Merve Demirci

Merve Demirci
@mmdmrc
13 okur puanı
Haziran 2019 tarihinde katıldı
Kişinin kendi kendini suçlaması doyum verici bir lükstür. Kendimizi suçladığımız zaman başka hiç kimsenin bizi suçlamaya hakkı yokmuş gibi gelir. Kişiyi günahtan arındıran itirafın kendisidir, yoksa günah çıkartan papaz değil.
Sayfa 123 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Tek bildiğim, önümüzdeki yaşam zamanında, eylem uzamında, neler olup biterse bitsin, neler yaparsak yapalım, bunların benim elimde olanları, hep sana yönelik olacaktı — seni bilecektim, yalnızca, anlam ve amaç olarak.
Sayfa 51 - Metis·Kitabı okudu
Silinme sırası yarın bana da gelecek. Yarın ben —şu hisseden ve düşünen insan,kendi evrenim—, evet yarın o sokaklardan geçmekten ben vazgeçeceğim, ötekiler uzak bir “Ne oldu acaba?” ile beni anacaklar. Ve bütün yaptıklarım, bütün hissettiklerim, bütün yaşadıklarım herhangi bir şehrin sokaklarındaki günlük hayattan bir yayanın eksilmesinden ibaret kalacak.
Sayfa 559 - Can yayınevi·Kitabı okudu
Anlamak öyle bir sancı ki insanın vücuduna bir başka insan daha yerleşiyormuşçasına bir darlık, isyan, bunalma, kabullenme güçlüğü ve daha, çok daha dar bir yerde yaşama mecburiyeti getiriyor.
Sayfa 87 - İletişim·Kitabı okudu
Aslında gizlice her şey bilinir, bilinir de başkası umulur, bilinenden başka olunacağı umulur. Gelmiş geçmiş herkesten biri olunduğu ve başka da olunamayacağına, bilinen tekrarların insan ve nesli tekrarlarının dün yani yirmi altı sene önce şu eski vapurun aynı koltuğunda senin yerine yolculuk eden üstelik daha umutlu olanın da umutsuzluk yurduna düşmesi ile varılır. Yeniyiz zannedende yeniye hiç yer yok, insan eski bir tekrar, eski bir ezber. İşte en son 19., 20. asır da geçti çığlık feryat. Mutsuz, menhus. Sisler, sağanak halinde izlenimler ve onların insanın üstünden durmayıp kayması ile bir görünüp bir kaybolması ile geçti. Istıraplı müzikler ve sezip anlamayış acısıyla geçti, anladığını ertesi gün hatırlayamamakla geçti, hatırladığının üzerinde durmamakla geçti, sulara bakıp bakıp Hisar Tepesi’ nden bir zerre eksiltememekle geçti, kış zor geçti, yaz narin ama tozlu, aryalar her zamankinden yakarışlı, tanrı daha mesafede, insanın ayağı daha yerde geçti. Şiirler kanat taktı, korkulana yaklaştı da geçti, okunan çoğu zaman başkasının gözlüğü takılarak okunandı o da geçti. Zorluk kolaylık ayrımına hemen hiç varılmadan zor seyahatlere seyahat, zor işlere iş, zor hallere dünya, zor hastalıklara kader diyerek geçti. Her canlıya insan dendi, sayı böyle sayıldı, hesap baştan yanlıştı. Bir sürü kaza oldu, kazaen yaşanıp kazaen ölündü, kaderine değen kim oldu? Umut ondadır.
Sayfa 167 - iletişim·Kitabı okudu