"Dünyanın bir uçuruma gittiğini, hepimizi süpürecek yıldırımların yaklaştığını görüyor, milyonlarca kişinin çilesini içimde duyuyorum, gene de gözlerimi göğe kaldırdığım zaman her şeyin bir gün düzeleceğine, bütün bu hunharlıkların sona ereceğine, barışın üstün geleceğine inanmaktan kendimi alamıyorum."
"Herkes uyumadan önce her gece o gün başından geçen olayları bir sıradan geçirip hangilerinin doğru hangilerinin yanlış olduğunu düşünseydi kim bilir dünya ne kadar daha güzel, daha yaşanası bir yer olurdu. O zaman işte insan kendiliğinden kötü yanlarını düzeltmeye girişir. Böyle istediği gibi bir insan olmaya bakardı. Bunda yapılmayacak bir şey yok, büyük de yararı dokunuyor insana. İç temizliği, yürek temizliği insanı güçlü kılıyor."
"Aklım almıyor bir insanın, "Ben güçsüzüm,' dedikten sonra kendini düzeltmeye çalışmamasını anlayamıyorum. Madem biliyorsun böyle olduğunu, niye kendinle savaşmıyorsun, niye kendini denetlemiyorsun? Gösterdikleri sebep ne biliyor musun? Savaşmamak daha kolaymış... Bu karşılık gözümü korkuttu işte. Miskin, yapmacık bir hayatın kolay bir hayat biçimi olduğunu mu sanıyorlar yoksa? Öyle şey mi olur! Insanlar miskinlik yüzünden rahat kaygısıyla, para hırsıyla böyle kolay kandırılacak olduktan sonra halimiz nice olur?"
"Elime kalemi alınca hiçbir şey gözümde değil, üzüntülerim siliniyor, cesaretim artıyor. Ama asıl mesele, bakalım gerçekten değerli bir şeyler yazabilecek miyim? Yazar ya da gazeteci olabilecek miyim acaba? Umudum var. Niye mi? Yazarken düşüncelerimi, ülkülerimi, düşlerimi, yaşadığım, istediğim şeyleri gözümün önünde canlandırabiliyorum."