Mücahit Enes Coşkun

Mücahit Enes Coşkun
@me_coskun
Türkçe Öğretmeni
Karadeniz Teknik Üniversitesi
İstanbul
38 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·376 syf.··
2024 12. kitabı
Pompei'nin Son Günleri, İngiliz yazar ve politikacı Edward Bulwer Lytton tarafından kaleme alınmış. Daha evvel 1934 yılı basımı Hilmi Kitabevi baskısını okumuştum. Hakikaten bu eski baskısı, görselleri ve konusu ile beni büyülemişti. Neden bu kitapları yeniden basmazlar ki diye düşünürken Dorlion yayınlarından çıktığını gördüm. Okumak isteyenler baskısı tükenmeden buradan edinebilir. Konu olarak bahsetmek gerekirse; Vezüv yanardağının gölgesinde yaşayan Pompei halkının zevküsefa içerisinde geçen bohem hayatı, Hristiyanlığın yeni yeni ortaya çıktığı dönemi mitoloji ve tanrılar ekseninde işleyen tarihi bir roman. Dili sürükleyici ve dönemi oldukça iyi yansıtmış. Okurken kendinizi Pompeinin sokaklarında yürürken buluyor, Vezüvün o tehditkar sıcaklığını yüzünüzde hissediyorsunuz. Roma, Yunan ve Mısır mitolojisi de işin içerisine girince insan daha okumadan heyecana kapılıyor.
Edebiyat
Pompei'nin Son GünleriEdward Bulwer-Lytton · Dorlion Yayınları · 202463 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aslan Asker Şvayk
9/10
·880 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
Aslan Asker Şvayk, Çek mizah ve taşlama yazarı Jaroslav Hasek tarafından yazılan I. Dünya Savaşı konulu bir eserdir. Yazar bu eserinde; Şvayk karakteri üzerinden savaşın anlamsızlığını, sonu gelmez kuruntuları, kibirleri ve şahsi emelleri uğruna kralların ve avanelerinin içerisine düştüğü acınası durumu trajikomik bir biçimde aktarır. Konu itibariyle, Prag'da köpek satıcılığı yapan Şvayk'ın silah altına alınması ve cephede başından geçen absürt olaylar ele alınır. Şvayk, biraz yarım akıllı ve saf bir kişiliğe sahiptir. Anlattığı hikayelerle ve yaptıkları ile komutanları çileden çıkarır. Kitap okurken istemsiz güldüğüm yerler oldu Hacimli bir kitap olduğu için yer yer okumakta zorlandım fakat yine de farklı, güzel bir okuma oldu benim için. Ne yazık ki sonunda Şvayk'a ne olduğunu öğrenemiyorsunuz. Yazar 6 cilt olarak düşündüğü kitabı ancak 4. cilt yazabiliyor. 1923'te hayatını kaybediyor. Yazarın şvayk'a dair düşlerini tamamlamak da biz okuyuculara düşüyor. Kitabın sonunda çevirmenin de ifade ettiği gibi günümüzde de hala Şvayklar yaşamıyor mu? Kanla, zulümle beslenen zalimler bu dünya üzerinde nefes aldığı müddetçe masum hayatlar kitapların sonu gibi hep yarım kalacak anlaşılan...
Hayata Dair
Aslan Asker ŞvaykJaroslav Hasek · Can Yayınları · 2020954 okunma
Sanat
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
Bugün Çağdaş Sanatın Sahtekar yüzünü gösteren bir kitaba başladım. Esas sanata değil çağdaş olan sanata bakış açımı daha da perçinlediğini söyleyebilirim. Avelina Lesper, Meksikalı sanat eleştirmeni bir yazar. Kitap hem başlığı hem de kapak tasarımıyla bir hayli ilgimi çekmişti. Okuduklarımdan hareketle hem onun fikrini hem de kendi fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Özetle Avelina, çağdaş sanatın kuyruklu bir yalandan ibaret olduğunu savunur. Çünkü estetik kaygılar söz konusu değildir. Çağdaş olanın gerçek sanatı ve sanatçıyı unutturmaya çalıştığından yakınır. Müzelere dair şunları söyler: "Müzelerin içindeki her şeyin sanat olduğu varsayılır ve bu durum çağdaş sanat eserlerinin lehine çalışır." Eser müzedeyse bir değeri vardır. Eser sansasyonel bir sanat değeri taşımıyorsa müzede ne işi olur ki? Avelina, sıradan bir objeyi sanat harikası bir esere dönüştüren şeyin müzenin kendisi olduğunu söyler. Sergi yöneticileri olan küratörler bunu fırsata çevirmekte oldukça mahirdir. Basit bir obje, ses ve ışıkla birlikte çağdaş bir sanat eserine(!) dönüşür. Bir ağaç dalını koparıp müzenin bir duvarına yaslamak, biraz ışıkla bunu süslemek ve bir abra kadabra ile onu ön plana çıkarmak ağaç dalını sanat eserine mi yapar? Yani sözüm ona çağdaş sanatçılar müze sınırları dışına çıktıklarında (yarattıklarını sandıkları!) eserleri ile başbaşa kalırlar. Avelina, "herkes sanatçı olamaz" savını destekler ve ekler: "Sanat tarihinde hiçbir dönemde bu kadar fazla sanatçı var olmamıştır." Bu sadece sanatla ilgili değil hayatın pek çok alanında vardır. Eskiden birkaç önemli fotoğrafçı varken şimdi elinde kamerası olan herkes fotoğrafçı addediyor kendini. Öte yandan eline kalemi alan herkes şairlik, yazarlık ahkamı kesiyor. (Şiir yazmak başka, kendini şair olarak görmek çok başka) Tarihin
Sanat
Çağdaş Sanatın SahtekârlığıAvelina Lésper · Tellekt · 2022230 okunma
Seyahat
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2023 51. kitabı
Son zamanlarda okuduğun en ilginç kitaplardan birisi oldu Bir Sahte Dervişin Orta Asya Gezisi. Macar bir yahudi olan Vanbery'in sıra dışı bir kişiliği vardı. Türkçe dahil 12 yabancı dili konuşabilmekteydi. 1857 yılında İstanbul'a geldi ve kısa sürede bir paşa konağında mürebbilik yapacak kadar adını duyurmuştu. II. Abdülhamid ile de tanışmış ve onun güvenini kazanmıştı. İstanbul'da geçen 4 senenin sonunda hayallerini süsleyen Orta Asya'ya doğru bir seyahate çıkmaya karar verdi. 1863 yılında, elinde bir Osmanlı pasaportu ile Tahran'dan başlayarak Çarlık Rusya'sının işgalinden evvelki Batı Türkistan'a doğru zorlu ve çetin geçecek seyahatine başladı. O dönem Hive, Buhara ve Semerkant hanlıklarını dolaşıp sağ salim tekrar ülkesine dönmeyi başardı. Bu gezisi İstanbul'lu Müslüman bir derviş kılığında yaptı. (çünkü asıl kimliği ile o dönemde o topraklarda dolaşması mümkün değildi. Kitabı okuyunca siz de farkedeceksiniz ki şaşırtıcı şekilde kendini herkese bir derviş olarak kabul ettirmeyi başarıyor.) Bugün araştırmacılar onun bir İngiliz ajanı olduğunu söylemektedir. Bu ne kadar doğrudur bilemiyorum. Ajan veya değil ben okunmaya değer bir kitap olduğu kanaatindeyim. O dönem varlığını sürdüren hanlıklar hakkında detaylı ve bir o kadar ilginç bilgiler veriyor. Meraklısına kesinlikle öneririm. İstanbul'un insanı kendine aşık eden o muhteşem endamı ile karşı karşıya kaldığı ilk anı şöyle anlatıyor: "Son derece zevkli birkaç günlük deniz yolculuğu sonunda, hayranlıktan kocaman açılmış gözlerimin önünde, büyülü güzelliği, insana şaşkınlık veren güzelliği ile Boğaziçi uzanıverdi."
1000k
Bir Sahte Dervişin Orta Asya GezisiArminius Vambery · Kitabevi Yayınları · 2009230 okunma
Yılanların Öcü
10/10
·297 syf.··
Beğendi
·
2023 37. kitabı
Yılanların Öcü, Fakir Baykurt'un en çok bilinen ve en çok ses getiren eserlerinden birisidir. Baştan sona konusuyla, diliyle, karakterleriyle buram buram bir köy romanıdır. Bu roman, müellifin başına dert olmuştur. Aynı zamanda bir öğretmen olan Fakir Baykurt görevden uzaklaştırılır ve hakkında soruşturma açılır. Ayrıca kitap sansüre uğrar. Baykurt, hakkında ortaya atılan iddialara karşı ön söz mahiyetinde bir yazı kaleme alır. Suçlamalar ise kitabın müstehcenlik içermesi, toplumsal ve siyasal aksaklıkların karakterler üzerinden iğneleyici bir biçimde verilmesi gösterilebilir. Doğru veya yanlış, iyi ya da kötü ne olursa olsun okumak en güzel yol olsa gerek. Yazmak nasıl ki fikirlere hürriyet tanımaksa okumak da bu özgür düşüncelere kapı aralamaktır. Cemil Meriç'in de dediği gibi "Okumak, içimizdeki meçhul alemin kapılarını açan bir anahtar."
Edebiyat & Roman
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Remzi Kitabevi · 19797,3bin okunma