Gülbahar’ın isteğini yerine getirmek için karşılığında sadece bir tutum saç isteyen zindancı sevdalı Memo, sana da aşk olsun. …Artık biliyordum ne yapmam gerektiğini. Hem Gülbahar'ı da kazanmıştım. Atladım. Gülbahar'ın saçları elimde, ilk kez rüzgar bu kadar güzel geldi. İlk kez kendimi bu kadar mutlu ve huzurlu hissettim. Tek hayalim Gülbahar'dı. Onu da kazanmıştım.
"Hayat uzun değil sevgilim. Güzel geçirmeliyiz hayatımızı. Elif de gelmeli. Elif her şeyiyle sana benzemeli. Yaşlı günlerimizde bize bir kaşık su verir. Memo da ekmek ve tuz geçirir. Senin en çok sevdiğim yanlarından biri de, sokakta yaşlı ve anlaşmış bir çift gördüğün zaman duygulanmandır. Ne güzel duygudur o. Ben de öyleyim."
Sayfa 39
Reklam
Seni unutmayacağım Memo.
Hüso ağır ağır Memoya yaklaştı, onu alnından öptü. Sol eli yumulmuştu ve yüreğinin üstündeydi. Hüso eli aldı, güçlü elleriyle zorla açtı. Memonun avucundaki bir tutam saç kapkara bir yalım, bir ışık gibi balkıdı, incecikten yeşillenmiş toprağın üstüne aktı.
Sayfa 72·Kitabı okudu
Edebiyat
DANTE: AVRUPA'NIN İLK BÜYÜK ŞÂİRİ...
(...) Şimdi biraz daha yakından bakalım Dante’ye… 1300’de 35 yaşında olduğuna göre, 1265’te doğuyor… Daha sonra Makyavelli’nin yetişeceği ve Leonardo da Vinci, Michelangelo gibi devleriyle Rönesans’ın demleneceği Floransa’da… Asıl adı Durante Alighieri; ama Mehmed’e “Memo” der gibi, “Dante” olarak yuvarlamış şair bunu, bu isimle meşhur olacak… Tarihçiler, Roma’nın yıkıntılarından sonraki fetret devrinin sona erip Avrupa’nın gerçek tarihinin başlamasında, Milâdî 11’nci asrı çent tarihi kabul ederler; Haçlı Seferleri’nin başlangıcını… Fakat eski yumurtanın kabuğunu çatlatıp yeni civcivin gagasını göstermesi için birkaç asır daha gerekecek ve özellikle Avrupa’nın ilk büyük şairinin zuhuru beklenecektir. İşte Dante, derebeylik düzeninin dağılıp senyörlüklerin, cumhuriyetlerin, komünlerin oluşmağa başladığı, Kudüs’ün Salahaddin tarafından fethedilip Avrupa’nın Haçlı ruhunun hüsran duvarında parçalandığı, Bizans’ın Anadolu’yu Türklere terkedip Konstantiniyye’nin surları arasında sıkışıp kaldığı, hâsılı baştanbaşa Avrupa için yepyeni bir ruhun arandığı o geçiş devresinde dünyaya gelen o ilk büyük şair, o ilk büyük haberci olacaktır. Ama daha değil! Hele şu Floransa’nın kargaşası bir dinmeye yüz tutsun, belki ondan sonra… O sırada bütün İtalya’da eski Yunan usûlü şehir devletleri vardı ve bunlar bizdeki beylikler gibi sürekli çekişme hâlindeydiler. Ne var ki, hâdiseler bizdeki gibi beylerin iktidar ve nüfûz mücadelesi şeklinde değil, ruhban sınıfı ile asiller sınıfının hâkimiyet kavgası şeklinde cereyan ediyordu. Ruhban sınıfının partisi Guelf’ler ile asiller sınıfının partisi Ghibellin’ler arasında, bütün İtalyan şehirleri üzerinde bir hâkimiyet kavgası vardı. Dünyaya hükmetme hakkı asillerde mi, yoksa rahiblerde mi meselesi, yâni laic ve cleric çatışması ve bu
Selim Gürselgil, (I. Dönem, Sayı 8, Ekim 1997) DANTE'NİN YOLCULUĞU -I-, (31 Ekim 1997 tarihinde Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde verilen konferans metnidir.)
Akademya Yazıları
Onlar ermiş muradına, kime ne :D
Memo'ya göre, kendini bilen, eşekliğinden utanan kamil eşekler babayiğit çobanları tercih ediyorlardı. Diap Ağa devrinde, Hozat taraflarında, beş kere evlenip beş kere boşanan, iki metre boyunda babayiğit bir çobanın, sonunda bir eşekle evlendiğini ileri sürdü. Yüz kilo ağırlığında olan yakışıklı çoban, eşeğini alıp ormanda ıssız bir köme yerleşmiş, herkese de ziyadesiyle mutlu olduğunu anlatmış.
Sayfa 237 - UMUT YAYIMCILIK 7. BASKI: MAYIS 1998·Kitabı okuyor
Alıntı
Kirve Memo, “olur insan halidir”le başlayıp dayağın cennetten değil cehennemden çıktığını belirtti.
Sayfa 235 - UMUT YAYIMCILIK 7. BASKI: MAYIS 1998·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Reklam