Radyo alçakgönüllüydü, vakurdu, inatçıydı ama yeni değildi. Televizyon ise hayatımıza ağır bir vaka olarak girdi; radyoyu, kardeşi doğunca ihmal edilen büyük çocuğa benzetti. Şımarıktı, kaprisliydi ve çok çekiciydi. Televizyonla birlikte özellikle küçük şehirlerde hayatın ağır ritmi değişti, alışkanlıklar terk edildi. Yazın evlerin bahçeleri boş kaldı. Çay bahçelerinde oturup dondurma yiyenler azaldı. Kış gecelerine tat veren akşam oturmalarından vazgeçildi, komşular bir araya geldiklerinde ortaya çıkan iskambil kağıtları çekmecelerde unutuldu, sinemalar kapandı, kızlar nakışlarını gündüz işler, babalar gazetelerini "dairede" okur oldu. Ağır, ama kendine göre lezzeti olan bir yaşama biçimi, siyah beyaz bir ekranda değişen görüntüler belirler oldu.
Lütfen uyan, hayat sevmek için çok kısa yaşamak içinse çok uzun, biliyorum. Karamsarlığa kapılıp, bana geldiğinde senden faydalanamadığım için beni affet. Onurumun selası okundu artık, eğer buradaysan ki buradasın bunu hissediyorum, karşıma çık. Günü alelade işler ile geçirip, geceleyin sana geleceğim. Beraber olabilmemiz için ölmem gerekiyorsa -ki gerekiyor evet seninle olabilmek için öleceğim.
Rus edebiyatının en önemli temsilcilerinden İvan Sergeyeviç Turgenyev’in kaleminden düşen son eserdir Klara Miliç. Kendi türü olan toplum meseleleri konularının dışına çıkıp, bir olaydan esinlenerek yazdığı aşk, mutluluk, acı, ölüm ve ölümden sonraki hadiselerin en yalın, basit anlatım tarzı olan, dahası ise birçok dile çevrilen naçizane eserdir Klara Miliç.
İlk sayfalarda okuru içerisine hapseden, gösterişten uzak ve süssüz yazım tarzı, yazarın gerçekçilik kişiliğinin örneği olsa da birbiri ardına sıralanmış cümlelerden okuru uzak tutmuyor, eser okuru duygu durumları arasında şaşkınca gezindiriyor.
Boyutlar arasında geçişlere inanan ben romanın mistik havasının sarhoşluğu ile adeta koşan kalbimin ritimleri arasında kayboldum. Anın gece ve saatin geç olması, anlatımdaki gerçekliğin en derinde hissedilmesiyle aralıksız kelimelerin arasında gezinmemek içten bile değildi.
Daha önce iki farklı yayınevinden 1950lili yıllarda çevrilen kitap, 2018 yılında İş Bankası Kültür Yayınları tarafından hatasız olarak yeniden biz okurlara sunulmuştur. Çevirinin akıcılığı ve kitap içerisindeki düzen kesinlikle muazzam.
"Yufka bir yürek istediğin gibi bükülür." (Alıntı)
Beni etkilediği gibi dünya ve Türk yazarlarından da birçok etkilenen yazarlarımız vardır. Kitap arka kapağında ise Kürk Mantolu Madonna’da bu kitaba atıfta bulunmuştur der.
Sözün özü; kesinlikle ilk 10 içerisinde
Klara MiliçIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20183,489 okunma
Türk edebiyatının yazılı ilk eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig 11. Yüzyılda Yusuf – Has Hacib – adında bir kişi tarafından on sekiz ayda 6645 beyit olarak yazılmıştır. Kutadgu Bilig ismi “Mutluluk veren bilgi” olarak günümüze çevirmek mümkündür. Eser yazıldıktan sonra Hakan Buğra Han’a sunuldu, hakanın eseri beğenmesinden sonra Yusuf mabeyinci yapılarak “Has Hacib” unvanını aldı. Sivri dilli ve gözünü budaktan esirgemeyen Has Hacib’in ölüm yeri ve tarihi ise bilinmemektedir.
Eser Karahan Türkçesi ve aruz ile yazılmıştır. Eser içerisinde dört tane karakter, her karakterinde simgelediği ilkeler vardır. Bunlar;
Kün-Togdı: Hakan (Adalet),
Ay-Toldı: Vezir( Saadet, Mutluluk),
Ögdülmiş: Vezirin oğlu (Akıl),
Odgurmış: zahit (Akıbet, Ahiret).
İşleyiş bu dört karakter ve ilkelerin birbirleriyle diyaloglarıyla, ikili ya da dörtlü beyitlerle sürüyor. Kitap beş ana bölüm ve seksen sekiz ara bölümden olmaktadır. Çevirisi çok iyi, birkaç beyit hariç neredeyse eksiksizdir.
"Gönül sırrını açma değme insana
Acı çekersin eğer açtınsa"
Tür olarak kalıba sokmak istersek;
Nizamülmülk ‘ten Siyasetname ‘yi andıran bir politika ve siyaset, Farabi ‘den Mutluluğun Kazanılması gibi felsefe-din ve hatta kişisel gelişim dahi diyebilmek mümkündür. Asıl hedefin her iki dünyada mutluluğu elde etmek, bu dünyada bilgiyi ele alıp mutluluğa erişmek, hak ve hukuka aykırı olmadan bir siyaset izlemek için yazılmış bir yol haritasıdır. Felsefeden dine, ahlaktan aileye ve aklınıza gelebilecek her şeye bir karşılığı olan naçizane bir eserdir. Her bir beyiti bir atasözü gibi değerli ve okuruna birçok ders verir niteliktedir.
"Gönülsüz nereye doğru atılsa ayak
O yer nice yakın olsa
Kutadgu BiligYusuf Has Hacip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,395 okunma
Türk edebiyatının yazılı ilk eserlerinden biri olan Kutadgu Bilig 11. Yüzyılda Yusuf – Has Hacib – adında bir kişi tarafından on sekiz ayda 6645 beyit olarak yazılmıştır. Kutadgu Bilig ismi “Mutluluk veren bilgi” olarak günümüze çevirmek mümkündür. Eser yazıldıktan sonra Hakan Buğra Han’a sunuldu, hakanın eseri beğenmesinden sonra Yusuf mabeyinci yapılarak “Has Hacib” unvanını aldı. Sivri dilli ve gözünü budaktan esirgemeyen Has Hacib’in ölüm yeri ve tarihi ise bilinmemektedir.
Eser Karahan Türkçesi ve aruz ile yazılmıştır. Eser içerisinde dört tane karakter, her karakterinde simgelediği ilkeler vardır. Bunlar;
Kün-Togdı: Hakan (Adalet),
Ay-Toldı: Vezir( Saadet, Mutluluk),
Ögdülmiş: Vezirin oğlu (Akıl),
Odgurmış: zahit (Akıbet, Ahiret).
İşleyiş bu dört karakter ve ilkelerin birbirleriyle diyaloglarıyla, ikili ya da dörtlü beyitlerle sürüyor. Kitap beş ana bölüm ve seksen sekiz ara bölümden olmaktadır. Çevirisi çok iyi, birkaç beyit hariç neredeyse eksiksizdir.
"Gönül sırrını açma değme insana
Acı çekersin eğer açtınsa"
Tür olarak kalıba sokmak istersek;
Nizamülmülk ‘ten Siyasetname ‘yi andıran bir politika ve siyaset, Farabi ‘den Mutluluğun Kazanılması gibi felsefe-din ve hatta kişisel gelişim dahi diyebilmek mümkündür. Asıl hedefin her iki dünyada mutluluğu elde etmek, bu dünyada bilgiyi ele alıp mutluluğa erişmek, hak ve hukuka aykırı olmadan bir siyaset izlemek için yazılmış bir yol haritasıdır. Felsefeden dine, ahlaktan aileye ve aklınıza gelebilecek her şeye bir karşılığı olan naçizane bir eserdir. Her bir beyiti bir atasözü gibi değerli ve okuruna birçok ders verir niteliktedir.
"Gönülsüz nereye doğru atılsa ayak
O yer nice yakın olsa
Kutadgu BiligYusuf Has Hacip · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,395 okunma