Bir kedisi bir de radyosu vardır. Televizyonu sevmez. Kediyi bir kış günü kapısının önüne kıvrılmış, neredeyse donacak bir yavru olarak buldu. O gün bu gün arkadaş oldular.
İnsanlar niçin böyle yaşıyorlardı? Niçin bazıları iyi bazıları kötüydü? Niye bazıları mutlu, bazıları mutsuz? Niye bazılarından herkes korkar da bazılarından kimse korkmaz?
"Çünkü bütün kumarbazlar, ya da çoğunluğu diyelim, kısa zamanda yüz hareketlerine hâkim olmayı öğrenirler -üst tarafa, yani gömlek yakasının üzerine duygusuzluğun soğuk maskesini takarlar-"
"Kendi kendine, "Bu oda karanlık, soğuk, belki üşürsün." diye resmi koynuna koydu. Düşünüyordu. Ne kadar tesirli bir sükûnet. Ne kadar derin bir dalgınlık..."