Melike

Melike
@melikece__
• okumadığın gün karanlıktasın …
Namaz gittiği zaman din de gider. Namaz olmadıktan sonra insanların İslam iddiasında bulunmaları çok şey ifade etmeyecektir. Namazsızlığa rağmen, değil "iyi" vasıflarda bir Müslümanlıktan söz etmek, yalın bir Müslümanlıktan söz etmek bile mümkün olmayacaktır. Çünkü namaz, olduğu gibi İslam'dır. Namazsız bir İslam; içi boş, Allah katında değeri olmayan bir iddianın adı olarak kalacaktır. Bunun için Müslümanlar, "İslam" denince ne anlıyorlarsa "namaz" denince de onu anlamak zorundadırlar.
Bir din ve hayat tarzı olarak İslam'ın en son çözülecek halkası da namaz halkası olacaktır. Namaz âdeta kaleyi en son terk edecek ibadettir. O da gittikten sonra İslam gitmiş olacaktır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, ümmetini ikaz ederek bu ağır gerçeği asırlar öncesinden bildirmişti. Buyurdu ki: "İslam'ın halkaları halka halka çözülecektir. Halkalardan biri çözülünce insanlar diğerine sarılacaklar. İlk çözülecek olan siyaset halkasıdır. En son çözülen de namaz olacaktır."
Namazda nebevi tavsiye, her namazı "son namaz" gibi kılmaktır. Bir mü'min, kıldığı namazın son namazı olacağını bilerek namaz kılması halinde hangi hassasiyeti gösterecekse namazda o hassasiyeti göstermek gerekir. Böyle kılınan bir namaz, gerçekten son namaz olursa kurtuluşa vesile olur.
Namazın, İslam'dan kopacak son halka olması açısından da incelenmesi hâlinde namaza bakışımız daha geniş bir açıdan olacaktır. Namaz, dinin son halkasıdır. O, içi doldurulmuş olarak bulundukça din vardır. O gittikten sonra ise dinin varlığından söz etmek çok zor olacaktır.
Namazın bütününe bakışımız kadar, namazın eda edilişine de bakışımız önemlidir. Namazın farziyetine iman edip onu önemsiz veya baştan savar gibi eda etmek, inanç ile uygulama arasındaki bir çelişkidir. Namazı eda etmedeki ölçümüz ihsan olmalıdır. İhsan ise her ne kadar biz görmüyor isek de O'nun bizi gördüğüne iman etmemizdir.