ve deliliğimde hem özgürlüğü, hem güvenliği buldum; yalnızlığın özgürlüğü ve anlaşılmazlığın güvenliğini, bizi anlayanlar bizden bir şeyleri tutsak ederler çünkü..
Kadınlar, bazen çocuğudur kendinin. Bu yüzden herhalde ağladıklarında ne kalpleri kırıldı diye ne canları yakıldı diye ağlarlar. Kadınlar ağladıklarında, ekseriyetle "kıyamam ben sana," diye gizlice kendilerine sarılırlar. Yalnız kadınlar kendilerine anne merhameti göstermek mecburiyetinde kalırlar.
Yalnızlıklarına, kadınlıklarına, çocukluklarına, annelerine, hayata... Hep birlikte ne varsa o bütüne ağlanır. Yoksa dizdeki yara ya da kalpteki kırık değildir. Hep kırılmasına ağlanır, hep düşülmesine, hep ama hep aynı şey olmasına... Niyesine ağlanır bunların.
Her bir küçük yara eklendiğide eski izlere, bütün bu yara zincirine ağlanır. Her ağlama bu zincire bir anne sarılmasıdır.
'Gel bakiim sen buraya'dır o, 'nasıl kıymışlar benim güzel kızıma'dır..