Diyeceğim, sömürünün yerini, kontrol almıştır. Evet. Kontrol altında tutulan memleketinizdeki maden, petrol, ağaç... bilumum hammaddeler alınır, otomobil, uçak, buzdolabı ve benzeri mamullere dönüştürülür. Ve size satılır. Siz hem köle hem de müşterisiniz azizim. Zulümle abat olanların rahatını kaçıracak maddi manevi herhangi bir değer üretmenize mahal verilmez.
Kontrol altında tutulma zilleti, bir silsiledir (bağlı dizi, sıra). Hak-etme-diğiniz, tasarlanmasında ve üretiminde hiçbir katkınız olmayan ürünleri satın-alıp kullanırsınız. Bunu bir felsefi problem ya da haysiyet meselesi saymak, aklınızın ucundan geçmez.
Zihniniz ve gönlünüz, o sımsıkı bağlandığınız ideolojiyle meşguldür.
Esasen vatandaşlarınıza, kardeşlerinize düşmansınız ve onlarla kavgada galibiyet peşindesiniz.
Yiye yiye öyle bir mertebeye erişti ki, bu dünya, hele hele şu pasta ona boş, değersiz, beyhude gelmeye başladı. Paranın pulun da pek bir önemi yoktu. Değeri olan yegâne şey, hele o anda, birkaç bardak maden suyu olmalıydı.
• Bilim insanları, Büyük Patlama'da hidrojen ve helyum dışında başlangıçta yaratılan tek elementin, çok daha küçük miktarlarda da olsa lityum olduğuna inanmaktadır.
• Yunancada taş anlamına gelen lithos kelimesinden esinlenerek adlandırmıştır.
• Lityum yumuşak ve gümüşi renktedir, metaller arasında en düşük yoğunluğa sahiptir ve suyla şiddetli bir reaksiyona girer.
• Lityum Dünya'da doğal olarak bir metal halinde bulunmaz çünkü o kadar reaktiftir ki saf halinin korozyondan korunması için koruyucu bir yağ altında tutulması gerekir. Bunun yerine, çeşitli magmatik kayalarda eser miktarda olmak üzere ve maden kaynaklarının suyunda çözünmüş halde bulunur.
• Lityum ayrıca alüminyum ve magnezyum alaşımlarında kullanılarak daha güçlü ve daha hafif hale getirilebilir; bunlar daha hafif bir metalin daha yüksek hız sağladığı uçaklarda, bisikletlerde ve trenlerde kullanılır. Ayrıca lityum pillerin katotlarında, çoğu standart pil türünden daha uzun ömürlü olan bir lityum bileşiği kullanılır.
Avrupa'da yükselen burjuvazi ve merkantilizm gelişimi Osmanlılara yabancıdır. Gerçi hükümet, altın ve gümüşün imparatorluk içinde çoğalması gereğini kuvvetle duyduğundan, kıymetli madenler ve yabancı paralar için gümrük bağışıklığı tanımış, kıymetli madenler ithalini bir siyaset olarak desteklemiş, fakat kıymetli maden çekmenin, kapitalist üretim sistemi ve ihracat politikasıyla bağlantısını kavrayamamış görünmektedir.
Sayfa 294 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu