktan kaçınan ama varoluşun sıradanlığını da hafife almayan bir çizgide duruyor. Okurdan beklediği şey, hazır cevaplar değil; kavramlarla birlikte düşünmeyi sürdürebilme kapasitesi.
Varolma(ma)nın FelsefesiTodd May · İrene Kitap · 202545 okunma
9/10
·256 syf.·
2026 50. kitabı
Susmasını bilmeyen dil beyhude konuşur Şemseddin Sivasî...İyiki tanımışım seni üstadım. Herkesle konuşmak yerine içindekileri yazmak, boş konuşmaktan ziyade sadece kelimeleri kağıda dökmesini en sevdiği meşgale olarak tanıdım, kitabın başlarında bu güzel insanı. Konuşamadığın zaman insanlar seni sağır sanıyorlar, ne garip. İlla bir isim seçeceksem kendime dilsiz değil de Lâl demelerini tercih ederim. Bir eksiklik değil de bir isim gibi, noksanlıktan ziyade bir hususiyet gibi. Hatta şiir gibi; Lâl. Syf 33 Fatih Duman beyefendiye de dua ettim içimden. Bu güzel insanları herkes okusun diye kağıda döktüğü için. Okurken faydalanmaktan ziyade, okuyucaya hissettiriyor kalemi. Yazarla ilk tanışmam olduğu halde samimi ve içten anlatımı etkiledi beni. Yazar önsözünde diyor ki: "Kim Bir Müslümanın hayatını yazarsa ona yeniden hayat vermiş gibi olur" diye okumuştum. Ve Hep de öyle inandım. Onun için belki de vazgeçmedim bunları yazmaktan. Unutulmasın, hatırlansınlar diye bir dert düştü nasibime o günden. Burası beni etkiledi ve bütün kitaplarını yavaş yavaş okumaya karar verdim. • Kitabı okurken biraz da araştırmalar yaptım tabi: (1520 - 1597) 16. yüzyılda yaşamış büyük bir Türk-İslam âlimi, mutasavvıfı, müderrisi ve şairi. Hem dini ilimlerde (tefsir, hadis) hem de edebiyatta derin izler bırakmış. Hem Türkçe hem Farsça şiirler yazmış. Divan'ının yanı sıra Mevlid, Mir'âtü'l-Ahlâk ve Süleymannâme gibi 20'den fazla eseri bulunmakta. Şiirlerinde ilahi aşkı ve ahlaki öğütleri samimi bir dille işlemiş. Çokta güzel ünlü bir beyiti varmış eklemeden olmaz: • Sür çıkar gayrı gönülden tâ tecelli kıla Hakk • Padişah girmez saraya hâne ma'mûr olmadan ​(__Gönlünden Allah'tan gayrı ne varsa sür çıkar ki, Hak oraya tecelli etsin. Çünkü saray temizlenip düzenlenmeden
Duygu ve Düşünce
LâlFatih Duman · Nesil Yayinevi · 20211,476 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 12. kitabı
"Insan gençliğini aşka vermezse, gençlik ne işe yarar?" "Ama kaybeden sonunda siz olmuşsunuz." "Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?" "Ama bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz." "İyi ya boş değildi kucağım." "Ama yandınız, kül oldunuz." "Ama vardım, kül bunun kanıtı." 12 Eylül'ün gölgesinde boğulan bir aşk hikâyesi... Yaşamın kıyısında seyirci olmaktan öteye gidememiş bir erkek... Birbirinin ışığıyla kamaşan iki ayna arasında parçalanan bir kadın... Başkasının gözünde nasıl göründüğünü, iki günlük üzerinden anlatan deneysel bir çalış-ma. Modern zamanların karmaşık insanlık halleri Ayfer Tunç'un usta kaleminden unutulmaz bir edebiyat şölenine dönüşüyor. Suzan Defter, daha önce öykülerinden biri olduğu Taş-Kâğı-Makas'tan azat olmuş, tek başınalığı hak etmiş bir eser.
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,2bin okunma
Reklam
Reklam