Bankai. Minazuki!
Puan vermedi·536 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 20:40
Seriyi ilk defa birkaç sene önce tüyapta ithaki standındaki bir arkadaştan duymuştum, okuduğum serileri söylediğimde bunu da seversin demişti (bundan sonra Barut Büyücüsü de var), güvenip seriyi tamamlamıştım ve iyi de oldu açıkçası. Kitabı genel olarak sevdim, akıcı bir üslubu var ve kolay okutuyor kendini, cümleleri sisifos gibi okumuyorsunuz kısacası :D Bana biraz Grisha kolaylığı verdi açıkçası, Grisha'yı okurken de hiç zorlanmamıştım, bir şeyler çok detaylı değildi, yumuşak bir seriydi, aynı şekilde bu kitapta biraz öyle. Yumuşaktan kastımı sakın ola vahşet açısından anlamayın çünkü kitapta ziyadesiyle vahşet var, ana karakterlerimizden birinin lakabı KANLI Dokuz ve gerçekten KANLI sıfatını hak ediyor kendisi, ki zaten başlıktaki Minazuki'nin sebebi de buydu. Şimdii yumuşaktan kastın ne derseniz şöyle ki, gerçekten baba fantastik yazarları okuduğunuzda şunu görüyorsunuz, her şey betimleniyor, her şey anlatılıyor, neredeyse hiçbir olay/ara olay atlanmıyor ki bu yer yer bayıyor ama böyle bir farkları var bu yazarların. Örnek vermem gerekirse Jezal diye bir karakterimiz var ve karakterimiz bir arena turnuvasına dahil oluyor. Burada kendisinin baş rakibi olan bir abimiz var ve biz Jezal'ın arenadaki dövüşüyle alâkalı tüm antrenman süreci boyunca bu abiye odaklanıyoruz çünkü tek rakibi oymuş gibi anlatılıyor. Tabii ki de turnuva eleme sistemiyle ilerliyor, savaşçılar birbiriyle dövüşüyorlar ve kazana kazana en son iki kişi dövüşüyor. Burada ilk dövüşü olması lazım bize şöyle anlatılıyor; o günün sabahında Jezal'ı okuyoruz, normal hayatında ne yapıyorsa onu yapıyor sonrasında bugün dövüşün var nasıl hissediyorsun gibi bir şeyler duyuyoruz, bu sayede o gün dövüş olduğunu anlıyoruz, devamında sohbetler günlük işler derken bir zaman atlamasıyla o günün akşamına
Fantastik
Bıçağın KendisiJoe Abercrombie · İthaki Yayınları · 2019330 okunma
Puan vermedi·342 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 12:16
Büyünün bilgi ile anlamlandırılarak bilim olması. Veya bilgi olmadığında bilimin büyü sanılması. İşte Zelazny’nin Işık Tanrısı kitabı… Işık Tanrısı, bilgiyle önümüzün aydınlanacağını ve bilgisizliğin yalnızca bir süreç olduğunu kendine öz olarak kabul ediyor ve bu özü kelimelerin gücüyle gösteriyor. Sanırım buna en güzel örnek kitabın kendisi olacağından buraya kitabın daha en başında bulunan bir paragraftan ufak bir kısım koymak istiyorum; “Pusulanın dört yönünü mantık, bilgi, hikmet ve bilinmeyen oluşturur. Bazıları bu sonuncu yöne doğru eğilir. Diğerleri ise üzerine gider. Onun önünde eğilmek diğer üç yönü gözden kaybetmek demektir. Ben bilinmeye teslim olabilirim, ama bilinemeyene asla.” Özellikle son cümlenin bilimin ışığında yürümeyi seven bizleri çok güzel tanımlandığını düşünüyorum. Bir şeyi bilemiyor veya anlayamıyor olabiliriz. Fakat önemli olan bilinmezliği araştırarak anlamlandırmaya çalışmaktır. Çünkü bilim her şeyi bilmek değildir, her şeyi bilme uğraşıdır. Eh, bir bilimkurgu kitabında bilimin bulunması ve bilimin özünün anlatılması çok şaşırtıcı olmayacağından (veya insanın köpeği ısırması gibi haber niteliği taşımadığından*) ve başlangıç altı bilim tanımlarımın ilgi çekiciliğinin** incelemenin odağını kaydıracağından yavaştan kitabın dilini ve konusunu konuştuğumuz kısımlara geçebiliriz sanırım. *Gezegen D01O02G03’de. Bu gezegende soyu tükenmekte olan alt ırk insanlığa zarar vermek gezegenden sürülmek anlamına gelmektedir. **Düşen insan veya basit işleri beceremeyen insanların videoları gibi düşünebilirsiniz. Bu videolara bizim başımıza gelmediği için güler, keyifle vakit geçirir ve hapsoluruz. İlgimiz, odağımız orada kalır. Kitabın anlatım dili diğer bilimkurgu kitaplarından alışkın olduğunuz dilden biraz daha farklı gelebilir. Çünkü Zelanzy
Işık TanrısıRoger Zelazny · İthaki Yayınları · 2016488 okunma
Reklam
Orta dünya ansiklopedisi
Puan vermedi·512 syf.··
2025 29. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 21:38
İlyada destanından sonra bu kitabı bitirebileceğimi hiç düşünmüyordum. İtiraf ediyorum. Çünkü tanrılar dünyasına öyle bir kaptırmıştım ki hiç çıkamayacağımı zannettim. Bir daha orta dünyaya dönemem sanıyordum. Kitabın ilk 200 sayfasını belki çok zorlanarak okudum. Kitap falan değil ya bildiğin ansiklopedi bu. Yarısından sonra artık bildiğim hikayeleri anlatmaya başladı. Daha doğrusu daha önce okuduğum öyküleri. Beren ile Luthien'i. Hurun'in Çocukları'nı. Ne bileyim işte Galadriel'i, Elrond'u, İsildur'u. Ve hatta Sauron'u. Sonlara doğru Gri Gangalf ve Frodo dahil. Birinci yarısı zordu ama ikinci yarısı aktı gitti. Azıcık aşinalık bile çok fark ediyormuş onu anladım. O yüzden bundan sonra okuyacağım diğer orta dünya evreni kitaplarında bu kitabın çok faydası olacağını biliyorum. Ve hatta dönüp dönüp bakmak isteyeceğimi de biliyorum. Gerekirse sahura kadar uyumayıp bitireceğim diyerek okudum bugün. Çünkü ben ramazan'a bu tip kitapları dahil etmek istemiyorum. Kitabın son 30 sayfası kaldığında yatsı ezanı okundu teravihe nasıl yetiştiğimi bilmiyorum. Mahalle camisi teyzeler araya perde falan çekmiş. Ben de dışarıdaki bir yere durdum. Neyse yanımdaki kızlara sordum hoca şu an tam neyi kıldırıyor diye. Daha başlamadı dediler. Bir gariplik var dedim. Farzı kıldım bekledim. Bir de baktım ki hoca farza yeni kalkıyor. Bilmiyorum gariplik olsa yine iyi. Sonra hocanın mikrofonundan ses gelmemeye başladı. O da yetmedi başka bir şey oldu ama o belki de söylenmemesi gereken bir şeydir. Ben bazen böyle şeylerde hassas olmayabiliyorum ama. Bu sefer kızlar bana sordu ne yapacağız diye. Neyse yaptık bir şeyler. Kısacası iki defa farz kılmış oldum. Sonra dedim ki en son kıldığım yatsı namazında bir şüphe mi vardı acaba. Bazen böyle şeyler düşünürüm. Eğer bu kitap yüzünden teravih
Edebiyat
SilmarillionJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 20226,5bin okunma
9/10
·418 syf.··
Beğendi
·
2023 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2023 00:27
Numenor'un Düşüşü 2. Çağı anlatan Güç Yüzükleri dizisi tam bir fiyasko olsa Christopher Tolkien babasının notlarından derlediği bu eseri bizlere sunduğu için Orta Dünya severleri çok mutlu oldu bu duruma. Çünkü ikinci çağ gerçekte karanlık ve kadim bir çağ. Hikayeleri, anlatılanları kronolojik bir sıraya göre anlatan yazar 3000 yıllık bir çağı tek cilte sığdırmış ve akıcı bir dil kullanmış. Olay hikayeleri, örgüsü, diğer kitaplardan alınan alıntılar, içinde ki savaşlar, Sauron'un yükselişi ve Güç Yüzüklerinin yapımı sırasıyla öyle güzel işlenmiş ki beni çok fazla sıkmadı okurken ki Orta Dünya severleri de sıkılmadan okur. Sadece diyalog yönünden çok bir şey yoktu karakterler arasında. "Dünya her daim sıradışı koşullara gece," dedi Mithrandir, "ve Bilge olanlar yıldığı vakit düğümü görünürde aciz olanların yapacağı işler çözecektir." Syf. 318 J. R. R. Tolkien Christopher Tolkien Numenor’un Düşüşü
Edebiyat
Numenor’un DüşüşüJ. R. R. Tolkien · İthaki Yayınları · 2023424 okunma
Arcturus'a Yolculuk (A Voyage To Arcturus) - Kitap - David Lindsay -1920
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
Tolkien de dahil, en az, tanıtımında bahsedilenlerin sayısı kadar yazar etkilemiş hatta büyük olasılıkla etkilenmiş yazarlardan büyük bir ordu kurmuş, birçok fantastik akımın öncüsü bir kitapla karşı karşıyayız. Strugatsky'lerin ve Tarkovsky'nin bir nevi bilimkurguda "İsa Golgotha'ya haçını taşıyor"'u olan "STALKER" tarzı hikayelerinin şeklen öncüsü de diyebiliriz. Ruslar tarza tam yakışacak ismi 50 yıl sonra koymuş. Amerika'dansa etkilenenlerden bir örnek Conan'ın yaratıcısı Robert E. Howard'ın fantastik "ALMURIC" gezegeninde geçen, gezegenle aynı isimdeki 1939 kökenli romanıdır. Neyse konumuza dönersek; kitabı okurken başlarda, kendi dönemi 1910'ların spiritüalizm akımını UFO'lara bağlıyor Lindsay derken, kitap ilerledikçe, adeta 1960'ların saykodelik akımının tasvirleriyle, ziyaret ettiği uzaktaki bir gezegeni kişileriyle, yaratıklarıyla betimlemeye başladığını görüyoruz. Öyle ki "Tormance" isimli o gezegende, bir sahne diğer bir sahneyi yıkıp geçerken, bir karakter bir önceki karakteri unutturacak derecede baskınlaşıyor, kitabın ortalara doğru, turuncu güneş Arcturus'un arkasından doğan ikizi mavi güneş Arcturus ile çok farklı hislerin, acıların, oluşumların, dönüşümlerin furyası içerisinde yüzüyorsunuz. Kitap daha da ilerledikçe Tolkien'in, uçan teknesiyle Silmaril mücevherini taşıyan Eärendil kahramanını yaratırken direk bu kitaptan esinlendiğine şahit oluyorsunuz. Ki Eärendil ismi, JWST teleskopuyla bu yıl yeni keşfedilen en kadim yıldıza verilip astronomide de kendisine yaraşır bir seçkinliğe kavuştu. Fakat isim en azından tabiyki Prof. Tolkien'e ait. Birebir esinlenmelerden başka en nihayetinde, kitabın ana temasının da Tolkien'in Orta Dünyasında geçen öykülerin ana eksenini esinlendirdiğini hissediyorsunuz: Aydınlığın karanlığı yenmesi için çok acı ve
Bilim-Kurgu
Arcturus’a YolculukDavid Lindsay · İthaki Yayınları · 2016264 okunma
Puan vermedi·175 syf.··
2022 242. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2022 20:06
Bu hikâye güç yüzüklerinin ve tek yüzüğün hikâyesi. Nasıl yapıldıkları ve sonrası anlatılıyor. Bu kitabı okuyunca bazı şeyleri daha iyi anladım. Ah İsildur. Orta Dünya'da ırk olarak rezil ettin bizi... Neyse ki varisin farklıydı. Şimdi Gandalf'ın neden yüzüğe dokunmaktan o kadar korktuğunu da anlamış oldum. O Narya'nın, ateş yüzüğünün taşıyıcılığını yapmış yıllarca Mitrandhir demesinin nedeni de o Galadriel'in ona. Güzel Galadriel... O da su yüzüğünün, Nelya'nin taşıyıcılığını yapmış. Tabii bir de sevgili Elrond. Vilya, gök yüzüğünün taşıyıcısı. Üçünüzün dostluğu çok iyi anlaşıldı. Kim kime ne kadar benziyor, ne kadar varis olabilmiş?... Daha fazla okumamalısın diyorum kendime ama tutamadım. Tolkien'in nasıl bir kalemi nasıl bir hayal dünyası var, kat kat hayretteyim. Bu serüvene burada virgül koymak zorundayım. İlk fırsatta Silmarillon ile dönene kadar . Yarımlarımı bitirip okumak istediklerimi yarınlara bırakmalıyım. Şöyle de diyebiliriz: Kapanışta açılacak mevzular var. Kitapların üzerimde çok hakkı var doğru; gözlerimin hakkı daha büyük. "Elfler birçok yüzük yaptı; ama Sauron gizlice, diğer tüm yüzüklere hükmedecek olan Tek Yüzük'ü yaptı ve diğerlerinin gücü ona bağlıydı, tümüyle ona mahkûmdular." "İnsanoğlu kolaylıkla tuzağa düşebildiğini kanıtlamıştı. O günlerde Dokuz Yüzük'ü kullananlar giderek güçlendiler, eskinin kralları, büyücüleri ve savaşçıları oldular ama yüzükler onların felaketleri oldu." "Dünya'nın tuhaf rastlantıları pek çoktur,'' dedi Mithrandir, ''ve Bilgeler sendelediğinde yardım çoğunlukla zayıfın ellerinden gelir.'' "Nefret daha fazla nefreti doğuruyordu..." "Günler karanlık ve İnsanoğlu için hiçbir ümit yok, Sadıklar içinse çok az ümit var." "Onlar umutla beklemektense, yaşarlarken ölümden kaçmayı istiyorlardı."
Edebiyat
Güç Yüzüklerine DairJ. R. R. Tolkien · Altıkırkbeş Yayın · 2000917 okunma
Reklam
Reklam