Hasret ve Elemlerim
Puan vermedi·160 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 14:10
‘Ah Abdulkadir’ demekten kendimi alamadım… Son dönem Osmanlı hanedan üyeleri hakkında bilgi edinmek isteyenlere tavsiyemdir. Macide Hanım kendi anılarını kaleme dökmüş ve bu kitap için “hayatımın romanıdır” der. Hatta bu hatıratın filme geçirilmesi ve başrolünü oynaması için de teklif aldığı söylenir. Neler yaşamamıştır ki Macide Hanım… Sorumsuz, bencil, hovarda bir şehzadenin eşi olmak onun bu hayattaki en büyük sınavı olmuştur.
Tarih
Hasret ve ElemlerimMacide Mustafa · Timaş Yayınları · 202611 okunma
İnsan kendinden nereye kadar kaçar, kime sığınır?
9/10
·256 syf.··
2026 42. kitabı
Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan romanı, bana göre insanın kendi zayıflıklarıyla yüzleşmesini anlatan etkileyici bir eser. Kitabı okurken asıl şeytanın dışımızda değil, sorumluluk almaktan kaçan yanımızda olduğunu düşündüm. Romanın başkahramanı Ömer, yaptığı hataların sebebini sürekli dış etkenlerde arayan bir karakterdir. Oysa yaşadığı birçok sorunun temelinde kararsızlığı ve iradesizliği vardır. Bu nedenle kitap boyunca insanın kendinden kaçmasının mümkün olup olmadığını sorguladım. Macide ise iyi niyeti ve samimiyetiyle dikkat çekiyor. Ancak roman, sevginin tek başına bir insanı değiştirmeye yetmediğini de gösteriyor. Birini sevmek, onun eksiklerini ortadan kaldırmıyor; bazen sadece onları daha görünür hâle getiriyor. Sabahattin Ali, bu eserinde insanın en büyük mücadelesinin dış dünyayla değil, kendi iç dünyasıyla olduğunu anlatıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda şu düşünce kaldı: İnsan bazen yenildiği şeytanı kendi içinde büyütür ve sonra onu bahane olarak kullanır. Bu yönüyle İçimizdeki Şeytan, yalnızca bir roman değil, insanın kendine tuttuğu bir ayna gibidir.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·160 syf.··
2026 17. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 20:49
Sultan II. Abdülhamid’in oğlu Şehzade Abdülkadir Efendi’nin, sarayın onayını almadan evlendiği Macide Mustafa’nın kaleminden bir hayat hikâyesi… Hanedan sürgünü, aile içi çatışmalar ve bir kadının gözünden Osmanlı İmparatorluğun’un son yıllarına tanıklık etmek isteyenler için oldukça ilgi çekici bir hatırat. Ancak kitap ilerledikçe insanın en çok dikkatini çeken şeylerden biri de Abdülkadir Efendi’nin karakteri oluyor. Tarihin tozlu sayfalarında bir şehzade olarak anılsa da Macide Hanım’ın anlattıkları pek de parlak bir tablo çizmiyor. Eşini aç bırakması, şiddet uygulaması, sadakatsiz davranışları ve sorumsuz tavırları okurken zaman zaman insanı gerçekten sinirlendiriyor. Harem hayatından ziyade saray görkeminin arkasındaki kırgınlıklar, hayal kırıklıkları ve mücadeleler öne çıkıyor. Macide Hanım, çocuk yaşta büyük umutlarla girdiği bu evlilikte beklediği huzuru bulamadığını, hanedan gelini olmanın dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını samimi bir dille aktarıyor. Özellikle sürgün yıllarında yaşanan maddi sıkıntılar, yalnızlık ve belirsizlik, bir zamanlar imparatorluğu yöneten ailenin nasıl zor şartlarla karşı karşıya kaldığını gözler önüne seriyor. Tarihi kitapları okumaktan korkuyorsanız bu kitap tam size göre, akıcı bir şekilde okuyacağınıza eminim. Hasret ve Elemlerim
1000Kitap
Hasret ve ElemlerimMacide Mustafa · Timaş Yayınları · 202611 okunma
Puan vermedi·268 syf.··
2026 51. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 23:04
İçimizdeki Şeytan, insanın kendi zayıflıklarıyla ve iç çatışmalarıyla verdiği mücadeleyi anlatan güçlü bir eser. Romanın merkezinde yer alan Ömer, hayat karşısında kararsız kalan, sorumluluk almakta zorlanan ve çoğu zaman kendi hatalarını "içindeki şeytan"a yükleyen bir karakter, Macide ise temiz kalbi, dürüstlüğü ve hayata olan inancıyla Ömer'in tam karşısında duran genç bir kadın... Roman Ömer ile Macide'nin ilişkisi üzerinden ilerliyor, ama yalnızca bir aşk romanı değil, aynı zamanda insanın kendisiyle hesaplaşmasını, çevresinin etkisinde kalışını ve kendi kusurlarını kabullenmek yerine bahanelerin arkasına sığınışını sorgulatıyor. Sabahattin Ali, bu eserinde insanın en büyük düşmanının çoğu zaman dışarıdaki insanlar değil, kendi içinde büyüttüğü korkular, zaaflar ve kaçışlar olduğunu etkileyici bir dille anlatıyor.
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2021209bin okunma
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,381 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 18:52
Evet, yine bir kitabın daha sonuna geldim. Sabahattin Ali'nin kitabı olan Kuyucaklı Yusuf'u yeni bitirdim ve kitap bana cidden çok garip geldi. Garipten kastım, okurken bu kitabı nedense İçimizdeki Şeytan'la birleştirdim. Özellikle iki kitaptaki kadın karakterleri, yani Macide ile Muazzez'i birbirine çok benzettim. İkisi de kendi dünyalarında sevgiyi ve aradıkları şeyi bulduklarını sandılar ama ne yazık ki Yusuf bu sevgiyi ve sahiplenmeyi tam olarak Muazzez'e gösteremedi. Tabii burada sadece Yusuf'u suçlamak da olmaz, sonuçta Yusuf'un çocukluktan gelme bir olayı, travması var. O içine kapanıklığı, kasaba hayatına ve toplumsal baskılara ayak uyduramayıp sürekli başka yere, kendi içine çekilmesi de bu durumda illaki büyük bir etkendir. Ama yine de Muazzez'i evde öylece başıboş bırakması, sadece gidip çalışması ve kadına asıl ihtiyacı olan ilgiyi göstermemesi kesinlikle Muazzez'in istediği, hatta hiçbir kadının isteyeceği bir şey değil. Muazzez sadece sığınacak güvenli bir yer ve gerçek bir sevgi arıyordu; Yusuf ise hem kendi içine çekildiği için hem de o çevre yüzünden Muazzez'i ihmal etti ve kasabanın o pis, yozlaşmış insanlarının ortasında tek başına bıraktı. Kitabın devamında da zaten bu ilgisizliğin ve geç kalmışlığın faturası çok ağır oldu. Yusuf onu korumak için ancak en sonlarda her şeyi geride bırakıp alıp gitme eyleminde bulundu ama artık iş işten geçmişti. Sevginin tek başına yetmediğini, insanın kendi içindeki sıkıntıların ve toplumsal baskıların her şeyi nasıl mahvedebileceğini çok buruk bir şekilde hissettiren, garip ama acayip etkileyici bir romandı.
Duygu ve Düşünce
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma