MANSUP

Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seni sevmiyor. Sevseydi sen kitap okurken sırtını çevirip uyu­mazdı.
10/10
·479 syf.··
2024 49. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2024 00:47
Bitti. Sanki kitap değil de hayat bitmiş, Çevirdiklerim sayfa değil de hayatın günleriymiş gibi... Gitti. Giderken beni bıraktı geride. En son Martin'in ardından böyle bakakalmıştım. Oysa ne diyordu rahmetli Erdal Tosun, "Vedalaşmak asıl kalana değil, gidene koyar." Öyle olmadı işte. En çok bana koydu bu gidişler. Varlıklarından bi'haber olsam onlarsız yaşamak kolay olurdu ama o yaşamlara şahit olduktan sonra geride kalmak kolay mı? Ben şimdi bu gördüklerimle nasıl yaşayacağım? Nasıl onları tanımamış gibi başımı yastığa koyacağım? Meğer haklıymış, "Ne kadar az bilirsen o kadar iyi uyursun," diyen yazar. Ne kadar az tanırsan o kadar iyi uyuyormuşsun. 1944 yılında Dostoyevski'yi okudum. O gün bugündür huzurum yoktur, der Cemal Süreya. Satırlarını okuduktan sonra şuna emin oldum ki Oğuz Atay da bir Dostoyevski okuru, bir Kafka, bir Shakespeare... Hepsinin ete kemiğe bürünmüş hâli. Boynuz kulağı geçermiş derler ya, belki onlardan da çok "tutunamayan" onlardan daha çok hayatın incittiği, onlardan daha yalnız ve oyun dünyasında bir dosta ihtiyaç duyan... Boşa var olmuş olamaz Olric, öyle değil mi albayım! "Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek," der Shakespeare, unutulsa bir an olsun kafasındaki sesleri susturabilirdi Hikmet Benol: "Kafam cam kırıklanyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun?" Hayat bir oyun mu yoksa gerçeğin ta kendisi mi? Rıfat Ilgaz Hababam Sınıfı için, Ben çöken eğitim sistemini anlattım, hepimiz güldük, der. Yoksa Oğuz Atay da çöken dünyanın içinde sıkışmışlığını, arada kalmışlığını mı veriyordu bize? Arada kalmak! Ne kadar doğru bir tabir değil mi onun için? Doğu ile Batı arasında kalmış bir ülkede, üç katlı evin ara katında, iki kadın ortasında, yaşamla ölüm arasında... Sahi, gecekondu diyordu değil mi o eve?
Edebiyat
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
MANSUP
Her incelemenizi okuduktan sonra geride ayrı bir tat bırakıyor bende hocam, hep ertelediğim bir kitabı daha yakın bir zamanda okumama teşvik ettiğiniz için teşekkür ederim :)
2000'lilere vermekten zevk aldığım cevap
Yaşım otuzu geçti. Bu manasız heveslere oyuncak olmanın hiç bir macera telakki edileceği yaş değildir.
Yasar isimli okura yanıt verildi
MANSUP
Allah koymuştur bir yola 🤗
Pazartesi hapşırmayın, çarşamba doğmayın, öldürdüğünüze dokunmayın!
8/10
·200 syf.··
2024 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 09:41
“Bir korkuya neden sığınır insan, neden onu içinde besler ve büyütür?” Batıl inançlarınız var mı? Çoğumuzun cevabı evet olsa da, “hadi canım, öyle şey olur mu,” diyenlerin sesini de duyar gibiyim. Ama şu bir gerçek ki gün içerisinde batıl olup olmadığına dikkat etmeksizin birçoğunu uygularken buluyoruz kendimizi. “Doğum gününde mum üflemek gibi.” Kimileri evrensel, kimisi tarihimizden, kültürümüzden gelme. Yok etmek, önüne geçmek mümkün değil. Antik Çağ ve sonrasından gelen batıl inanışları duyduğunuzda şu anki inanışların çok daha akla yatkın olduğunu düşüneceksiniz. Zira öyle inanışlar var ki dudak uçuklatacak cinsten. Kadınların gebelikten korunma yöntemi olarak seksten sonra hapşırdıklarını duymuş muydunuz? Bir salgın nedeniyle insanların hapşırırken ya da hapşırdıktan hemen sonra öldüklerini ve onları kutsamak adına hapşırdıktan sonra “çok yaşa” deyişinin türediğini? Ayakkabı altına isim yazmak falan hikaye! Kızların kendilerine aşık olmalarını istedikleri erkeğin ayakkabılarına işediklerini? Düşünsenize “Ya kızlar çok tatlı çocuk değil mi, durun ben şunun ayakkabılarına işeyeyim de bana aşık olsun!” Daha neler neler… Batıl uğruna ölenler mi dersiniz, bakire kanı içenler mi, yeni doğmuş bebekleri kurban edenler mi… Bir korku kültürü bir dini ritüel halini almış, toplum benimseyince de uymayan insanlar yanlışın kendilerinde olduğunu düşünüp benimsemek durumunda kalmışlar. Hatta bunu da kendilerinde mantığa uydurmaya çalışmışlar. “Batıl inanç aptalca, çocukça, ilkel ve irrasyonel bir şeydir. Ama bir tahtaya vurmanın da ne maliyeti var ki?” Anlatılanlar yer yer ürkütücü olsa da yazarın üslubu o kadar eğlenceli ki eserin içinde buluyorsunuz kendinizi. Size hitap edecek bir nokta mutlaka buluyor. Okurken onun da Harry Potter hayranı olduğunu gördüm mesela. Harry Potter ve Azkaban Tutsağı
Araştırma-İnceleme
Orta Çağ Avrupa’sında Batıl İnançlarGülnur Özer · Selenge Yayınları · 202342 okunma
MANSUP
Az önce bir bekar arkadaşımla incelemenizi okuduk, uyarınızı dikkate almayı pek düşünmüyor :)