Fakat insan sadece gençlik yıllarında rastlantıyla kaderin özdeş olduğunu düşünür. Sonraki yıllarda ise hayatımızın yönünü iç dünyamızın belirlediğini fark ederiz; gittiğimiz yol, arzularımızın aksi yönünde ve anlamsız gibi görünse de, sonunda bizi her zaman görünmeyen hedefimize götürür.
Nietzsche "Ahlakın estetik standartları da vardır." der ve örnek gösterir; "Bir hamamböceği öldürürsen kahraman, bir kelebeği öldürürsen şeytansın."
Ben başka bir örnek vereyim "Kadı Lokması öldürsen takdir, Ağustos Böceği öldürsen tekdir alırsın" Oysa Kadı Lokması Ağustos Böceğinin lavra halidir.
Öldürdüğün aynı şeydir.
Eylem aynı, sonuç aynı, fail aynı, muhatap aynı ama toplumsal değerlendirme farklı...
Türlere göre okumanız tavsiye edilen kitaplar:
FELSEFE
Küçük Prens
Özgürlüğe Uçuş
Bhagavad Gita
Sessizliğin Sesi
Tanrısal Öngörü
Sofie'nin Dünyası
Devlet
Zihinsel Konsantrasyon
Simyacı
Maya'nın Oyunları
Sokrates'in Savunması
TEB
Dhammapada
Aklın Sırrı
Felsefenin Tesellisi
İlahi Aşk
Dünyamıza Bakış
TARİH
Nutuk – Mustafa Kemal Atatürk
Şu Çılgın Türkler – Turgut Özakman
Semerkant – Amin Maalouf
Katre-i Matem – İskender Pala
Osmancık – Tarık Buğra
Fedailerin Kalesi Alamut – Vladimir Bartol
Ey mutsuzlar! Kardeşlerinizi boğazlıyorlar, göz yumuyorsunuz.
Çığlıklar duyuluyor, ama siz susuyorsunuz.
Aramızda dolaşıp kurbanını seçiyor zorbanın teki,
Sessiz kalırsak bize dokunmaz diyorsunuz.
Bok yiyorsunuz! Ne tuhaf yer burası, sizler nasıl insanlarsınız!
Haksızlık varsa bir yerde eğer ayaklanmalı insan.
Ayaklanma olmuyorsa batsın o şehir yerin dibine.
Yansın bitsin, kül olsun karanlıklar basmadan!