Burada iki nokta önemli: Birincisi, kutsal kitaplara göre Allah ilkin Yahudilik dinini gönderiyor, bunu yaymak için de birçok peygamber görevlendiriyor; hatta bazen baba-oğul (Davud-Süleyman ve Yakup-Yusuf gibi), bazen ahi-kardeşi (Musa-Harun gibi) birlikte gönderdiği halde, olumlu bir sonuç almadan
onları terkediyor ve İslamiyet adı altında yeni bir din yollayarak
Hz. Muhammed ve taraftarlarının eliyle onların, Beni Kureyza,
Beni Nadir ve Beni Kaynuka gibi kabilelerle yapılan savaşlarda
-nerdeyse- sonlarını getiriyor. Burada demek istediğim, kutsal
kitaplara göre Yahudilik de temelde Allah'a dayanır; ama aynı Allah günün birinde kalkıp kendi adamlarını düşman ilan eder. İkinci bir çelişki de, az önce sözünü ettiğim ayetlerde onlardan hayat boyu ne köy olur, ne kasaba dendiği halde, bugünkü İsrail pratiğinin benzer ayetlere ters düşmesi. Ayetin bir yerinde; "Biz, Yahudilerin aralarına tâ kıyamete kadar düşmanlık ve kin bıraktık" deniliyor. Halbuki bugün Yahudiler kadar birbirine bağlı yeryüzünde ikinci bir millet yoktur. Onların aşırı derecedeki milliyetçiliği dünya insanlarına darb-ı mesel olmuştur. Örnekler çoğaltılabilir. İşte ilk başta benzer görsel çelişkiler benim de kafamı kurcalıyordu. Zaman içinde Kur'an'ın özünü kavrayınca, gerçeği de anladım.
Halin hale tesiri mesel olup lisanımiza ikamet buyurmuslardır. Bunların hepsi zihnimizde birer resimli yazı emojidir
Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
Üzüm üzüme baka baka kararır
Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur
Damdan düşenin halini damdan düşen bilir
Ağaçtan öte yol var...
Bunların her biri hali pür melalimizi anlatan emoji idi aslında. Nisan'ın hala sahip olanlar mı azaldı da dil değişmeye başladı.
Eskiden kişinin hayatını hal tercümesi tercümeyi hali şeklinde yazmaları hal dilinin kelimelere yazı diline sirayetini gösteriyordu şimdilerde özgeçmiş biyografi şeklinde kronolojik bir tarih anlatılıyor belki hal dilinin yeniden canlanması için hasbihaller şifa olabilir.
.. şimdiye dek hiçbir din, ne dolaylı yoldan ne de doğrudan doğruya, ne dogma ne de mesel olarak, bir hakikat içermiş değildir. Çünkü her din korkudan ve gereksinimlerden doğmuştur, aklın dolambaçlı yollarından usulca girmiştir varoluşa; belki bir defasında bilim yüzünden tehlikede olduğu bir durumda, herhangi bir felsefi öğretiyi yalancıktan almıştır sisteminin içine.
mesel kelimesinin misl kelimesinden farklı olduğunu bilmek önemli. Allah bazen misl kelimesini, bazen de mesel kelimesini kullanır. Verdiği örneğin her bir noktası eğer bir ders içeriyorsa, mesel kelimesini kullanır. Mesel bu manada çok yönlüdür. Bir meselde öğrenilecek çeşit çeşit şey vardır. Fakat misl'de, sadece bir kıyas vardır; "Huve misluhu" ''Adam aynı onun gibi." Bu kadar. Birebir bir analiz söz konusu. Fakat meselde birçok