Bilal kendini o onulmaz keder içinde
kaldırıp dağa taşa atıyor, bildiğiniz Leyla-smı arayan Mecnun gibi. Fena da olmuyor hani. Tabiat tedavi edicidir; kendine geliyor biraz, konuşmaya başlıyor.
Hücre hücre kuruyup mecnun bir çöle döndüm
Perdelendi gözlerim; ıssızlığa büründüm
Bunaldım, acze düştüm, kuytularda süründüm
Dâre çeken celladım oldu hicranım benim
Sevdiğim yetmez mi mağrur olduğun
Saadet bizi bekliyor hâlâ
Benim kadar âşık mıydı Mecnun
Senin kadar güzel miydi Leylâ
Sevdiğim yetmez mi mağrur olduğun
Gözümde değil, gözbebeklerimdesin
Bakışlarınla dopdolu ruhum
Ta canevimde yaşıyor sesin
Seni seviyorum, seni istiyorum
Gözümde değil, gözbebeklerimdesin
Yokluğum da sensin, varlığım da sen
Nurusun her gece rüyalarımın
Çılgın bir rüzgârsın başımda esen
Ey yeşil toprağı ilk baharımın
Yokluğum da sensin, varlığım da sen
Bütün bir ömürsün boylu boyunca
Sen ki en güzel bir âna bedelsin
Nasıl güzelse gül dalında gonca
Ey! Yeşil gözlüm o kadar güzelsin
Bütün bir ömürsün boylu boyunca
Seninle ölmek bile tatlıdır
Kirpikte gözyaşı gönülde gurur
Istırap tatlıdır, çile tatlıdır
Sevdiğim şair aşkı böyle olur
Seninle ölmek bile tatlıdır