5/10
·132 syf.··
2026 233. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 03:19
Büyük oranda nihilizm izlerine rastlansa da bir yüzü realizme dönük, umut vaadeden bir yorum hakim. Şiir ve felsefenin birleştiği hoş ve manidar bir resital. Sorgulama ve düşündürme yönü de kuvvetli.
Şiir
Bir Filozofun DizeleriJean-Marie Guyau · Akademim Yayıncılık · 20239 okunma
Başkasının Bakışından Özgürlüğe
Puan vermedi·280 syf.··
2026 79. kitabı
“Ben, benden başkası değilim, bu doğru.” (s. 251) Kitaba başlarken karşıma çıkacak temel meselenin yalnızca ırkçılık olacağını düşünmüştüm. Kitaba dair inceleme yazma kararını verme sebebim ırkçılık ya da özgürlük meselesi olmadı. Bunlar elbette başka metinlerde de karşımıza çıkan, üzerine çokça düşünülen konular. Bu kitapta benim asıl ilgimi çeken yer, benliğin nerede ve nasıl kurulduğu sorusuna etkili bir örnek sunmasıydı. İnsanın kendisini yalnızca kendi içinden değil dışarıdaki gözün, bakışın ve başkalarının onu görme biçimlerinin içinden de kurması… Frantz Fanon'un bu kitabını okurken en çok bu konuya odaklandığımı fark ettim. Kitap ırkçılığın ne olduğuna dair ayrıntılar sunarken insanın başkasının bakışı altında nasıl değiştiğini de nitelikli bir biçimde gösterebiliyor. İnsan kendini yalnızca kendi gözleriyle görebilir mi yoksa başkalarının ona yönelttiği bakışlar da bu noktada belirleyici mi olur? Fanon'un anlatısına bakınca siyah insan dünyaya yalnızca bir insan olarak çıkamıyor. Daha baştan bir bakışla, bir adlandırmayla, bir yükle karşı karşıya kalıyor. Siyah insan sadece dışarıdan gelen bir ayrımcılıkla karşılaşmıyor. Bundan daha fazlası onun yaşadığı. Henüz kendini kuramamışken başkalarının onun hakkında kurduğu bir imgenin içine doğuyor. Önce kendi olup daha sonra yargılanmıyor. Daha kendisini bile tam olarak tanımamışken başkalarının gözünde belirlenmiş bir kimlikle karşı karşıya kalıyor. Fanon bu noktada Georg Wilhelm Friedrich Hegel’e başvuruyor haliyle: “Öz-bilinç kendinde ve kendi-için olmaktır; bunun içindir ki öz-bilinç ya da kendi-bilincinde-olmak, başka bir öz-bilinç için kendinde ve kendisi için olmak demektir aynı zamanda. Bu da öz-bilincin ancak tanınmak ve bilinmekle gerçekleşebileceği anlamına gelir.” (s. 257) İnsan var olmak isterken hem de birileri tarafından
Felsefe
Siyah Deri Beyaz MaskelerFrantz Fanon · Encore Yayınları · 2016690 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kalk, Çalış, Başarısız Ol!
4/10
·176 syf.··
2026 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:02
Behçet Yalın Özkara, sosyal medyada zaman zaman ilgiyle takip ettiğim isimlerden biri. Kendisini diğer akademisyenlerden ayıran yanı; akademide genellikle sümen altı edilen, başım ağrımasın, kaygısıyla görmezden gelinen ya da konuşulmaktan çekinilen konuları büyük bir açık sözlülükle konuşabilmesi. Yazarın "Kalk Çalış Başarısız Ol!" adlı eseri de tam olarak bu dürüstlüğün bir ürünü. Kitabın ismi bile kendi içinde çok manidar bir gerçekliği barındırıyor: Kalkıyorsun, çabalıyorsun, didiniyorsun ama günün sonunda bir bakıyorsun başarısız olmuşsun. Üstelik bu başarısızlık, her zaman senin bireysel yetersizliğinle ya da tembelliğinle ilgili olmuyor. Özkara, başarı olarak görülen kariyer basamaklarının ve toplumsal konumun, bireyin içine doğduğu ailenin sahip olduğu maddi ve kültürel imkânlarla doğrudan bağlantılı olduğunu savunuyor. Bu yönüyle kitap, bizi modern dünyanın pembe hayal dünyasından çekip sert gerçeklerle yüzleştirmeyi amaçlıyor. Dünyada herkesin hayata aynı çizgide başlamadığını, yüksek gelirli ailelerin çocuklarına sunduğu olanaklarla, alt veya orta gelirli ailelerin çocuklarına sağladığı imkânların uçurumunu fark etmek, sistemin şifresini çözmenin ilk adımı. Yazar burada, günümüzün hayal tacirlerine ve kişisel gelişim dünyasına sert bir eleştiri yöneltiyor. "Kendine güven, yeter ki iste, vazgeçmezsen mutlaka başarırsın" şeklindeki içi boşaltılmış sözlerin gerçek hayattaki karşılığını sorgulatıyor. Ayaklarımızın aynı zemine basmadığı bu dünyada, bize anlatılan o pırıltılı başarı hikâyelerinin arka planını sorgulayabilmek, okur adına son derece kıymetli bir farkındalık yaratıyor. Bununla birlikte, kitapta eleştiriye açık, üzerinde durulması gereken bazı noktalar da mevcut. Başarı ve başarısızlık kavramları doğası gereği göreceli ve zamana göre değişen
1000Kitap
Kalk Çalış Başarısız Ol!Behçet Yalın Özkara · Kronik Kitap · 20241,826 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
Hayatın kadına biçtiği rol çoğu zaman gölgede kalmış bir figüranlıktan öteye geçemiyor ne yazık ki. İnsan kendi hayatının başrolü olması gerekirken, bazen sadece sahneyi tamamlayan bir silüete dönüşebiliyor. Tıpkı bu kitabın isimsiz kahramanı gibi... Onun bir isminin olmayışı o kadar manidar ki; bu hikâyeye sığan, farklı coğrafyalarda yaşayan tüm kadınların ortak sesi o çünkü. Küçücük bir evin içinde çocukların ihtiyaçları, geçim derdi ve sürekli Kanada’ya gitmenin hayalini kuran hayalperest bir koca... Günbegün o rutinin içinde eriyen, kendi sesine ve varlığına dahi yabancılaşan bir kadının hikâyesi bu. Olaylar çok sıradan aslında, tamamen günlük hayata dair. Ama sürekli tüketilen, hep vermek zorunda bırakılan bir kadının iç dünyasındaki o yük çok ağır. Kafasının içindeki sesler o kadar gürültülü ki, okurken oturduğum yerde "yeter artık" diye bağırmak, o uğultuyu susturmak istedim. Bir yerde, “Kader bana her şeyi yapabilir artık,” diyor. Bir kadının tükenmişliği daha nasıl anlatılabilir ki? Kısa ama etkisi çok uzun süren, güçlü bir roman. Yayımlandığında İran’da büyük ses getirmesine ve aldığı ödüllere şaşmamalı. Lale Javanshir çevirisi
Uçup Giden Bir KuşFeriba Vefi · Sel Yayıncılık · 2026231 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
okumayı bitirmenin hemen arkasından sıcak sıcak incelememizi yazalım. Kitaba geçmeden önce şunu sormak istiyorum. Bu kapak rengini ve yazı rengini kim seçti? hadi fosforlu pembe yaptınız bari başlığı siyah yapsaydınız da göz yormasaydı. İsmi kaybolup gidiyor. Söylemesem içimde kalırdı. Biz tabii ki kitabı kapağına göre yargılamıyoruz. Kitap Isaac Asimovun girişiyle başlıyor ve Weinbaum'dan ikinci nova olarak bahsediyor. Yazar yerine onun önsöze başlama sebebi de yazar ilk öyküsü basıldıktan 1.5 yıl sonra vefat etmiş. Bu ilk öyküsü de yine kitabın başlığı ve başlangıç öyküsü olan "bir mars destanı". Kitabın tamamına baktığımızda da toplamda 6 bölüm bulunuyor. Tam olarak birbirinin devamı diyemem ama ortak karakterler farklı bölümlerde çeşitli temalarda işlenmiş, yarı bağlantılı diyelim. İçeriğine çok girmeyeceğim zaten temalar arka kapakta yazıyor. İçlerinden "uyumun doruğu ve eğer dünyaları" bölümleri favorim sanırım. Sadece bir bölüm hangisi olduğunu söylemeyeyim diğerinin farklı ama çok benzer bir versiyonu olduğu için olmasa da olurdu gibi hissettirdi ama zaten akıcı olduğu için o da sorun olmuyor. Bilimkurgu seviyorsanız, vakit geçirmek için kısa hikayeler okuyayım diyorsanız gayet okunabilecek güzel bir kitap. Malesef ömrü adını tüm dünyaya duyurmaya yetmemiş ama öyle olmasaydı kitaplarını severek okurdum diye düşünüyorum. tek bir kitaptan bunu bilmek de zor tabii ki de öyle bir his uyandırdı sadece. Beklediğimden de hızlı bitirdiğimi düşünüyorum ya. Kitabı bitirdikten sonra da öğrendiğime göre Mars'ta bir kratere adı verilmiş. Çok manidar...
İnceleme
Bir Mars DestanıStanley G. Weinbaum · İthaki Yayınları · 2018772 okunma
Gökyüzü gibi bu çocukluk hiç bir yere gitmiyor.
10/10
·272 syf.··
2026 11. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 08:31
''Gökyüzü gibi bu çocukluk hiç bir yere gitmiyor. '' diyor Edip Cansever bu sözünde ne kadar haklı olduğunu kitabı bitirdikten sonra daha iyi anladım. Alex Schulman 'ın üçüncü kitabı benim ondan okuduğum ilk kitap. Kitabı biraz daha manidar olması nedeniyle 17 Haziranda bitirdim. Kitaptaki olaylar Geçmiş ve Şimdiki zaman arasında geçiyor. Vidar Bir tarih öğretmeni ve bir olay sonucu açığa alınıyor. Kitap boyunca vidar ile birlikte 17 haziranın derin karanlık yanlarını bir iğne ile kazarak o gün ne olduğunu sorguluyoruz. Kitap sonunda ise olanları tüm çıplaklığıyla öğreniyoruz. Kitap bittiğinde aklımda Gülseren Budayıcıoğlu 'nun '' Annenin doyuramadığını dünya da doyumaz !'' sözleri geldi.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,171 okunma