sizin ben soyunuzu ya…
“Ne yapacağız? Bu canavara boyun mu eğeceğiz? Yoksa direnip savaşacak mıyız?” “Eh, ben savaşmayacağım!” diye bağırdı biri. “Bu aç yaratığa kızlarımızdan birini kurban mı edeceğiz? Onu kayaya zincirleyip dehşet içinde ölmesi için terk mi edeceğiz?” “Evet!” diye bağırdı bir kaç kişi. “Bizler, Aden’in iyi insanları, o canavarı beslemek için masum bir çocuğun ölmesine göz yumacak kadar korkak mıyız?” “Eeeveeet!” diye kükredi herkes, bir ağızdan.
Alıntı
"Masum bir çiçek gibi görün ama dibinde yatan yılan ol."
Sayfa 115·Kitabı okuyor
1000Kitap
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çocuğum bu gece mektepte. Onun şimdi temiz bir mektebin, temiz bir yatağında masum çocuklar, merhametli muallimeler arasında yattığını düşündükçe başıma bir taç giyerek bir hükümdar tahtına oturmuşum gibi seviniyor, gurulanıyor, bayram ediyorum. Zehra kurtuldu.
Sayfa 114·Kitabı okudu
Alıntı
Yurdu olmayanın dünyadır yurdu, bağları olmayan bağlıdır yaşamın tümüne, günahsız olan ise sahibidir sonsuz barışın. Hiçbir arzum yok, yeryüzünde masum kalmak dışında.
Yenikler her zaman kendilerini masum kurbanlar olarak göstermek eğilimindedirler.
"Dans Eden Adamlar" Öyküsü Arthur Conan Doyle'un kaleme aldığı "Dans Eden Adamlar" (The Adventure of the Dancing Men), Sherlock Holmes serisinin en başarılı ve en çok hatırlanan öykülerinden biridir. Bunun en önemli nedeni, olay örgüsünün yalnızca bir cinayet veya hırsızlık vakasına dayanmaması, aynı zamanda çözümü tamamen zekâ, gözlem ve şifre bilimine bağlı olan bir gizemi işlemesidir. Doyle, bu öyküde okuyucuyu sıradan görünen çizimlerin ardındaki büyük sırrı keşfetmeye davet eder. İlk bakışta çocukların yaptığı masum karalamalara benzeyen dans eden adam figürleri, aslında insanların hayatını değiştirecek kadar önemli mesajlar taşımaktadır. Bu yönüyle eser, polisiye edebiyatının en yaratıcı örneklerinden biri kabul edilir. Öykü, Norfolk'ta yaşayan saygın toprak sahibi Hilton Cubitt'in Baker Sokağı'na gelerek Sherlock Holmes'tan yardım istemesiyle başlar. Cubitt, mutlu bir evlilik sürdürdüğü eşi Elsie Cubitt'in son zamanlarda büyük bir korku içinde yaşadığını anlatır. Evliliklerinden önce Elsie, geçmişi hakkında konuşmak istemediğini, sadece eski hayatının tamamen geride kaldığını söylemiş ve eşinden bunu sorgulamamasını rica etmiştir. Hilton Cubitt de eşine duyduğu güven nedeniyle bu isteğe saygı göstermiştir. Ancak bir süre sonra evlerinin duvarlarında, bahçe kapısında ve pencerelerinde garip dans eden adam çizimleri görülmeye başlanır. Bu çizimler Hilton için anlamsız olsa da Elsie onları gördüğü anda büyük bir korkuya kapılır, rengi solar ve konuşamaz hâle gelir. Buna rağmen bu sembollerin anlamını açıklamayı reddeder. Bu durum Hilton Cubitt'in endişelenmesine neden olur ve çareyi Sherlock Holmes'a başvurmakta bulur. Holmes, çizimlere ilk baktığı andan itibaren bunların rastgele yapılmış resimler olmadığını anlar. Ona göre aynı figürlerin belirli aralıklarla
Alıntı