m.

m.
@madcapvibes
"... Her gün başka biri, dışkı gibi, bozuk et gibi kokarak içime kirli spermlerini döktükçe, zehirli atıklarla ölen bir akar­ suya dönüştü. Balıklar ve yumurtalar öldü, ve goncalar da. Hepsi öldü. Vajinam, bereketli pınarların besledigi köyüm. Onu işgal ettiler. Yıktılar ve yaktılar. Ona dokunmuyorum artık. Gidip görmüyorum. Başka yerde yaşıyorum. Nerede oldugunu bilmedigim başka bir yerde."
Ne olursa olsun, bu zeki kadının sucsuzluğumu ve ne kadar iyi niyetle yaklaşırsam yaklaşayim, isteklerini karşılamadaki yetersizliğimi ve kendi çabalarının umutsuzluğunu benim kadar iyi kavrayamiyor olduğunu asla düşünemem. Elbette anlıyor, fakat savaşçı mizaca sahip olduğu için mücadele tutkusu ona bunu unutturuyor. / Küçük Bir Kadın öyküsünden*
"Kuşkuların yuvalandığı sevda öyle kırılgan yapıyor ki insanı, yara almaktan korkar oluyor. Deseydin ki, "Şimdilik yazmayacağım," kutsayacaktım "şimdilik" sözcüğünü. Ümidim o sözcük olacaktı, ama yok ki yerinde. "Artık" diyorsun; "asla" mı demek bu? Sözcükler çınlayıp duruyor beynimde. Bu gece sevdam hüzünlendi işte. "
Sayfa 36
Edebiyat