At, avrat, silah bir deee saat miş :)
Bir yiğit dört şeysiz olamaz. Hem de senin gibi bir yiğit. O dört şeyden birincisi saat, ikincisi güzel, kalın sağrılı avrat, üçüncüsü silah, dördüncüsü yavuz, kulağı kalem gibi, tüyleri yıldırdayan attır.
Alıntı
Yüreğini Küçült!
Çincede dikkat etmek, "yüreği küçültmek" olarak söylenir; burada küçüğün anlamı yoksul ya da zavallı anlamında değil, tam tersine varoluşun en ince boyutlarına yer açarak onları kucaklamaktır. Yüreği küçültmek çevremizde daim olan, fark etmesek de bizi de içine alan, hayatın ve ölümün gizemli ve yüce dansını derinlemesine anlamamı sağlamıştır. Bu dansın gayet belirli bir ritmi vardır; yılların akışında sabit kalmayı sürdüren vuruşlar yinelenir durur. Nisan dolunayından sonra ormanın dibindeki çilekler çiçeklenir; on hazirana doğru kestaneler mis kokulu ve göz alıcı renk çağlayanlarını sergilerler; mayıs başında akdikenler patlar, yirmi ve yirmi iki mart arasında ibibik kuşları bizi neşelendirmek için geri gelirler ve aralık başlarında ağaçların özsuları bir sonraki mevsimin filizlerini ve tomurcuklarını beslemek için ağaç gövdelerinden tırmanmaya başlarlar.
Sayfa 95·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Bana göre bunun tek bir açıklaması var; bu adam kendi özüne olan saygısını kaybetmek istemiyor. Besbelli ki kendiyle kurduğu ilişki özel ve önemli... Kimse bilmiyor ama sen kendin biliyorsun. Ve sen, kendin için dünyadaki en önemli insansın. Öyle olmalısın! Aksi halde yaşadığın hayat senin hayatın olmaz, -mış gibi bir hayat sürersin. Bu yüzden 'benim hayatım' diyebilmen, 'Yaşadım!' diyebilmen için her zaman, bu durumda olduğu gibi kimsenin bilmediği bir koşulda dahi, sen kendin için doğru olanı, adil olanı yapmalısın."
ah Emsal kalfa ah bendeki kafa kafa olaydı kocakarıyı boğmanın fikrini kuracağım yerde seni vuruverirdim sona da o ağaç tepelerinde gezen oğlunu ağacın dalından gümbür diye atlayıp yüreğimi ağzıma getirdiği yetmedi kocca yaz boyu bahçeyi bana zehir ettiği yetmedi üç yaz sona gelip öteki herifler gibi üstüme çıktığı yetmedi bi de bu işleri açtı başıma bennen kaçmayı nereden kodu aklına tanrım bilir bi kez olsun gözüne mi baktım yüzüne mi güldüm bunca yıldır zati kahpenin âlâsı olmuşum bi de hükümet nikâhlı erimi bırakıp bu tüysüz oğlanın peşine düşecem öyle mi peki ne diye sona neye yarar Hüsrev bey bi polise bi candarmaya haber salmaynan bizi yakalatmaz mı yakalatınca da etmediğini kor mu kur-tul-mak-mış nasıl kurtulacağız olur mu öyle şey bi adam vurup da kaçmak kolay mı nah işte öldürdün de gömdük de kurtulduk mu eliylen koymuş gibi bulmadılar mı ak çiçekli ağacın altında bi zalımdan kurtulmanın yolu olmadığını ben bu aklımdan bilirim de o güya okumuş oğlan nasıl bilmez bi de soruyo neden yapıyomuşum deyi Neden yapıyorsun bu işi? Hoşuna mı gidiyor yabancı erkeklerle... İstiyor musun? çünkü bana fikrimi soran olmuş çünkü Hüsrev bey demiş ki kız Melek istemezsen herif getirmeyeyim sen de yatağında rahat uyu demiş neden yapıyormuşum yapmamak olabili mi sona Hüsrev bey bana ne eder neler eder İstemiyorsan eğer neden boyun eğiyorsun bu zorbalığa? boyun eğmeyip de ne edecem peki bak hiç ağzından çıkan sözü kulağı duyar mı bak hiç anlamı var mı sorduğunun Gel, alıp götüreyim seni buradan. Kaçalım birlikte. Kurtul. kurtulacağımmış o da nasıl kurtulmakmış kim ki Yalçın beni kurtaracak bi kalfanın oğlu hem de ötekiler gibi çöküverdi üstüme madem kurtarmasını biliyodu yapmayaydı Hüsrev beyin her dediğini önüme diz çöküp köpekler gibi oramı buramı yalayıp sona da döşeğin üstünde
Sayfa 83·Kitabı okudu
Memur düşmanı müfettiş!
Sen necisin?" diye sormuşum. "Ben müfettişim," dedi. Bilmezden geldim: "Müfettiş nedir? Me­mur mu?" dedim. Biz mahpus damında müfettişi çok gördük. Ni­yetim gönül eğlemek ... "Müfettiş demek memur düşmanı ... " de­ di, "yani memur takımından milletin bir şikayeti olursa ben da­ireyi apansız basar, kağıtları teftiş ederim. Köylüye bir haksızlık yapıldı mı, rüşvet yenildi mi ceza veririm. Senin anlayacağın ben memura karşı her zaman eşkiyanın hakkını ararım. Eşkiya dostu­yum," dedi. Herifteki ağza bak! Cevabı cebinde bir herif. .. "Eyi miş öyleyse beyefendi," dedim, "sen memur takımı üstüne mü­fettiş isen ben de umum dağlar üstüne müfettişim."
Sayfa 96·Kitabı okuyor
Bu gerçek her şeyin üstündedir: Miş Gibi Yap. Eğer yeterince uzun süre bir başkasıymış gibi davranırsan, eski 'kendinin' aslında ne kadar büyük bir kurmaca olduğunu anlarsın.
Sayfa 251·Kitabı okuyor