Birçok yoruma, eleştiriye karşı olan zincirlerimi kırıp okuduğum için mutluyum.
Edebi bir doyum istiyorsanız bu kadar ödüle karşı beklentinizi artırıyorsanız yapmayın (: üzülürsünüz..
Konusunun farklı oluşuna hikayenin akışına diyecek pek bir sözüm yok. Yazar da zaten çok gizem yaratmak istememiş vermek istediği mesajları açık bir şekilde alenen vermiş.
Kafamızda yarattığımız o binlerce dünyayı yaşayabilseydik ne olurduyu görüyoruz biz burada aslında
ve evet kimseyi hiçbir zaman mutlu edemeyeceğimizin deneyiydi belkide..
Ve kitabın bir yerinde Nora kendini bir yere ait hissedememekten sıkılmıştı ya kessinlikte benimde hissettiğim öyle bir duyguydu. Yaşamak bir aidiyettir diye bir şey kodladım kendime (^^)
Hugo gibi yaşayabilmek yaşamak mıdır tartışılır. Sorun çıktığı anda ortadan kaybolup sorunla yüzleşip çözmemek ne kadar sağlıklı tartışılır...
Kitap, beni böyle kesik kesik birçok sorgulamaya itti ve evet kitabın başından beri hissettiginiz şey oluyor arkadaşlar :)
Jeanette Winterson'un da dediği gibi
"Matt Haig sözcükleri konserve açacağı gibi kullanıyor. Konserve de biziz."