Big-bang
Puan vermedi·167 syf.··
2026 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Kitap içeriği ve adının uyumlu olduğu ender kitaplardan biri. Beatrice, bir böcek bilimci profesörün kızıdır. Profesör, Mısır'a bir seminer için gitmiştir. Orada ilgi alanı olan bok böceklerini anlatmak için bir seminer verecektir. Seminerden önce başka bir anlatıcının bok böceği baklalarından bahsetmesi onun dikkatini çeker. Bok böceği baklaları, Mısır'da kullanılan, cinsel gücü artırmak ve erkek dölüt oluşmasını sağlamak için kullanılan uyarıcı bir maddedir. Seminerden sonra Kahire sokaklarında dolaşırken birinin ona yaklaşıp "Bok böceği baklası ister misin?" diye sorması üzerine bu baklalardan alıp oteline geri döner. Otel odasına onunla konuşmak için gelen genç gazeteci Clarence ile tanışır. Clarence ile sohbet tadında bir röportaj yaparlar. Clarence ile sohbeti ilerletirler ve sonunda beraber yaşamaya karar verirler. Clarence da bir haber için gittiği Mısır'da bok böceği baklalarını keşfeder. Doğudaki soyun erkek çocuktan ilerleme anlayışından dolayı bok böceği baklalarının çılgın bir şekilde kullanıldığını görür. Yapılan son nüfus sayımında, yeni doğan erkek sayısının yeni doğan kız sayısına oranının ciddi bir şekilde fazla olduğunu tespit etmesi üzerine konu hakkında derin bir araştırmaya girişir. Daha fazla spoiler vermeden burada bitireyim... ​Bir çocuğun doğumu, özellikle de ilk çocuğun doğumu bir aile için milattır. Bütün düzen yıkılır, yerine yeni bir düzen kurulur. Düzeni yıkan ise 3-5 kiloluk, ağlamaktan başka bir şey bilmeyen bir et yığınıdır. Evin ortasına düşer ve atom bombası etkisi yapar. Büyük bir yıkım gerçekleşir. Her taraf toz duman olur. Tam bir Bing Bang ve yaratılış hikayesi. Herkes onun etrafında döner. O ise çığlıklarıyla etrafındaki toz yığınlarını bir hava bükücü misali dağıtmaya başlar. Salgıladığı kokuyla herkesi kendisine bağımlı bir
Edebiyat
Beatrice'ten Sonra Birinci YüzyılAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,059 okunma
8/10
·344 syf.··
2026 16. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2026 16:05
İnsan yaşamını başladığı andan itibaren kültürle, insanlarla, toplum içerisinde insanlara düşen rollerle, normlarla, normallerle etkileşim içerisinde bir yol yürür. Çoğu zaman fark etmez de tüm bu etrafında olup biten her şeyin onun kişiliğini karakterini ne kadar etkileyeceğini, aldığı kararlara nasıl dokunuşlar katacağını, bugün oluşturduğu kişilik anlayışıyla yaşamda varım dediği noktada aslında ne olduğunu. Benzetme yapmak isterim. Bir hamur düşünmek lazım; içerisine çeşitli baharatlar, çeşitli Mayalar, farklı oranlarda farklı şekillerde malzemeler konularak hazırlandığında her biri bambaşka bir ürüne dönüşecektir. İnsanlarda da böyle. Ekmek yapacaksak, herkes tarafından benimsenen değer görmüş bir ekmek tarifi o toplum için oldukça kabul görecektir. Bu ekmek için de standart bir kültür robot ekmeği demek yanlış olmaz sanırım. Bu belki ekmeğe dışardan bakan biri için, ekmeği yüzeysel olarak algılayan biri için oldukça geçerli ve ‘istenilen’ görünür. Oysa ekmeğin bize haz verebilmesi için, o ekmeği tüketmekten keyif duymak için, öncelikle onu bilmek lazım. İçindekileri iyi ayırt etmek lazım, iyi anlamlandırmak lazım. İçine neleri koyduğunda bir insan için daha istendik ve doyum sağlayıcı bir ekmeğe dönüşecek o noktada da kişilere çok önemli farkındalıklar düşüyor. Belki birazcık dağınık şekilde anlattım. Konu insan olunca Metaforlar kullanmak tatmin edici görünse de yine de sığ kalıyor. Ama sanırım ben bu kitaptan almam gereken, kendime çıkarmam gereken önemli mesajı aldım. Hayatta sadece kendimi değiştirebileceğimi, kendi algımı değiştirebileceğimi, kendi düşünme biçimimi değiştirebileceğimi ve sonuç olarak da kendi hayatımı değiştirebileceğimi biliyor olmama rağmen etrafta olan biten durumlar, kişiler ve olaylara fazlaca sorumluluk verdiğimi ve aslında bunların
Gerçek ÖzgürlükDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20216,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·460 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 22:08
Merhaba arkadaşlar. Herkese iyi akşamlar ve iyi geceler. Lovegrove okumaya yeniden başladık ve yeniden sonlandıracağız. 2 kitabını okuyup seriyi tamamlayacağız. Ben öncelikle Aztekler hakkında biraz bilgi verip kitap ile uyumunu yakalayarak konuyu açıklamaya çalışacağım. Çünkü ilginç, merak uyandırıcı, ülkemizde fazla tercih edilmeyen ve pahalı bir eser. Başlayalım. Kitapta Londra’da maskeli bir adamın Azteklere ve onların yaptıklarına konuk olsak da –bu tarz eserler özellikle İlluminati için mevcuttur- benzer bir kurgu var ama bizler önce Aztekler’i biraz tanıyalım istiyorum. Daha sonra dönüp baktığımda hatırlamama yardımcı olacağına da eminim. Aztekler, oldukça zengin bir kültürel değere sahip, günümüzde de kendilerine hayranlıkla bakılan, ancak tarihteki her uygarlık gibi büyük bir gelişmişlik sonrası çöken, dünyanın en büyük piramidine de sahip olan uygarlıktır. Aynı zamanda kendi inançları, takvimi ve alfabeleri olması, milyonluk nüfuslarıyla da kalabalık bir uygarlıktır. Günümüze ulaşan 500 civarında el yazmaları vardır. Savaşları, keşfedilmeleri ve yok edilmeleri başka bir eserin konusu. Yeniden kitaba döndüğümüzde açıkçası bu tarz kitapların havasını çok sevdiğimi belirtmeliyim. Ritüeller (oh be sonunda, yazının başından beri bu terimin adını düşünüyordum) ve kurban seremonileri konulu kitaplar ve hatta filmler hep ilgimi çekmiştir. Kitabın da bir kurban töreniyle başlaması beni heyecanlandıran kısımlardan oldu diyebilirim. Rahiplerin elinden ölmenin büyüsü, Tanrıların kurbanları çok sevdikleri, özellikle gençlerin kurban olarak kanının akıtılması ve ondan sonra gelecek mutluluk kısımları. Bunun eski bir kadim uygarlık olan Aztekler’e bağlanması ise tamamen ilgi çekicilik. Veya belki de vardır, nereden bilelim o yıllarda yaşamıyorduk ki sonuçta. Ancak
Aztek ÇağıJames Lovegrove · Kassandra · 201311 okunma
2/10
·144 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 22:54
Dikkatimi çeken nadir konulardan biri kayıp Mu kıtası oldu. Atatürk'ün bu kıtayla fazla ilgilenmesi ve hakkındaki görüşleri ilginçti. Onun dışında Mayaların takvim konusu baya karışıktı. Gerisi zaten bilindik şeyler...
Tarih
MayalarTuran Tektaş · Parola Yayınları · 202016 okunma
Cephelerde Savaşlarla Büyüyen Bir Kuşağın Romanı: Kırmızı Buğday
10/10
·496 syf.·
2026 2. kitabı
Kurtuluş savaşımızı iliklerime kadar hissettiğim bir başyapıt ! Balkan harbiyle sarsılan ve 1. Dünya harbiyle son raddesine kadar yoksullaşan bir halkın işçi, emekçi, köylü halkın elindeki kıt imkanlarla verdiği bir ölüm kalım savaşının edebi bir destanı. Tütün tarlalarında en güç koşullarda çalıştırılıp, sonra tütün içmeye parası olmayan o goca yürekli kahramanların bu toprağa sızan alın teri, kanı, kemikleri, havaya uçuşan parçalarıyla bir kurtuluş destanının görkemli bir anlatısı. Militarist ve şövenist olmayan ve daha eşitlikçi ve daha insani bir bakış açısıyla yazılan metinde Sartre’ın “savaşı zenginler çıkarır, yoksullar ölürler,” deyişinin bir yankısını da buluyoruz. Bu da romanı daha katmanlı ve daha güçlü kılıyor. Ahmet Büke kurgusal bir metin değil, kendinden önceki kuşağın tarihsel hafızasını kalemiyle ve okuduklarıyla harmanlayarak karşımıza kandan, baruttan, yoksulluktan, yurt sevgisinden ve ihanetten canlı bir tablo çıkarmış. Bir taraftan ağalar, beyler, paşalar yoluyla mülksüzleştirilmiş, cahil bırakılmış insanların bir manzarasını, Ege topraklarının küçük bir kesitini ve emek sömürüsünün mikro tarihini tüm çarpıcılığıyla karakterler üzerinden yumruklarımız sıkılı okurken, bir taraftan o mülksüzleştirilen yoksul halkın cumhuriyete giden yolda masallarla, mitolojilerle ve zulme karşı direniş hafızasıyla hayata tutunuş hikayelerine tanık oluyoruz. Yalın ayak cephelere sürülen Ahmet’in ve Mehmet’in kanı üzerinde tepinip kendi ticari çıkarları için İngiliz, Fransız, Yunan işgalciler ile işbirliği içinde olan haysiyet yoksunu mütegallibelerin, Kurtuluş savaşında dahi sonucu kollayan ve ona göre hareket eden onursuzların varlığıyla tiksiniyoruz! Yaşar Kemal’in İnce Memed’de bize karakterler üzerinden anlatmaya çalıştığı fakat sonra sistemin içine bir
Edebiyat
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025693 okunma
10/10
·122 syf.··
2025 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 13:35
Dört Anlaşma”, insan zihninin nasıl bir sis perdesiyle yaşadığını ve bu sisin nasıl sessizce bir hapishaneye dönüştüğünü gösteren sade ama çarpıcı bir eser. Yazarın anlattığı şeyler aslında hep bildiğimiz ama farkında olmadığımız basit gerçekler: Kendi içimizdeki sesle nasıl konuştuğumuz, dünyayı nasıl algıladığımız ve başkalarının gözünden kendimizi nasıl yarattığımız. Kitap, toltek öğretilerini ele alan dört temel anlaşma üzerinden ilerliyor. Sözcüklerin gücü, kişisel algılama, varsayımda bulunma, yapabilidiğinin en iyisini yapmak. Bu dört anlaşma bizim yetiştirilme sürecimizde toplum tarafından bizi ehlileştiren, zihinimizi ve algılarımızı şekillendiren anlaşmalardır. Kitap bu bilinç anlaşmalarını bozarak yeni anlaşmalar yaparak Toltek tabiri ile Yeni Rüya / dünyada cennet yaşamayı vaar ediyor. Bence fazlasıyla etkili şekilde yaşamınızı değiştirecek bilgiler yer alıyor. Ezoterik öğretiler alanında Toltek'lerin önemi büyük. Toltekleri antropologlar bir ırk olarak tanımlıyor. Birçok kadim öğretici Toltek'lerin yetiştirdiği düşünülüyor. Tarihte Mayalar gibi uygarlıklarında Toltek'lerin yetişirdiği düşünülüyor. Öyle ki toltekler'in yaşadığı Meksika bölgesi 'İnsanın tanrı olduğu' yer olarak biliniyor. Kitabın sadeliği bazı okurlara yüzeysel gelebilir ama özünde taşınan şey, farkındalık. Bu dört anlaşmayı uygulamak, insanın kendine karşı daha şefkatli ve daha bilinçli bir yaşam sürmesine kapı açıyor. Hem içsel huzur hem de ilişkilerde berraklık sağlayan bir rehber niteliğinde. Beni en çok düşündüren ise Sevgi bilinci kısmı oldu. Sevgiyi bir yaşam biçimi yaptığınızda yaşam çok kolaylaşır, dünyada cennetin varolduğunun gerçekliğini bilirsiniz diyor yazar. Yine kitaptan sevgi bilinci bölümünden bir kesitle bitirmek istiyorum. ' Sevgiyle yaşadığınızda zihninizdeki sis yok
Dört AnlaşmaDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 202316,3bin okunma