Mine

Mine
@minedemirtas
Altı çizili cümlelerden oluşan basit ama anlamlı bir hayat
119 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
‘’Bana bilmediğim bir şey söylemiyorsun ki. ‘Biraz bırak kendini, gerisi gelecek.’ Bunu bana söylemendeki amaç ne? Eğer şu anda kendimi bırakacak olursam, paramparça olurum. Ben hep böyle yaşadım ve başka türlüsünü bilmiyorum. Eğer kendimi koyuverirsem, bir daha eskisi gibi olamam. Un ufak olurum ve sonunda da buharlaşırım. Niçin anlamıyorsun ki? Ve bunu anlayamadıktan sonra, hep benimle ilgileneceğini nasıl söyleyebiliyorsun?’’
Mine
‘Sanırım seni henüz tam anlayamıyorum. Pek akıllı olduğum söylenemez. Anlamam için bana biraz daha zaman gerekiyor. İşte bu zamana sahip olursam, seni dünyada en iyi anlayan insan ben olacağım.’
‘Nereyi seversen orası senin dünyandır,’ diye atıldı, hüzünlü bir çarkıfelek; gençliğinde eski bir köknar kutuya bağlanmıştı; kalbi kırıktı ve bununla gurur duyardı. ‘Ama aşkın modası geçti artık, şairler öldürdü aşkı. Aşk hakkında o kadar çok şey yazdılar ki, kimse onlara inanmaz oldu; bence çok normal. Gerçek aşık acı çeker ve susar. Hatırlıyorum da, ben bir zamanlar… Ama artık önemi kalmadı. Sevda maziye karıştı.’
Mine
‘Ne münasebet!’ dedi Roma kandili. ‘Sevda ölümsüzdür. Ay gibidir, sonsuza dek yaşar.
Doğru dürüst adım atıp yürümesini bilmeyen bir insanla gerçeği aramaya çıkmanın anlamı var mı?
Mine
Bütün toptancı yargılar çürük ve tehlikelidir.
Herkesin gözü dışardadır; ben gözümü içime çevirir, içime diker, içimde gezdiririm. Herkes önüne bakar, ben içime bakarım: Benim işim gücüm kendimledir. Hep kendimi seyreder, kendimi yoklar, kendimi tadarım. Herkes kendinden başka şeylerin peşindedir; hep kendinin ötesine gitmek sevdasındadır.
Mine
Bense kendi içimde yuvarlanıp gidiyorum.