Giriş Yap
Bütün kocaların itaat ettikleri yazısız kanuna inat, evlendikten sonra bile romantik ve karısına âşık olmaktan utanmayacak kadar cesurdu. Ya da öyle görünüyordu. "Çünkü karısının gözleri parlıyor ve ancak mutlu kadınların gözbebekleri parlar!"
Kumral Ada Mavi Tuna, Buket UzunerSayfa 83 - EVEREST YAYINLARI
Reklam
Monna Rosa, siyah güller, ak güller; Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak. Kanadı kırık kuş merhamet ister; Ah, senin yüzünden kana batacak, Monna Rosa, siyah güller, ak güller! Ulur aya karşı kirli çakallar, Bakar ürkek ürkek tavşanlar dağa. Monna Rosa, bugün bende bir hal var, Yağmur iğri iğri düşer toprağa, Ulur aya karşı kirli çakallar. Zeytin ağacının karanlığıdır Elindeki elma ile başlayan... Bir yakut yüzükte aydınlanan sır, Sıcak ve minnacık yüzündeki kan, Zeytin ağacının karanlığıdır. Zambaklar en ıssız yerlerde açar, Ve vardır her vahşi çiçekte gurur. Bir mumun ardında bekleyen rüzgar, Işıksız ruhumu sallar da durur, Zambaklar en ıssız yerlerde açar. Ellerin, ellerin ve parmakların Bir nar çiçeğini eziyor gibi.. Ellerinden belli olur bir kadın. Denizin dibinde geziyor gibi Ellerin, ellerin ve parmakların. Açma pencereni, perdeleri çek: Monna Rosa, seni görmemeliyim. Bir bakışın ölmem için yetecek; Anla Monna Rosa, ben öteliyim... Açma pencereni, perdeleri çek. Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna; Saat on ikidir, söndü lambalar. Uyu da turnalar gelsin rüyana, Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar; Zaman çabuk çabuk geçiyor Monna. Akşamları gelir incir kuşları, Konarlar bahçemin incirlerine; Kiminin rengi ak, kiminin sarı. Ah, beni vursalar bir kuş yerine! Akşamları gelir incir kuşları... Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni İncir kuşlarının bakışlarında. Hayatla doldurur bu boş yelkeni O masum bakışlar... Su kenarında Ki ben, Monna Rosa, bulurum seni. Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa: Henüz dinlemedin benden türküler. Benim aşkım uymaz öyle her saza, En güzel şarkıyı bir kurşun söyler... Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa. Yağmurlardan sonra büyürmüş başak, Meyvalar sabırla olgunlaşırmış. Bir gün gözlerimin ta içine bak: Anlarsın ölüler niçin yaşarmış, Yağmurlardan sonra büyürmüş başak. Artık inan bana muhacir kızı, Dinle ve kabul et itirafımı. Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı Alev alev sardı her tarafımı, Artık inan bana muhacir kızı. Altın bilezikler, o korkulu ten, Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne; Bir tüy ki, can verir bir gülümsesen, Bir tüy ki, kapalı geceye, güne; Altın bilezikler, o korkulu ten! Monna Rosa, siyah güller, ak güller, Gülce'nin gülleri ve beyaz yatak. Kanadı kırık kuş merhamet ister; Ah, senin yüzünden kana batacak, Monna Rosa, siyah güller, ak güller! 1952, İlkbahar.
Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. bu kadar mavi Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar geniş olduğuna şaşırarak kımıldanmadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben Bahtiyarım...
332 syf.
·
9/10 puan
Burası bir Ev. Yani adına öyle diyorlar. Hastalar kendini evinde hissedip, benimsesinler diye. Ama aslında burası bir akıl hastanesi. İçinde delilerin mi yoksa fazlasıyla akıllı olanların mı olduğu belli olmayan bir hastane. Tıpkı diğer akıl hastaneleri gibi.. Zaten Esin de tıpkı diğer hastalar gibi deli olmadığını biliyor ama neden onu orda tuttuklarını bir türlü anlayamıyor.. Bir kaç havalandırma dışında gün yüzünü bile göremiyor. Aynaya bakmayalı ne kadar olmuş bilmiyor çünkü yüzünü bile hatırlamıyor. Hatırladıkları şeyler basit. Ev’ deki ablalar, abiler, doktorlar ve diğer misafirler.. Gerisi hep aynı şeyler.. Rengarenk haplar, mavi oda daha da kötüsü diğer kimsenin giremediği koğuşlar. Esin oraya nasıl girdiğini sorguluyor sürekli. Dışarda en son ne olmuştu diye oturup düşünüyor. Hatırladığı şeyler bir yerden sonra kopuyor.. Bildiği tek bir şey var.. O deli değil.. Deliliğin tanımını da düşünüyor uzun uzun ama yine cevap bulamıyor Ev de oluşuna.. • Yazarın kalemiyle ilk tanışmam. Çok beğendiğimi söylemeliyim. Etkileyici, akıcı, sade bir dili var ve anlatımı çok güçlü. Kesinlikle okuyun, keyifli okumalar
Misafir
8.3/10 · 1.093 okunma
Reklam
-acizlik özlemi
biz onunla öyle sabaha kadar bağlandık, sonra günlerimiz birbirimizle geçmeye başladı, ben o olmadan bir yaşam düşünememeye başladım, bir gece akıl almaz bir şekilde seviştik yarın yokmuş gibi, "chanyeol," dedim, "ağrılarımı çalıyorsun." o aklıma zarar mavi gözleriyle gözlerime baktı, "baekhyun," dedi, "ağrıların benim müziğimdir, sen söz yazmasan da onlara, onlar anlatıyorlar kendilerini. ağrılarına, senin bir parçan olduğu için âşığım ve seni kendime katmak üzere ağrılarını çalıyor, içimde saklıyorum. içimde bir plak dönüyor, adı bu aptal yüreğimin biricik ağrısı, adı byun baekhyun."
Reklam
2
1000
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48