İnsan kadim ve hâdistir (zamanda var olmuş), mevcut ve madümdur (yok olan). Kadimdir, çünkü insan kadim ilâhi ilimde mevcuttur ve orada ezelde (Allah tarafından) tasavvur edilmiştir. Bilgi mertebesi, belirttiğimiz varlık mertebelerinden birisidir. İnsan sonradan olmuştur; çünkü (bilgide var iken) şekli ve dış varlığı yoktu, sonradan meydana geldi.
Buradan şöyle bir netice çıkar: Mesela Zeyd (Allah'ın) bilgisinde mevcut, sözde mevcut ve dış varlığında (ayni varlık) yoktur. Böylelikle onun ezelde varlık ve yoklukla nitelenmiş olduğu düşünülür. Buradan varlığın var olanın bir niteliği olmadığı sonucu çıkar.
Smee her şeye böyle hoş adlar takardı, kamasına da Tirbuşon Johnny adını takmıştı, çünkü onu yaraya sokup çevirmeyi severdi. Smee'nin böyle bir sürü hoş özelliği sayılabilir. Mesela birini öldürdükten sonra silahını temizlemek yerine gözlüğünü temizler.
Tıpkı suiistimal gibi çocukların ihmal edilmesi de insan fıtratını bozar.
Günümüz çocuklarının en temel problemlerinin başında ihtiyaçlarının vaktinde ve yeterince karşılanmaması geliyor. Fakat çoğu anne baba evladını ihmal ettiğinin farkına bile varmıyor.
Mesela çocuğun duygusal ihtiyacı ortaya çıkıyor ama karşısında annesini bulamıyor. Bu ihmaldir, fıtrat bozucu etki yapar. Çocuk hissettiği duygusal yoksunluktan ötürü de şiddete başvurur...Tüm bu davranışlar aynı zamanda fıtratın bozulmaya başladığının da sinyalidir.
İnsanlarla konuşmama imkân veren bir mesleğim olsaydı, mesela rahip ya da sanatçı, yazar olsaydım, yalvarıp yakararak onları
mutluluğa dönmeye teşvik ederdim. Yalnızlığı terk etmeye, ondan kurtulmaya. Bu belki de sadece bir ideal değil. Toplumsal bir mesele de değil. Bu bir eğitim, bir uyanış meselesi. Günümüzde insanların bakışları öylesine donuk ki, sanki uyurgezerler. Donuk ve kuşkulu... Fakat işte benim böyle bir mesleğim yok.
Bir yerlere yetişmeye çalışmadan, ağır aheste bir kuşun peşinden mesela gidip de bir ağacın altına çökemez miyiz?
Üzülünce çekinmeden ağlayıp, sevinince gülemez miyiz?
Mesela "Bize ne dünyanın diğer ucundaki bilmem hangi haberden?" deyip bir kitabın içine gömülemez miyiz?
Telefonları bir kenara bırakıp "Bu kadar her şeyden haberdar olmaya gerek yok!" diyemez miyiz?