Gemina. Hemen bitireceğimi düşündüğüm ama birtakım nedenlerden dolayı okuma süresini uzattığım mükemmel kitap.
Gemina, Illuminae Dosyaları serisinin ikinci kitabı. Bu defa olaylar BeiTech’in hedef aldığı Heimdall Uzay İstasyonu’nda, yeni karakterlerimiz olan Nik ve Hanna’nın etrafında dönüyor. Kitap hakkında spoilersiz görüşlerim şu şekilde: Gemina’yı ilk kitaba göre daha fazla sevdim. Her geçen sayfada heyecandan duruşumu dikleştirip, bazen de durup olan biteni doğru mu anladım diye bir cümleyi tekrar tekrar okudum. BT’nin özel timi, Ella, lanimalar, Hanna’nın çizimleri, Nik’in dövmeleri… Hepsi o kadar güzeldi ki… Bu kitap da Illuminae gibi resimler, çizimler, fotoğraflar, mesajlar ve maillerden oluşuyor ama ben nedense görsellik açısından da Gemina’yı daha çok beğendim. Sanırım Hanna’nın çizimlerinin buna büyük katkısı var. Karakter açısından çeşitlilik ve renklilik bol ve Kady’yle Ezra’ya kıyasla, Nik ve Hanna’nın duyguları daha derin yansıtılmış diye düşünüyorum. Ayrıca ikisinin ilişkisini (Hanna’nın ilk başlarda Nik’e davranış biçimini saymazsak) tatlı, samimi ve içten buldum. Olaylar, mesajlaşmalar ve konuşmalar çok akıcı ve kendinizi sonrasını merak etmekten alıkoyamıyorsunuz. Illuminae’yi okuyup beğendiyseniz bu kitabı çok daha fazla seveceğinizden eminim.
*BU KISIM ALINTI VE SPOILER İÇERİR.*
Serinin 2. kitabı ve karakterleri bende daha ağır bir etki bıraktığı için, birkaç karaktere de değinmek istiyorum.
Hanna şımarık bir kız olarak yansıtılsa da açıkçası ben ona Nik’le ilişkisi dışında pek de şımarık demezdim. Kitapta da birçok şeyde başarılı olduğunu, ortaya ciddi miktarda emek ve çaba koyduğunu görüyoruz. Akıllıca ve yılmadan hareket ediyor. Duygularını bir şekilde yansıtmayı biliyor ama mantığının önüne geçmesine izin vermiyor. Şu alıntıdaki