Merve

Merve
@merviews
kendi mezar taşını yazan bir yerkürede, terbiyeli cesetler gibi davranacak kadar ağırbaşlı olalım.
Seneler önce İlahiyat fakültesinin bazı öğretim görevlilerinin katıldığı bir açık oturuma dinleyici olarak katılmıştım. Oturumun konusu "Kuran'ın Anlaşılması" üzerine idi. Oturuma katılan fıkıh hocası, "fıkıh ve fıkıh usulu bilinmedikçe Kuran anlaşılamaz." dedi. İslam tarihi hocası ise "İslam tarihi bilinmeden Kuran anlaşılamaz" dedi. Tasavvufçuya göre "Tasavvuf kavranmadıkça Kuran anlaşılamaz" dı. Hadis hocasına göre de "Hadis ve hadis usulu bilinmeden Kuran anlaşılamaz" dı. Açıkoturuma katılan dört öğretim görevlisi Kuran'ın anlaşılmazlığında ittifak ve hatta "icma" etmişlerdi. Fıkhı, hadisleri, tasavvufu, ve İslam tarihini anlamak ve doğruları yanlışlardan ayırmak için Kuran'ın, her şeyden önce Kuran'ın bilinmesi gerektiğini söyleyeceklerine; tam tersi bir yolla Kuran'ın önüne yüzlerce ciltlik külliyatları ve çelişki dolu uydurmaları koyuyorlardı.
Din
Reklam
Profesyonel din adamları, insanları Kuran'dan uzaklaştırmak için Kuran'ın zor, anlaşılmaz ve mücmel olduğu yalanını yüzyıllarca empoze ettiler. Kuran'ın anlaşılması için yüzlerce ciltlik rivayet kitaplarının didik didik edilmesi gerektiğine kananlar, Kuran'ı öğrenmeye vakit bulamadılar. Vakit bulanlar ise kafalarını binlerce hurafeyle doldurduklarından ve üstelik Kuran'ı bunlara muhtaç kabul ettiğinden onu anlama şansını baştan kaybettiler. Nitekim, Allah'ın korunmuş Kelamını korunmamış kul sözlerine muhtaç görenler, Kuran'ın anlaşılmasının zor olduğunu iddia edip durdular.
Din
Hîç Olmak veya Olmamak
Dünyâda nedir hisse-i en’âmım: Hîç Ömrümde felekten alınan kâmım: Hîç Ben şûle-i şevkim sönüversem hîçim Ben câm-ı Cem’im kırılsam encâmım: Hîç
Ömer Hayyam / Çeviri: Yahya Kemal
Felsefe
Bir duâsına: "Yârab hemîşe lûtfunu et rehnümâ bana Gösterme ol tarîki ki yetmez sana bana." "Tanrım! her zaman, lûtfunun aydınlığını bana yol gösterici et! Ucu sana ulaşmayan yolu bana gösterme." mısrâlariyle başlayan Fuzûli'nin Tanrıya seslenişleri sıcak ve devamlıdır.
Düşünce
Ayna'nın Felsefesi
Narkis, durgun ve berrak bir suyun aynasında kendi güzelliğini görünce bu güzelliğe hayran olur, oradan ayrılamaz. Orada, belki de gözlerine kainatı yaratanı gösteren bu suyun aynasına baka baka, mes'ud olup eriyerek suya ve toprağa karışır. Eridiği yerde, bilhassa Şark edebiyatının, asırlarca güzel gözlere benzettiği bir nerkis çiçeği açar.
Felsefe
Reklam