Melike

Melike
@melikece__
• okumadığın gün karanlıktasın …
Resûlullah sallalahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: "Kim namazı korursa o namaz onun nuru olur, belgesi olur, kıyamet günü kurtuluşu olur. Kim de namazı korumazsa onun nuru olmaz, belgesi olmaz, kurtuluşu olmaz. Kıyamet gününde de Karun ile Firavun ile Haman ile ve Ubey bin Halef ile beraber olur!"
Namaz Allah'ın yardım ettikleri dışındakilere pek ağır bir ibadettir. Ancak Allah yardım ederse kul, namazında muvaffak olabilir. Evet, namaz ağırdır. Namaz, kılarken de ağırdır kıldırırken de. Sabah namazı için kalkmak veya ev halkını sabah namazına kaldırmak ağırlık bakımından birbirinden aşağı değildir. Çünkü namazın bedeli cennettir. Cennet ise ucuz değildir.
Biz her iki namazın ortasında bulunuruz: Biri kıldığımız diğeri de kılacağımız namazdır. Ecel de bizi böyle bir durumda yakalayacaktır. Kıldığımız ve kılacağımız iki namazın arasında bir yaşam tarzımız vardır veya olmalıdır. Böyle bir anlayış hayata nasıl baktığımızın da göstergesidir. Namazı kendi içinde iken değerlendirirken de son olma ihtimali bulunan bir namaz olarak görürüz. Her namaz son namaz olma ihtimali taşır. Bu yüzden de son namaz olması muhtemel bir namaz nasıl kılınmalı ise öyle namaz kılınmalıdır, diye düşünürüz.
Yasaklanmış olan işler namazın bulunduğu yerde bulunmayacaktır. Namaz, hakkıyla eda edildiğin de kötülükleri engeller. "Hem kötülük hem namaz" formülü doğru değildir. Kesinlikle gerçek bir namaz, kötülüklere karşı kalkandır. Ankebut suresinin 45. ayeti namazın, mü'mini kötülükten alıkoyacağını haber vermektedir.
Hakkı verilerek kılınmış bir namaz, diğer kulluk göstergelerinin de ne durumda olduğunu gösterebilecek çok önemli bir işarettir. Bunun için hadisler de, kıyamet günü namaz hesabından geçebilenin diğer sorgulamalardan da kolaylıkla geçebileceğine işaret edilmiştir. Bu hakikat, dünya hayatında iken de aynıdır.