Yanıtı dış koşullarda değil, önce iç dünyanda ara..
6/10
·259 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Lynn Grabhorn’un Affedersiniz Ama Hayat Sizi Bekliyor kitabını merak ederek okumaya başladım. Kitabın temel mesajı tanıdıktı: Hayatımızı sadece düşüncelerimiz değil, düşüncelerimizin arkasındaki duygu hâli de şekillendiriyor. Grabhorn, Çekim Yasası perspektifinden bakarak, içinde bulunduğumuz duygusal frekansın hayatımızdaki deneyimleri etkilediğini savunuyor ve şu sorulara dikkat çekiyor: “Neden hep aynı döngülerdeyim?” “Neden istediğim şeyler gelmiyor?” Yanıtı dış koşullarda değil, önce iç dünyamızda arıyor. Zen, Budizm ve mindfulness daha çok “olanı olduğu gibi görmek, tutunmayı bırakmak ve kabul etmek” tarafındayken; bu kitap “duygusal titreşimini değiştir, hayatın değişsin” yaklaşımına daha yakın duruyor. Ben kitabı hayatı kontrol etmenin bir yöntemi olarak değil, kendime ayna tutan bir davet olarak okudum. Çünkü hayatımın mükemmel olmasıyla ilgilenmiyorum. Her şey istediğim gibi gitse de gitmese de, hayatla kurduğum ilişkinin niteliği benim için daha önemli. Bu yüzden kitapta beni en çok etkileyen soru şu oldu: “Şu anda hayatla hangi duygudan ilişki kuruyorum?” Korkudan mı? Eksiklikten mi? Yoksa güven, açıklık ve kabullenmeden mi? Grabhorn kitapta dört adım öneriyor: • Ne istemediğini belirle. • Ne istediğini belirle. • İstediğin şeyi hisset.
Ben ve Duygularım
Affedersiniz Ama Hayat Sizi Bekliyor!Lynn Grabhorn · Nokta Yayınları · 20046 okunma
Sabırla demliyoruz o zaman mutluluğumuzu
8/10
··
Beğendi
Yaşamanızın sebebi dopamin desem? Hatta bu dopaminin sıfırdan üretileblir olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz desem? üstelik bu kitap da tam da bunun üstüne yazılmış! dopamin nedir az cok bililiyoruz hepimiz ama bilmeyenler için; dopamin nörotransmitter bi madde yani beynimizdeki sinir hücrelerinin sinaps yaparken (bağlantı kurarken) bir sinirden öbürüne yolladıgı kucuk paketler gibi. Hem birden fazla siniri uyarabiliyor ya da tek bir siniri uyarabiliyor bu şekil bir özelliğe sahip. Birçok işlevi var ama bu kitaptaki insanı harakete geçiren işlevi yani ödül ceza sistemi. ve bu hayatımızın her anında var aslında: acıkınca yemek yemek aslında ödül ceza sisteminin bir parçasıdır, bu yüzden çok acıktıgımızda o yemeğin tadı daha güzel gelir çünkü o acıdan o açlıktan sonra gelen ödül yani yemek beynimizde dopamini pik yaptırır. Vucüdumuzda belli bir miktar dopamin bulunuyor ve bu dopamin sürkeli bir dönügden geçiyor pik yaptıgı bir nokta da var çöküşü de var hatta pik yapıyorsa garanti bir çöküş var! ying yang gibi üşünebilirsiniz gerçekten atalarımızın bir bildiği varmış çok güldük başımıza kötü bir şey gelecek demekte aslında haklılar. peki biz bu beynimizdeki her saniye dopamin sisemini kontrol etmeye calısan ellere rağmen nasıl kendiizi akıştan kurtabilicez?: yine bunun cevabını kitap veriyor ve pek cok söylenecek söz var ama kısacası mindfulness yani bilinçli farkındalık. Bunu psikoloji dersinde de işlemiştik kitapta da yer edilmesi hoşuma gittiği gibi aklıma da yatmıştı okurken. Örnek verecek olursak canın tatlı bir şeyler çekiyor yanınızda da baklava ve greyfurt var mesela işte o greyfurt ''tanısan seversin aslında'' kategorisinde hiç şans verilmeyecek ama tatlıdansa sana çok daha iyi gelecek eleman. Devamını yazar açıklıyor kitapta cok daha fazla örnek çok daha
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma
Reklam
2/10
·408 syf.··
2026 9. kitabı
Bu kitap bir kişisel gelişim ya da psikoloji kitabı değil. Daha çok, yazarın kendi eğitimlerine mürid toplamak için yazdığı bir kitap. Yazarını ayakta alkışlıyorum. Beyaz yakalı modern insanın bağlanma açığını keşfedince, kendine seküler bir tarikat kurmuş, şeyhliğini ilan etmiş. “Aydınlatıyorum, dönüştürüyorum” ayağına müridlerinin paralarını cukkalıyor; para almadıklarına da çay demletiyor, ortalığı toplatıyor, getir götürünü yaptırıyor. Kitap boyunca aynı kavramlar dönüp duruyor: uyanmak, aydınlanmak, dönüşmek, değişim, olasılıklar, seçim… “Her şey senin seçimin”, “Anda ol”, “Anı yaşa”, “Bakış açını değiştir”, “Hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme”, “Merkezine dön”, “Merkezleş”, “Gerçeği gör”, “Gerçekliğini yaşa”, “Affetmek”, “Anda kalmak”, “Aydınlanmak”, “Dönüşmek”, “Kendini bilmek”, “Kendi içine dönmek”, “Nefes, nefes, nefes…” Bunlar durmadan yineleniyor ama hiçbirinin altı tam doldurulmuyor. Mesela kendini bilmek için ne yapmalı? Aaa, tabii ki yazarın eğitimlerine katılmalısınız (!) İşin içine kuantum safsataları katılmış: sonsuz olasılıklar evreni, senin o evrenlerden seçim yaptığın gibi… Erkcan Özcan Hoca’ya yöneltilen “Hocam, kuantum fal mıdır?” sorusundan sonra yüzünün aldığı ifadeye benzer bir ifade kitap boyunca benim de yüzüme oturuyor. Bahsettiğim hocanın videolarından çıkardığım sonuç şu ki: Kuantum olasılığı, senin dileğinle seçilen bir menü değil; matematiksel olarak hesaplanan, deneylerle doğrulanan bir olasılık yapısıdır. Zar atınca 1–6 arası gelme olasılıkları vardır. Ama “Ben 6 frekansına girdim, ben tüm kalbimle 6’yı seçiyorum, aldım kabul ettim, 777 dedim, o yüzden 6 gelecek” diyemeyiz. Kitabın dediğine göre istediğin şeyleri kalbinden geçir, olması için ne gerekli sorularını sor; kalbinin titreşimleri doğru olasılıkların frekansını çekecek
SeyirPiraye · Mona Yayıncılık · 202115,2bin okunma
9/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 17:01
Duygu Düzenleme ve Farkındalık: Korku ve Endişenin Üstesinden Gelmek, anksiyete ve yoğun duygularla baş etmeyi daha anlaşılır ve uygulanabilir hale getiren, pratik odaklı bir rehber. Kitapta David H. Klemanski ve Joshua E. Curtiss, farkındalık (mindfulness) ve duygu düzenleme tekniklerini birlikte ele alıyor. En güçlü yanı, teoriden çok günlük hayatta kullanılabilecek küçük egzersizlere yer vermesi. Özellikle kaygı anında ne yapacağını bilemeyenler için adım adım yönlendirmeler oldukça faydalı. Dili genel olarak sade ve akıcı; ancak yer yer tekrar hissi oluşabiliyor. Yine de bu tekrarlar, öğrenilen tekniklerin pekişmesine yardımcı oluyor. Kısaca: Eğer kaygını daha iyi anlamak ve kontrol etmek için uygulanabilir yöntemler arıyorsan, abartılı vaatler sunmadan gerçekçi ve işe yarar bir kaynak.
Duygu Düzenleme ve FarkındalıkDavid H. Klemanski · Yakamoz Yayıncılık · 20252 okunma
Uykusuz gecelerin sabahını bana sor…
Puan vermedi·221 syf.··
2026 41. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 12:01
Değerli hocam Sayın Prof. Dr. Selçuk Aslan’ın kaleminden Uyku, Uykusuzluk ve Rüyalar isimli eser, uyku problemleri çeken danışanlarla çalışırken kullanılabilecek bilişsel davranışçı teknikler içermektedir. Eserin başlarında uykusuzluk nedenleri, uyku fizyolojisi, tanı ve değerlendirme kriterleri, uyku bozukluklarının sınıflandırması, yol açan etmenler, hazırlayan ve sürdüren sebepler, Farmakolojik tedavi, alternatif tedaviler, psikoterapi, BDT, Mindfulness anlatılmakta ve son olarak rüyaların etkisi ve içeriği ile bitmektedir. Kitabın sonunda ise ek destekleyici materyaller bulunmaktadır. Alandaki bireyler için öneririm, ancak uykusuzluk sorunu yaşayan bireyler için anlaşılması kolay olsa da uygulaması tek başına zor olacaktır. Uyku hijyeni rutinleri, gevşeme egzersizleri, imgeleme gibi bölümleri oturtmak gerekir. Rüyalar kısmını daha detaylı beklemiştim çok yüzeyseldi. Ancak yine de uykusuzluk sorunu için olan kısımlara bakarsak bir rehber niteliğindedir. Keyifli okumalar dilerimm..
Psikoloji
Uyku, Uykusuzluk ve RüyalarSelçuk Aslan · AKILÇELEN KİTAPLAR · 202016 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2022 158. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2022 02:10
Seneca'ya göre mutlu yaşam (vita beata) şu şekilde tanımlanır: Mutluluk = Doğaya uygun yaşamak (Stoacıların temel ilkesi). Doğaya uygun yaşam = Akla / akılcı yaşama göre hareket etmek. En yüce iyi (summum bonum) → Erdem (virtus). Erdem tek gerçek iyidir; diğer her şey (zenginlik, şöhret, sağlık, acı, haz) "tercih edilen" ya da "tercih edilmeyen kayıtsız şeyler"dir. Mutlu insan:Aklı özgür, yüksek, korkusuz ve kararlıdır. Korku ve arzunun ötesindedir. Hazza köle olmaz, hazzı erdemin yan ürünü olarak görür. Kalabalıktan uzak durur, çoğunluğun görüşüne değil kendi aklına güvenir. Beklentileri ve istekleri minimumda tutar → çünkü istek arttıkça mutsuzluk artar. Seneca, Epikurosçuluğu da eleştirir ve haz odaklı mutluluğu reddeder; hazza değil erdeme odaklanmayı savunur. "Yaşam yeterince uzundur; onu biz kısaltırız, boşa harcarız." Mutluluk dışsal şeylere bağlı değildir; içseldir, erdemli bir ruhtan gelir. Zenginlik veya fakirlik mutluluğu etkilemez; önemli olan zenginlikle ne yaptığımızdır. Gerçek mutluluk → iç huzur (tranquillitas), derin sevinç ve kendi kendine yeterliliktir. Kimler İçin Uygun? Stoacılık'a giriş yapmak isteyenler Modern "mindfulness", minimalizm, tüketim eleştirisiyle ilgilenenler "Hayat çok kısa, nasıl daha anlamlı yaşarım?" sorusunu soranlar Zenginlik–mutluluk ilişkisi üzerine düşünmek isteyenler (Seneca kendisi çok zengin bir adamdı ve bu çelişkiyi de açıkça tartışır) Okuduktan sonra insanın "aslında neyin peşinde koştuğu" üzerine ciddi bir muhasebe yapmasını sağlıyor. Stoacıların en net ve uygulanabilir eserlerinden biri diyebilirim.
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,6bin okunma
Reklam
Reklam