Duygu duygu

Duygu duygu
@maksatkitap
Kitabı okumayı, konuşmayı, araştırmayı, incelemeyi almayı, izlemeyi seven bir kızçe En güzel dedikodu kitapların ,karakterlerin ve onların hikayelerinin dedikodusu
Kitapların da Tatları vardır ..Farklı tatta bir kitap
9/10
·314 syf.··
2026 2. kitabı
TADI DAMAĞIMDA KALDI.... Gerçekten bu kadar beğeneceğimi düşünmüyordum . Yoğun işlerin arasindayken dinleyerek bitirdim kitabı ama kitap olarak alıp okumadigima pişman oldum . büyük ihtimalle ben bu kitabı alır kitaplığıma eklerim .. Gelelim kitabın içeriğine Osmanlı döneminde hanedan ailesinden biri mutfaktaki aşci sayesinde saraydan kaçmak zorunda kalıyor.. yolu yine o aşcinin yolunda oluyor.. PİRİ LEZZET... kendisi bu konuda çeşitli eğitimler alıyor.. ana hikayenin kendisinden çok bu ara detaylar yemek pişirme şekilleri aldığı egitimler gittiği yerler verdiği püf noktalar o kadar hoş o kadar ilgi çekici ki .. kitapların da farklı tatları vardır . Eğer farklı tatta bir kitap okumak isterseniz mutlaka tavsiye ederim.
Pir-i LezzetSaygın Ersin · April · 20231,994 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·524 syf.··
2026 1. kitabı
Öncelikle olumlu düşüncelerimi yazmak istiyorum kitabı okumak isteyenler benim yüzümden vazgeçmesin Çünkü çok farklı bir kitap konu olarak değil yazarın anlatımı olarak kesinlikle tavsiye ediyorum Okumakta zorlananlar o kısımlari gerekirse sesli kitap olarak dinlesin ama yarıda bırakmasınlar.. Kitabın kurgusuna bayıldım hatta hayran kaldım. Karakterler çok gerçekçi işlenmiş. Ben kitabın sonundaki yazarın son sözlerini okuyana kadar bir biyografi kitabı gibi sanmıştım. Yani gerçek bir hayat hikayesi sanmıştım. Tamamen kurgu hikaye kurgu karakterlermis. Zaten kendisi diyor. Ceveremdeki karakterlerden kişilerden isimlerden yararlanarak yeni karakterler oluşturdum. Masumiyet müzesi için topladığı eşyalar ise kendi kafasında bu fisunun bilmem nesi olur .işte bu şu karakterin eşyası olabilir gibi kurgulayarak romanına göre eşyalar topladığı gibi topladığı eşyaları karakterlerine uyarlamış. Kitabın başı akıcı olsa da Kemal'in fisuna sadece cinsel olarak yaklaştığını hissediyorsun sürekli bunlardan bahsediyor bu hatta bazen çok bayıyor, ben Kemal'in sürekli kirli bilinçaltını mı okuyacağım kitap boyunca diyorsun. Sonra neyse ki o kısım bitiyor Gelelim kitabın orta kısımlarına yani Kemal'in fisunu bulamadığı ve bulduktan sonraki sekiz yılına (Zaman kısıtlılığından dolayı kitabı sesli olarak dinledim ama iyi ki dinlemişim yoksa Kemal'in sekiz yıl boyunca fisunların evine gidiş gelişlerini okuyamaz büyük ihtimalle yarım bırakırdım.) Kitabı genel olarak alırsak dinlediğime.pisman değilim hatta iyi ki okumuşum başı okunur derecedeydi sonu güzeldi. Kemal'in kendi agzindan yazılmış bir roman kitabın sonunda yazar anlatımı devralıyor. Bu kez Orhan Pamuk kendi ağzından Kemal'i kitabın yazım sürecini anlatıyor.Okuduğum hiç bir kitapta böyle bir geçiş
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
En çok kendini elestirerek bize hak bırakmayan Canım Şehnaz
Puan vermedi·440 syf.··
2025 52. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 14:26
Uzun zamandır kitap incelemesi yapamıyordum ama bu kitap o kadar içime işledi ki düşüncelerim kalsın istedim. Kitabın başından sonuna kadar şehnaz sen ne yaşadın da böyle bir adama tutuldun dedim o kadar çok yerin altını çizdim ki.. Hele ki şu cümle. ... "İnsan gömdüğü şeyin gömüldüğü bu çok derin yerden asla çıkamayacağını, orada çürüyüp yok olacağını sanıyor. Ama öyle olmuyor, aksine gömülen şey katılaşıyor, zonklayan bir ağrı haline geliyor ve katılaşan bu kitle bir de üstüne enfekte oluyor, insanın bilincine de belleğine de irin gibi, ince ince sızıyor. Zehirliyor.'' Gerçekten annenin kaderi kızına travma olarak geçiyor ise bu döngüyü nasıl kırarız diyor insan. Ayhan hanıma ayrı canım yandı Anneanneye ayrı Şehnaza ayrı. Şehnazin çocukluğu boyu eksikliğini hissetmediğini sandığı ama en derinde hep özlemini çektiği şeyin babası olduğunu anladığı o boğazın düğümlendiği kısımda boğazım düğümlendi yutkunamadim kendi eksikligimi gördüm keşke ben de babamın koskusunu hatirlasam dedim vee bence şehnazin E ye bu kadar tutkun olmasının sebebi içinde dolmayan o baba eksikliği. Hiç bir şeyle dolmayan hiç geçmeyen o boşluk... ''İçim coşkun bir sevinçle patlayacak kadar dolu olsa da şımarmaya cesaret edemeyen eşik çocuklar gibiydim ''... Şu cümle var ya çocukken simaramayacgin bir babanın olmayisindan e cocuksukugun hep içinde kalışından olduğuna o kadar eminim ki çocukluğum boyu yaşadığım şeydi . Çocukken şimaramayan yetişkinlikte ne kadar sımarabilir. tartışılır Son olarak anne ile E.nin arasındaki olayı çözemedim . Küpenin olayı .. inşallah düşündüğüm şehnazin düşündüğü şey değildir.(Bilen yazarsa sevinirim ) Burası açık kapı bırakılmış .ya okuyucuya birkilmis. Ya da devamı gelecek... Bir daha bu kadar içime oturan bir kitap okumak ister miyim bilmiyorum
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20266,9bin okunma
Leyla nın Evi ve Canım ZÜLFÜ LİVANELİ
10/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2024 23:04
·
Bazen duygularınız çok yoğun olur da dile getiremezsiniz ya kitabı bitirdim ve ben kitapla ilgili duygularımı düşüncelerimi nasıl anlatacağımı bilmiyorum.. Bu gece Mahallelinin yani dağlıların uyanıklığına sinir olmuş Ömer in vasıfsızlığına kızgınım Necla nın kibrine öfkeliyim. Ali Yekta Bey in boğazında düğümlenen cümleleri boğazımda düğümlenmiş gibi.. Yusufun merhameti içimdeki merhameti kıptaştırıyor. Roxy nin dinmek bilmeyen öfkesi ve asiliğine anneliğin getirdiği güzellikler kendi anneliğimle gelen güzellikleri düşündürttü.. Ama bu kitabı okuduğum süre boyunca özellikle bu gece en çok da Leyla nın yalnızlığı ve kimsesizliğindeyim sanki. O yalnızlığı o asilliği daha güzel nasıl anlatabilirsin ki ? Evinden atılmış bir kadının dik duruşunu pes etmeyişini ama yoruldukça gücü tükendikçe vaz geçişini bütün bunları kabullendikten sonra evini geri alsa da sürecin onu değiştirdiğini bağzı şeylerin öneminin kalmayışını iyi nasıl aktarabilirsiniz ki okuyucuya... İşte canım Zülfü Livaneli böyle her kitabında her karakteriyle duygulardan duygulara sürüklüyor. Her karakteri içinize işliyor. Kitabın sonundaki biyografisini okudum da yurt dışında ülkemizden daha çok değer görüyor kitapları ders olarak okutuluyor.. Dilerim ülkemizde de hak ettiği değeri görsün. Serenad Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm Son Ada Kaplanın Sırtında Rüzgarlar Hep Gençtir Huzursuzluk Kardeşimin Hikayesi Engereğin Gözü Gibi daha nice güzel kitaplar yazsın
Leyla'nın EviZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201735,3bin okunma
Puan vermedi·277 syf.··
2024 1. kitabı
Kitap genel olarak ilgi çekici bizi yetiştiren insanların yaşadıkları psikolojileri hayatı yaşayış şekilleri ödedikleri bedeller tabi ki bizi etkiler çünkü o insanlar o yaşadıkları şeylerle onların verdiği psikoloji ile bizi yetiştirdiler ama kaç nesil önce bir dedenin yaptığı hatanın bedelini dönüp dolaşıp torununun çocuğunun ödüyor olması veya ninesi 25 yaşında bir ayrılık yaşadı diye torunu de o zaman bir ayrılık yaşıyor olması,, ölüm kampında ölen dedelerinin yaşadığı boğulma hissini 2, 3 nesil sonra torunlarının yaşıyor olması... Bunlar biraz kafa karıştırıcı Gerçekten yaşadıklarımız, hislerimiz genetik kod gibi böyle devrediliyor mu diye insanı düşündürüyor... Ama beni en çok etkileyen kısım benim psikolojimin çocuğumun hayatına büyük etkiler bırakacağını farketmek.. Bu gerçekten korkutucu ya yaşadığım kötü bir his içinden çıkamadığım durumlar çocuğumun hayatına etki ederse diye ..Umarım evlatlarımıza güzel hislerimizi miras bırakabiliriz.... Gelelim kitapta beni çok sıkan konuya kitap kendi içinde sürekli tekrar ediyor. Belli bir sayfadan sonra Sürekli aynı sayfaları okuyor gibi hissettim. Bir süre sonra hızlı okuma yapmaya başladım hatta bazı yerleri atladım...
Seninle BaşlamadıMark Wolynn · Sola Yayınları · 202218,1bin okunma