Makber
** "Bir gönlün âh u zâr ile dolmasının ne demek olduğunu gönlü rahat olanlar anlayamazdı."
Sayfa 35·Kitabı okuyor
Alıntı
Kimse kimsenin ellerini,kimse kimsenin gözlerini ,kimse kimsenin içini görememişti zaten.Ya da gördüğünü sandığı suretlerden ibaretti.
Sayfa 105 - Okyanus Yayınları -1.Basım
Reklam
Bilinmeyen mesafeler nasıl aşılırdı?
"Nereye kaçtığını bilmeyen kaçakların belirsiz gidişlerine yollar bile yol gösteremezdi."
Sayfa 40 - Okyanus Yayınları -1.Basım
Hicran son arefesinde, yolculuk var Makber'e Siyabend'i öldürdüler, Xece ölmek üzere Ab-ı hayat çeşmesidir leblerin esirgeme Ne o Tanrı'ya minnet et, ne de dal tefekküre
Sayfa 28 - Öz-Ge Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Abdülhak Hamit
Her yer karanlık Pür nur o mevki... Mağrip mi yoksa Makber mi Yarab?
Sayfa 221·Kitabı okudu
Mehmet Akif'ten (Çanakkale Şehitleri'ne)
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı! Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı' Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi, Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi! ... Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ... Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ! ... Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz... Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz. ... Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer; O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer... Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak, Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak. ... Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek. ... Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın. ... 'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına; Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sayfa 157 - Türk Dil Kurumu Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
Reklam