10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 14:14
Selamlar, Nasılsınız iyisinizdir inşallah. Yine ve yine uzun zamandır buralarda olmadığım için yorum yazmakta zorlanacağım gibi. Dersler başladığından beri kitap okumaya bile hasret kaldım. Neyse ki şu an tatiln modundayız. Konusuna gelecek olursak, Kibele köyünde yaşanan susuzluk ve kıtlık sorunu köylüleri epey zorlar. Bu yüzden de Su Tanrısı'na bir adak sunarlar. Bu ise köylerinde bir kızı Su Tanrısı'na gelin olarak vermekten geçer. Kitabı ikinci kez okuyuşum oluyor ve basılı hali daha çok hoşuma gitti diyebilirim. Fantastik evreni merak uyandırıyor resmen. Aron ilk bölümlerde o kadar sinir bozucu ki tam dayaklık canım. Yaşadığı ihanetten sonra gelinlerden nefret eden biri olarak bilinse de Mana'ya kapılmadan edemedi kendileri. Favorim karakterim kesinlikle Towa. Kendisine ayrı bir aşık oldum. Towa & Mana ve Aron & Towa ilişkisi de tadı tuzu tam seyir zevki vermiyor değil.
1000Kitap
Su Tanrısı’nın Gelini 1Rümeysa Demirkutlu · Pukka Yayınları · 2025186 okunma
4/10
·463 syf.·
2026 98. kitabı
Mükemmel olacak bir ilişki / kitap resmen nasıl kötü yapılır onu gördük. Achilles sen bu kurguya fazlaydın. Evet psikopat olabilir, ama bu noktaya gelme sebeplerine bakınca pek çok şeye iyi dayandı. Yani her hissi gerçekten geçti. Yaşadıkları duyguları kabullenmek zorunda kaldıklarıyla çok güzel bir karakterdi. Tierney, abisiyle kampta yaşadıklarından sonra bedenen hayatta kalmış güçlenmiş ama ruhu tamamen parçalanmış bir kadın. Zaten kendini bulmasına en büyük destek Aşil’den gelmiş hep. Ve bilin bakalım ne oldu. Tier ilk darbeyi Aşil’e vurdu. Yani ne yaşadıysa yaşadı ama günüm sonunda yaptıkları salak saçma davranışları ve en sonraki o aptal ötesi isteği gerçekten NE MANA??? NE GEREK VARDI ABLACIM? Adam daha ne yapsın senin için? Yani neyi ispatlamaya çalışıyorsun? 3’lü yaptınız da ne oldu? Aşkına mı inandın?? O kadar saçmaydı ki yani resmen yazar yazmak için yazmış o kısmı. Alex’i olaya dahil etmek için gereksiz bir sahneydi. Bu kitaba 1 vermiyorsam baştan sona Aşil için o salakta sonda o olayı kabullenip birde ayarlama yapınca gözümden düştü ama en azından hisleri gerçek olan tek kişiydi. Enzo’nun hikayesinden sonra bu seriye asla devam etmem.
Edebiyat
Twisted PawnL. J. Shen · Bloom Books · 202615 okunma
Reklam
10/10
·218 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 15:09
Bugün masamda, sadece sayfalarını değil, arkasındaki o muazzam akademik emeği, iğneyle kuyu kazar gibi işlenmiş tarihi dokuyu her satırında hissettiren, çok özel bir kitap var: Işıl Işık’ın Sonsuz Suyun Kıyısında romanı. Benim için sadece bir okuma serüveni değil, elimden bir an bile düşüremediğim için benimle birlikte neredeyse bütün Türkiye’yi gezen, harika bir yol arkadaşı oldu bu kitap. Ve az önce son sayfasını kapatmış olmanın taze heyecanıyla söylüyorum; bir kitap okumadım, adeta her karesi zihnime kazınan, büyüleyici bir sinematik film izledim! Yazarın o hayran olunası titizliği, edebi yoğunluğu ve muazzam tasvir yeteneği, bizi 9000 yıl öncesinin Çatalhöyük’üne götürüyor. Hikaye, yazarın bir kazı haberinde gördüğü gerçek bir arkeolojik buluntudan filizleniyor: Kucağında bir kafatası tutan ve leopar kemikleriyle gömülen o gizemli kadın mezarı... Yazar, geçmişin bu derin sessizliğine öyle zarif bir vefayla üflemiş ki nefesini, karşımıza muhteşem bir karakter olan Biblu çıkıyor. Yanağındaki leopar pençesi lekesi yüzünden daha doğduğu gün lanetlenen, şaman olamadığı için dışlanan ama o dışlanmışlığı saf bir bilgeliğe, şifacılığa ve iyiliğe dönüştüren bir kadının "mana arayışını" okuyoruz. Kitap, Şamanizm öğretisini o kadar duru ve derin işliyor ki, bu kültüre dair zihninizde muhteşem pencereler açılıyor. Ve o pencere demişken... Biblu' nun o kerpiç duvarlar arasından gökyüzünü seyrettiği, hayaller kurduğu o küçücük gökyüzü penceresi detayı o kadar naif, o kadar evrensel ki! Arkeolojinin o gizemli soğukluğunu, mitolojinin ve kadın şifacılığının sıcaklığıyla ısıtan bu başyapıt için yazara ne kadar teşekkür etsem az. Masamdaki bu zamansız yolculuk, kütüphanemin en özel köşesinde yerini aldı bile.
Sonsuz Suyun KıyısındaIşıl Işık · Sayda Yayıncılık · 20266 okunma
9/10
·218 syf.··
2026 2. kitabı
Sonsuz Suyun Kıyısında, beni Çatalhöyük’ün gizemli dünyasına götüren çok güzel bir okuma oldu. Arkeolojik bir keşiften yola çıkan hikâye, evinin altına gömülen bir kadının ve onunla birlikte günümüze kadar ulaşan sırların peşinden ilerliyor. Geçmişle bugünü bir araya getiren bu kurgu bence oldukça etkileyiciydi. Yani tarihle kurgu çok güzel harmanlanmış diyebilirim. Kendimi bazen gerçekten o dönemin içinde gibi hissettim. Merak duygusu da son sayfaya kadar hiç bitmedi.Açıkçası kitabı severek okudum.Farklı bir konu okumak isteyenlerin keyifle okuyacağını düşündüğüm, bende iz bırakan kitaplardan biri oldu. Ayrıca şuraya da değinmeden edemeyeceğim; Kitapta sıklıkla geçen “mana toplama” söylemi beni oldukça etkiledi ve de çok düşündürdü. Sahiden de, hayatta sevdiğimiz, sevmediğimiz, ilgimizi çeken, bizi biz yapan her bir olgu bizim manamız değil mi zaten? Gerçekten de bizler bu hayatta mana verdiğimiz her şeyin toplamı değil miyiz?
Sonsuz Suyun KıyısındaIşıl Işık · Sayda Yayıncılık · 20266 okunma
10/10
·407 syf.··
Beğendi
·
2026 206. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 20:23
Hayat hikâyemin son sayfalarını yazarken, onun dalgalı akışını safha safha bir daha düşündüm: İnişleri, yokuşları, geçitleri ve dönemeçleriyle garip bir yaşantı... Bazen sükûn, bazen tehlike anları içinde uzanıp giden garip bir yol. Ümitleri, aşkları veya yenilgileriyle bazen renkli, bazen hiçlikten ibaret bir hikâye. Bu hikâyede, bilinmeyen bir el, yolumuzu çizmiştir. Ümit oyalamıştır. Fikir sürüklemiş, tehlike yolumuzu süslemiştir. Aşklarımız ise, bütün bunların üstünde, bütün varlığımıza kanat gererek ve hepsinden daha derin, bütün hayatımız boyunca yaşantımıza değer ve mana vermiştir. Öyle ki, ben şimdi başımı çevirip arkama baktığım zaman, bütün bunlar bir arada ve hepsi birden, bana her halkası ayrı ayrı yaşanmaya değer bir ömrün derin hazzını veriyor. Son hükmüm şudur; Eğer yeniden dünyaya gelseydim, gene kendi hayatımı yaşardım. Şimdi, size anlattığım bu hayat hikâyeme bir isim bulmak lâzım? Buldum: Suyu Arayan Adam. Hikâyem bir yangınla başlamıştı. Ama şimdi serin bir su başındayım. Ağaçların gölgelediği, çiçeklerin açtığı, kuşların ötüştüğü bir su başında. Hatta şimdi bana öyle geliyor ki, bütün ömrüm boyunca aradığım su, belki de buydu.
Hayata Dair
Suyu Arayan AdamŞevket Süreyya Aydemir · Remzi Kitapevi · 20215,1bin okunma
9/10
·245 syf.··
2026 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:13
Bir fani ile Ölüm ün birbirlerine anlattığı hikayeleri anlatan bir dedenin tatlı masalı… Roman içinde masal, masal içinde mesel, hem merak hem keyif hem de mana dolu bir okuma süreci… Kitabın dili sanki çoook eski yıllardan kalan bir hikaye hissi veriyor, ancak öyküler günümüzden sürpirz öğelerle süslenmiş… İhsan Oktay Anar Sözlüğü ile okumak bazı bölümlerde kelime oyunlarını daha iyi anlamamı sağladı, İhsan Oktay Anar severleri onu da tavsiye ederim
Edebiyat
Efrâsiyâb'ın Hikâyeleriİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınevi · 20246,9bin okunma
Reklam
Reklam