Sürekli “mat etme” veya haklı haksız üste çıkma arzusunu taşıyan kimse bir zaman sonra bunun kendisine ne kadar zarar vereceğini, çevresindekileri kaybettiğinde fark eder.
Sakın ha!
Senin kafanda, kalkanda, kavganda çatlayan tek cam,
karanlığa gömülen tek şehir,
ağlarken susan tek çocuk,
yarım kalan tek sözcük,
uyuyan tek nöbetçi,
kurşunu biten tek savaşçı,
mat edilebilecek tek satranççı olmasın!
Ayrılırsak bir daha tanışamayacağız asla.
Ayrılık, yabancılaşmanın mat rengidir;
zevksiz bir gökkuşağını beline dolayıp sokağa çıkmış kaşarlanmış bir orospu gibidir...
Ayrılırsak bir daha tanışamayacağız asla.
"Nasılsınız..." diye ince bir tülle örteceğiz camlarımızı.
Gazete kâğıtlarıyla kaplayacağız ellerimizi.
Eskiyeceğiz sevgilim.
Ekşiyeceğiz!
Albinoni’nin Adagio’sunu dinleyeceğiz
farklı farklı yatak odalarında,
farklı, farklı hazlarda.
Felsefe - ki tek bildiği, hakikati, tekte değil, çokta; ve nihayet hakta değil, bâtılda aramanın sanatıdır ve ancak sistemler arası birbirinin yanlışını bulmaktan başka ulaşabileceği hiçbir menzil yoktur- binlerce yıl zavallı aklı yora yora nihayet yirminci asrın filozofu (Bergson)da kendi kendisini dize getirmiş ve büyük imana yol vermiş gibidir:
*-- Akıl değil, onun üstünde bir şey, seziş...»
Bu filozof, aklı akılla mat ettiğini ileri sürüp yine akla
bir pay çıkarmak isteyenlere şöyle der:
*- Demek ki, aklın son merhalesi, kendi kendisini inkâr etmek demekmiş.»
Evrenin yetkin uru dünya.
Boşluktaki büyük küresel yaraya göre, kişinin iyileştirilemeyecek bir yarası olamaz gibi görünüyor bana. Onun için varoluş tarihindeki acılar insanın kendini, öznelliğini aşması için nesnel bir destek. Bu dışı derinden tanıma ile gerçekleşecek kurtuluş içselliğimizi de derinleştirirken, bize özgürlük ve erinç duyumunu sunuyor. Artık, çirkef ilişkilerden, utku ve yenilgi ikileminden, her hamlede mat hevesinden, ele geçirme savaşımından vazgeçmek gerekir. Vazgeçilmiyorsa, geçilemiyorsa Üzünç Teyze gelir hep oturur içimizde. Şen ve özgür hayaletler olalım!
gülmeyin bize gülmeyin yaşamak ne ki
satranç oyunu mu köşe kapmaca mı her neyse
her neyse hele bir size gelsin sıra bir kör olun
hani ya yok mu bir mat olsun şahlar