içimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmıştım; onlar olmasa bir saniye nefes alamazdım; çünkü bütün hesaplar aleyhime çıkıyordu, bu meçhul ümitler beni aldatırlarsa mahvolacaktım.
Je suis Ma rtiniquaise isimli kitapta şu satırları okurken insan ister istemez rahatsız oluyor: "Evlenmeyi istemesine istiyordum, ama bir Beyaz adamla olmalıydı bu. Ama bir yandan da, bir Siyah kadının, bir Beyaz erkeğin gözünde hiçbir zaman bütün bütüne saygıya ve bağlanmaya değer olamayacağını düşünüyordum. Beyaz erkek onu sevse bile değişen bir şey olmazd ı; bunu çok iyi biliyordu m:' Kupkuru bir kuruntunun, bir hezeyanın ürünü gibi görünen bu satırlar insanın adamakıllı zihnini kurcalıyor. Düşünün bir kere, günün birinde Mayotte Capecia isimli bir kadın çıkıyor ve kaynağının ne olduğu oldukça meçhul bir güdüye uyarak oturup çalakalem hayat hikayesini yazıyor. En gülünç türden bir sürü
saçmalığın rasgele karalandığı 200 küsur sayfalık bir hayat hikayesi bu. Ve işe bakın ki, bu kitap belli bir çevrede hararetle karşılanıyor, umulmadık bir hüsnükabul görüyor. Hal böyle olunca, bu kitabı, sırf gördüğü aşırı ilgi nedeniyle çözümlemeden geçemeyeceğimizi
itiraf etmek düşüyor bize de. Burada sözü evirip çevirmenin bir anlamı yok; bizim gözümüzde bu kitap işporta işi ticari bir metadan, kokuşmuşluğu takdis için pazara çıkarılmış yavan bir vaazdan başka bir şey değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
... döllerimizi yaşatmak uğruna katlandığımız fedakarlığın derecesini açıklayabilmekten ibarettir. Biz ne kadar çok tohum tutarsak tutalım, onların hepsini bizden ayrılır ayrılmaz çıkacakları meçhul yolculuğu iyi geçirmeleri ve bu yolculuk sonunda ulaştıkları yerde açlıktan ölmemeleri, çimlenirken büyüyecek olan organlarının beslenme ve gelişmesi için mümkün olan her tedbiri almakta kusur etmeyiz.
Kanaatimce, bir mana deryasında değil, ihtimaller ummanında nefes alıyoruz Bedri. Bir ömür bilinmezlik ile belirsizlik arasındaki ölçülemez mesafeyi katediyoruz. Halbuki bidayet [başlangıç] ile nihayetin, iki notanın arasındaki sükûttayız. Lakin mazi bir senfoninin yanıltıcı akisleri şeklinde çalınıyor kulağımıza. İstikbale kulak kesildiğimizde de birçok azası vefat etmiş, meçhul bir orkestranın nabzını duyuyoruz.
Bütün tanıdıkları, dostları için bir muamma, bir meçhul yahut hayatın kenarına fırlamış bir rakam olacak, öbürsü gün öldüğü zaman da aynı şekilde yalnız ölecekti.
Sayfa 144 - Dergah Yayınları 40. Baskı: Kasım 2022