...nasıl bir şeydir bu çaresizlik,
kalp gözü korkudan fırlayacak..
için metrekaresi ne kadar,
daha ne kadar içine atılanları saklayacak..
her geçen gün acı mertebe atlıyor,
ne vakit gazi ya da şehit olacak..
biter derken bu başlayan ne,
ilzam ediyor her seferinde dünya denen kahpe..
hassas olmak suçmudur yeryüzünde,
gökyüzüne haber salsam kaç kuş gelir ölen umutlara..
kurulsa en baştan engizisyon mahkemeleri,
şu eğilen başımı giyotine mi götürürler ipe mi..
neden şu solumda ki kahır,
ağır bir hasta gibi ölmeyi bekleyen ruhun Lokman Hekimi nerde..
kaç asır sonra düzelir hiç olanın her şeyi, herşeyim dediklerini kim götürür ki bu kadar uzaklara..
kaderine karşılık atılan zarlar kimin elinde, kaç kaç gelirse kaçılır olmazların şehrinden..
niye bu kadar puslu ve karanlık sema,
neden baktığım her yer ateşler içinde,
ya da bilmiyorum;
gözlerim mi alevden
yoksa gönlüm mü alevlerin içinde.