Meçhul okur, sorarım sana: İnsan uyurken yorulur mu?
Sayfa 55 - Ötüken Neşriyat
Alıntı
Mahalledeki çocukların piç diye kızdırdığı ayakkabı boyacısı babasının özlemiyle önüne kurar sandığını meçhul asker anıtın.
Meçhul, Sunay Akın·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Çünkü suç saklansa da, suçluluk kalır. Yastığın üzerinde uykusuzluk lekesi, kalpte kimliği meçhul ağnı, kursakta bekleyen taş gibi kalır. Bende de kaldı.
Sayfa 12·Kitabı okuyor
Alıntı
Yeni bir yer, meçhul bir yer demektir…
Sayfa 14·Kitabı okuyor
BÜTÜN DÂVA, MEÇHÛLÜ MÂLÛM KILMAK!..
(...) “Ben kimim?” ve “ölüm nedir?” sorusunun bitişikliği üzerinde, nevî şahsıma mahsus bir nefs murakabesi… Hayat ve ölüm… Alındığı yere nisbetle, meçhûl bir malûm veya malûm bir meçhul… Bütün dâva, hayatın gâyesi, mâlûmu meçhûllükten kurtarmak ve meçhulü malûm kılmak!..
HIRKA-İ TECRÎD -Risâle-i Üçışık- , Önsöz'den, 18 Kasım 2011, Çarpıcı Kitap·Kitabı okuyor
Deneme, İnceleme
gel ki şafaklar tutuşsun, bizim olsun emeklerimiz
Seslen bana Senin sesin iyidir. Hüznün o samimi sonunda yeşeren Garip otun sesidir senin sesin. Bu suskun asrın boyutlarında ben, Bir sokağın metindeki tasnif idraki tadından daha yalnızım. Gel ve yalnızlığımın ne kadar büyük olduğunu anlatayım sana. Ve benim yalnızım öngörmezdi eskiden, surların gece baskınını Ve aşkın biricikliği işte bundandır. Kimsecikler yok, Gel işte ne olur, kaçıralım hayatı İki görüşme esnasında paylaştıralım o vakit. Gel taşın halinden birlikte bir şey anlayalım. Gel bazı şeyleri erkenden görelim ne olur? Bak saatin havuzu yüzeyinde ateşli akrepler Zamanı dönüşe mahpus kılıyor. Gel ve su ol, bir kelime gibi suskun cümlemde. Gel ve erit aşkın nurlu cürmünü avuçlarımda. Isıt beni! (ve bir gün Kaşan yaylasında hava bulutlandı sonra bir sağnak başladı. Üşüdüm, o zaman Bir taşın arkasında Gelincik ocağı beni ısıttı.) Bu bildiğiniz karanlık sokaklarda Ben şüphenin vuruşu ile kibritin karşılaşmasından korkarım.
Sayfa 53 - pdf
Şiir