"Mutlu Azınlığa"
Puan vermedi·114 syf.··
2026 79. kitabı
"Bu benim hikâyem. Kusursuz sanılan kusurlunun hikâyesi. Ve ölümün trajik finali. Yani hayat." (s.40) Guillermo Rosales kaleminden Felaketzedeler Evi 1987’de yerel bir edebiyat yarışmasında Oro Roman Ödülü’nü kazanan ve bugün Küba edebiyatının kült kitaplarından biri olarak kabul edilen kitabı İspanyolca aslından Gökhan Aksay sayesinde çevrilen ve son zamanlarda çok fazla okunmasıyla da dikkatleri üzerine çeken bir kitap. Yazar 47 yaşında yoksul yapayalnız ve unutulmuş biri olarak öldü. Eserlerinin büyük bölümünü yok etti. Gerekçesi bizim o satırları cidden anlayamayacağımızdı. Hayatı yaşayan kişinin cektiği acıyı çektiği kadar satırları okurken hayatımızı da düşününürsek ne kadar da anlayabilirdik ki zaten... Ama yine de yaşarken kısa otobiyografik tek bir roman yayımladı. Felaketzedeler Evi'nde hayatın insanı dehşete düşüren bir boyutunu aktardı bizlere ve bu kitabı okurken yok edilen diğer kitaplarını merak etsem de hak vermeden de geçemedim kendisine. Zamanında verilmeli bazı değerler kör ölünce badem gözlü kel ölünce sırma saçlı demesinler ve herkesin acısı kendine... "Dışarıdan bakımevi diyorlardı oraya, ama mezarım olacağını biliyorum ben. Hayattan umudunu kesmiş insanların sığındığı, kıyıda köşede kalmış barınaklarından biriydi. Kaçıklar çoğunluktaydı. Yapayalnız ölsünler, kazananların başına bela olmasınlar diye aileleri tarafından bırakılan yaşlılar da vardı." Direksiyonunun başındaki halam "Burası iyi gelecek sana, göreceksin; bundan iyisi can sağlığı." diyor. "Görüyorum. Dengini sırtlamış kir pas içinde, park köşelerinde, bankların üzerinde gecelemek zorunda kalmadığım için, bana bu mezbeleyi bularak hayatımı sürdürmemi sağladığı için neredeyse teşekkür edeceğim." "Bundan iyisi can sağlığı." Bu cümlelerle başlıyoruz kitaba zaten de bu cümleler tüm okuyacaklarımızın
1000Kitap
Felaketzedeler EviGuillermo Rosales · Jaguar Kitap Yayınları · 20173,419 okunma
Puan vermedi
Geç kalmadan kazılsın tam bu akşam mezarım Takvimler bir gün bile sarkmasın nolursunuz Ben zaten bir ölüyüm sanmayın ki yaşarım Gömün beni çabucak siz de kurtulursunuz Garip doğdum ömrümce ben hep garip yaşadım Bir yanım hep eksikti hep kırıktı kanadım Mezar taşıma bile sakın yazmasın adım Üç gün sonra nasılsa siz de unutursunuz...
Şiirin MavisiZeynel Korkmaz · Ateş Yayınları · 20212 okunma
Reklam
Gamlı Prenses
Puan vermedi·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2026 00:00
Edebiyatımızda "gamlı prenses" olarak bilenen dertli yazarımız Tezer Özlü. Bu yazar ile yıllardır severek takip ettiğim Oğuz Aktürk sayesinde tanıştım. Onun, Tezer Özlü okuma rehberi videosundan yararlanarak ilk önce Çocukluğun Soğuk Geceleri kitabını ardından da Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabını okudum. ​ Tezer Özlü 1943 - 1986 yılları arasında yaşamış, Türkiye de daha sonra birçok ülkeyi gezerek anlam arayışında bulunan bir yazar olmuştur. Yaşadığı dönem gereği soğuk savaşın Türkiye de beliren etkilerini kitaplarına yansıtmıştır. Çocukluğun Soğuk Geceleri kitabında "Eisenhower bir melek. Cumhurbaşkanı olunca: Amerika kardeş! Amerika kardeş! diye el ele tutuşup zıplıyoruz." (syf:21) alıntısını bahsettiğim duruma örnek gösterebilirim. ​ Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabını okurken açıkçası çok zorlandım. Kısa bir kitap olabilir fakat her cümlesi, her kelimesi; yüzlerce anlama, düşünceye, fikre şahitlik edebilir. Zihnin derinliklerinde yeni ufaklar açan yazılar yazmış Özlü. Bu sebeple kitabı okurken kesinlikle zorlanmalıyız. Çünkü yazar bizlere yapabilirsin! başarabilirsin! mutluluk vardır. huzur elbet bulunur. hayat çok güzel kuşlar uçuyor gibi bir şey asla vaat etmiyor. Özlü yaşamayı değil yaşamın ötesindeki metafiziği sorguluyor. Anlam ararken kendi anlamsızlığını fark ediyor. Kendisiyle yüzleşiyor. Çocukluğun soğuk gecelerindeki yalnızlığını anımsayıp ülke ülke gezerek çare arıyor bu duruma. Birden fazla kez evleniyor fakat içindeki çatışmalar neticesinde bu evlilikleri sonlandırıyor. Tezer Özlü bu kitapta kendine örnek aldığı ve edebiyat gelişimine büyük katkı sağlayan 3 yazarı ziyaret ediyor. Franz Kafka için Pragtaki mezarına gidiyor. Svevo için Triesta'ya, Cesare Pavese için de Torino'ya gidiyor. Bu yazarlar arasında en çok üzerinde durulması gereken kişi Pavese oluyor bence. Çünkü kitap boyunca Özlü, bu yazarın
İnceleme
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
Puan vermedi·114 syf.··
2025 39. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 00:04
Kitap etkileyici bir cümleyle başlıyor. "Dışarıda bakımevi dyorlardı oraya ama mezarım olacağını biliyorurdum ben." Küba'da zihinsel ve bedensel engellilerin bakılması için kurulan ve devlet tarafından desteklenen bakımevlerinde kaderine terk edilen insanları ele alıyor. Bakımevinin sahibi ticarethane olarak kullanır. En az masrafla en çok kârı elde etmenin yoluna bakar. Kurtulmaya çalıştığınız takdirde veya kârın azalmasına sebep olduğunuzda yasalar sizi engeller. Guilermo Rosales, bakımevi üzerinden Küba'yı ele almış. Kitabın sonuna İvette Levya Martines'in yazarı ve eseri tanıtan bir yazı eklenmiş.
Felaketzedeler EviGuillermo Rosales · Jaguar Kitap Yayınları · 20173,419 okunma
Puan vermedi·318 syf.··
2025 40. kitabı
Tarihle kurgunun iç içe geçtiği, akıcı bir roman...Ömer Hayyam'ın 11.yy'da Semerkant'ta başlayan "Rubaiyat"adlı eserinin 20.yy'da Titanic'te biten hikayesi anlatılmıştır. Ömer Hayyam'ın hayatı üzerinden Selçuklu döneminin siyasal ve kültürel durumu ele alınmış. Nizamülmülk, Hasan Sabbah , Melikşah gibi tarihî karakterler ; güç, ihanet, dostluk, felsefe ve daha sayısız nice tema iç içe geçmiş durumda. Hayyam'ın Cihan'a olan aşkı, Ebu Tahir ile dostluğu, dönemin karmaşası, siyasal oyunlar , Alamut Kalesi' nin gölgesinde yaşananlar... romanı daha sürükleyici ve dinamik kılmış. "Her değişim, katliamları, ıstırapları, kaçınılmaz yağmaları ve yıkımları beraberinde getiriyordu." Bu ifade kitabın ince,derin ruhunu taşıyor gibi... Gerçek ile kurgunun harmanını okurken, "Bu yaşanmış olabilir mi? Veya böyle mi olmuş şeklinde araştırmaya yönlendiren bir yapıda. Ömer Hayyam'ın hayata , ölüme, ... Yaklaşımı oldukça etkileyici: "Mezarım öyle bir yerde olacak ki, her ilkbaharda kuzey rüzgârı üzerine çiçekler saçacak."
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
TANRI'NIN YALNIZ ÇOCUKLARI
9/10
·232 syf.··
2025 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2025 05:40
Herkese Merhaba çok etkileyici bir kitap okudum ilk elden tavsiyemdir.. "İnsanları yargılamak kolay. Hayatta kötü şeyler yaptım ama kötü birisi değilim. İyi şeyler yapan insanların da iyi insanlar olmadığını gördüm. Sabah akşam yalnızım, her zaman tek başımayım. Üzerimde o kadar yük var ki artık taşıyamıyorum. Çok yoruldum. Kimse bana yer açmadı. Ne bir tabutum olsun istiyorum ne de mezarım. Şimdi hayatıma son vermeye karar vermişken katilmiyim kurban mı onu da bilmiyorum. Hayata dair umudumu da böyle kaybettim. " Tanrı'nın Yalnız Çocukları köksüzlük aidiyetsizlik ve kimliksizlik üzerine bir kitap. Kök salamama hiç bir yere ait olamama hiç bir yerde kabul görmeme üzerine. Üç çocuğun Üç yetimin Üç öksüzün hikayesi Issa, Muhammed ve Ferid.. Midilli adası Moria mülteci kampı. Can yeleğinin merahametine kalmış hayatlar. İmkansız hayaller. Avrupaya kapak atmak kurtuluşun anahtarı. Eski yaralar iyileşir mi? Peki ya ruha hangi merhem sirayet eder iyileşmesi için.Kimsesi olmayan bir çocuk dünyaya sığar mı ? Eline silah tutuşturulmuş 16 yaşındaki bir çocuk katil midir kurban mı? Yazarımız çok yalın bir dille içinde bulunduğumuz zamanlara ayna oluyor. Ötekine bakıyor öteki olmanın altında ezilen, hiç bir yere ait olmayanların hikayesini anlatıyor bize. Parmağıma değil işaret ettiğime bakın diyor.. Kitaba notum 10/9 kitapla kalın
Edebiyat
Tanrı'nın Yalnız ÇocuklarıMetin Yaban · Doğan Kitap · 202526 okunma
Reklam
Reklam