Puan vermedi·144 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 10:28
Edebiyat tarihi, zengin ve konforlu hayatından sıkılıp heyecan arayan burjuva kadınları ile hayatın sillesini yemiş, cebi delik melankolik adamların hikayeleriyle dolu galiba. Yanılgı romanında yine bu bayat klişeyi anlatmış yazar. Bir yanda Birinci Dünya Savaşı’nın cephelerinde gençliğini, ruhunu ve  ailesinin tüm servetini bırakıp dönmüş, Paris’te sefil bir ofis işine mahkum olmuş Yves Harteloup. Karşısında ise paranın, servetin ve zengin kocası Jean’ın sağladığı o korunaklı, steril dünyada sıkıntıdan patlamak üzere olan Denise Jessaint. Güney sahillerinin o rüya gibi atmosferinde bu yasak aşk filizlenirken iki karaktere de yer yer hak verdim. Denise’e hak verdim çünkü etrafı tamamen hissiz, tek derdi para ve statü olan robotlarla çevrili, hayatında ilk defa nefes aldığını hissediyor. Yves’e de hak verdim, savaşın o cehenneminden sonra sığınacak bir şefkat limanı, yaralarını saracak zarif bir eldi istedigi.. Ama haksız oldukları yerler daha fazlaydı elbette, en başta yasak bir aşkı yaşamak bütün haklılıklarını haksız kıldı benim gözümde. Denise’in durumu bir varoluşsal sancıdan ziyade, lüksün getirdiği bir şımarıklık ve tatminsizlikti aslında. Yaşadığı hayatın sterilliğinden şikayet ederken, o hayatın sunduğu hiçbir maddi konfordan da vazgeçmeye niyeti yoktu. Yves’i gerçekten sevdiğinden mi, yoksa monoton hayatına bir heyecan katmak, kendini bir roman kahramanı gibi hissetmek için mi seçtiği şüpheli çünkü. Yves kendi monotonluğunu kıracak bir oyuncak, hissiz dünyasından kaçış sağlayacak geçici bir macera mıydı onun için?Gerçek sorumluluklar kapıyı çaldığında o steril dünyasına geri döneceğini bilmenin rahatlığıyla hareket etmesi, onun bu aşkta haksız ve samiyetsiz oldugunun kanıtıydı aslında. Yves ise savaşın faturasını ve kendi hayal kırıklıklarını Denise’e kesti bi
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024705 okunma
8/10
·80 syf.··
2023 14. kitabı
Kitabın Konusu ve Temaları * Ana karakter, hayatın anlamını sorgularken, bir olay vesilesiyle duygularını yeniden keşfeder. * İç hesaplaşma, bencillik ve insani duygular arasındaki çatışmalar ön planda. * Monoton ve anlamsız gelen burjuva yaşamı, karakterin gözünden eleştirel bir bakış açısıyla anlatılır. * Zweig’in ustalıkla kaleme aldığı iç monologlar, bireyin zihinsel dönüşümünü gözler önüne seriyor. Kitabın Önemi * Bireyin iç dünyasını keşfetmesine yönelik güçlü bir anlatım * Zweig’in psikolojik derinliği mükemmel işleyen üslubu * İnsan ruhunun değişim sürecine dair etkileyici bir hikâye * Burjuva toplumunun yüzeyselliğine yapılan ince eleştiriler Kimler Okumalı? * İnsan psikolojisini derinlemesine incelemeyi sevenler * Bireysel dönüşüm ve ruhsal uyanış üzerine düşünenler * Stefan Zweig’in sürükleyici anlatımına hayran olanlar
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,8bin okunma
Reklam
Beyaz Geceler Üzerine: Aşk, İdealizasyon ve Bağlanma
9/10
·218 syf.··
2022 1. kitabı
·
85 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2022 00:31
Beyaz geceler Fyodor Dostoyevski tarafından 1848 yılında yazılmış ve aynı yıl içerisinde yayımlanmış, romantizm ile gerçeklik arasında bir geçiş niteliği taşıyan değerli bir uzun öyküdür. Eserimizin kahramanı Bay Hayalperest, olanca yalnızlığı içinde yaşama ait hissetmek, yaşamın bir parçası olabilmek, arayışını anlamlı ve amaçlı kılabilmek için gerçeklikten kopararak, bir gün gerçek bir yaşama nüfuz edebileceği ümidiyle zihninde kurmaca bir dünya yaratarak adeta bir hayatta kalma mekanizması geliştirmiştir. Hayal, aşk ve gerçeklik teması ekseninde oluşturulmuş olan bu eserde isimsiz bir anlatıcının dört gece boyunca yaşadığı duygusal deneyim aktarılmaya çalışılır. Kahramanımız Bay Hayalperest, bir gün gerçek anlamda, gerçekliğe nüfuz edebilecek ve onu derinden anlayıp sevebilecek bir bağlanma nesnesi arayışındadır. İşte tam bu sırada karşımıza Nastenka çıkar. Hayalperest ilk defa bir şey tarafından görüldüğünü hisseder ve Nastenka’yı henüz doğru dürüst tanımamasına rağmen ona karşı derin bir sevgi ve bağlılık hisseder, hatta daha da ileri gidip ona aşık olduğunu bile ifade eder. Eserin trajedisi de işte tam burada başlar. Aslında Nastenka’nın hikâyesi, Hayalperest’in hikâyesiyle fikir olarak neredeyse aynıdır. Nastenka da yalnızdır ve yaşamı onu kaygılandırır ve huzursuz eder. Fakat Nastenka’nın yalnızlığının farkına varması ilk kez kiracının yaşamına dahil olmasıyla gerçekleşir. Zannımca Nastenka, kiracı sayesinde bir başka ihtimalin de olduğunu bütün çıplaklığıyla kavrar, sıkıştırılmış hisseder ve özgürlüğü arzu eder. Nastenka’ya bir kapı aralanır kiracı sayesinde; Nastenka kapıyı itmek, sonuna kadar açmak ve dışarı çıkmak ister. Dışarı ihtimali onu heyecanlandırır. Kitaptaki sevgi kavramı üzerinde durulması gereken bir kavramdır. Çünkü baktığında Nastenka
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,2bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 185. kitabı
Ahmet Ümit, Beyoğlu’nun o büyülü, çok kültürlü ama bir o kadar da tekinsiz sokaklarını üç eski dostun gözünden adeta bir labirent gibi örüyor. Sırf monoton hayattan kaçmak için girilen bir oyunun, insan ruhunun en karanlık dehlizlerine ve sarsıcı cinayetlere uzanması, şehre bir daha asla aynı gözle bakamayacağınızı hissettiriyor.
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201632,9bin okunma
Zebercet’in ve Anayurt Oteli’nin Anatomisi
8/10
·128 syf.··
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 17:51
Yusuf Atılgan’ın bu kült eserini bitirdiğimde, yaklaşık 100 sayfada bu kadar derin ve sarsıcı bir etki yaratabilmesine gerçekten hayran kaldım. Bana göre kitabın öne çıkan güçlü ve zayıf yönleri kısaca şunlar: Benim Gözümden Olumlu Yönleri (Neden Okunmalı?) Roman, ana karakter Zebercet üzerinden insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve bastırılmış duygularını o kadar çıplak anlatıyor ki, psikolojik analiz gücüne hayran kalmamak elde değil. Yazarın kullandığı bilinç akışı tekniği çok başarılı. Kendimi bir anda Zebercet’in parça parça olmuş zihninin, sanrılarının ve geçmiş travmalarının içinde buldum; bu da okuma deneyimini çok benzersiz kılıyor. Otel sadece bir bina değil, adeta Zebercet’in ruh halinin bir yansıması. Bu klostrofobik ve tekinsiz atmosfer kitaba harika bir edebi estetik katmış. Beni Zorlayan Olumsuz Yönleri (Hangi Açılardan Mesafeli Yaklaştım?) Kitap baştan sona yoğun bir çürüme, yalnızlık ve karamsarlık barındırıyor. Okurken üzerime çöken o ağır ve depresif hava beni ruhen oldukça yordu. Bastırılmış cinselliğin uç noktalarda işlenmesi, rızasız ilişkiler ve ortalıkçı kadının öldürüldüğü o soğuk cinayet sahnesi beni ciddi anlamda huzursuz etti. Hassas okurları fazlasıyla tetikleyebilecek bir üslubu var. Olay odaklı, sürükleyici kitapları sevenler için oldukça monoton gelecektir. Çünkü kitapta neredeyse hiç dış aksiyon yok; her şey bir adamın oteldeki sıradan rutinleri ve içsel çöküşü etrafında dönüyor. Yazarın kullandığı bilinç akışı, iç monolog ve zaman sıçramaları tekniği, doğrusal bir olay örgüsü (giriş-gelişme-sonuç) olmadığı için çoğu kez kafam karıştı. ​Zebercet’in zihnindeki sanrılar, rüyalar, çocukluk anıları ve şimdiki zaman hiçbir geçiş uyarısı olmadan birbirine karışıyor. ​Bu durum, kitabın takibini zorlaştırıyor. Bence keyif almak
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202537bin okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:11
꧁༺ 乇爪乇ㄥ Şİ爪Şİ尺 ️ KILIF ༻꧂ "𝐁𝐞𝐧 𝐡𝐞𝐩 𝐚𝐧𝐧𝐞𝐦𝐢𝐧 𝐬𝐞𝐬𝐬𝐢𝐳𝐜𝐞 ö𝐫𝐝üğü 𝐨 𝐠ö𝐫ü𝐧𝐦𝐞𝐳 𝐤𝐚𝐛𝐮ğ𝐮𝐧 𝐢ç𝐢𝐧𝐝𝐞 𝐲𝐚ş𝐚𝐝ı𝐦. 𝐒𝐚𝐝𝐞𝐜𝐞 𝐠üç𝐥ü 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐦 𝐠𝐞𝐫𝐞𝐤𝐭𝐢ğ𝐢 öğ𝐫𝐞𝐭𝐢𝐥𝐦𝐢ş𝐭𝐢 𝐚𝐦𝐚 𝐢ç𝐢𝐦 𝐩𝐚𝐫𝐚𝐦𝐩𝐚𝐫ç𝐚𝐲𝐝ı. 𝐁𝐚𝐛𝐚𝐦ı𝐧 ö𝐥ü𝐦ü𝐧𝐝𝐞𝐧 𝐬𝐨𝐧𝐫𝐚 𝐝𝐚 𝐲𝐚𝐯𝐚ş 𝐲𝐚𝐯𝐚ş 𝐢ç𝐢𝐦𝐝𝐞 𝐞𝐤𝐬𝐢𝐥𝐝𝐢𝐦. 𝐎 𝐲𝐨𝐤𝐥𝐮𝐤 𝐡𝐞𝐩 𝐬𝐮𝐬𝐭𝐮ğ𝐮𝐦 𝐛𝐢𝐫 çığ𝐥ı𝐤 𝐡â𝐥𝐢𝐧𝐞 𝐝ö𝐧üş𝐭ü. 𝐊ö𝐭ü 𝐛𝐢𝐫 𝐛𝐚𝐛𝐞𝐫 𝐚𝐥𝐦𝐚𝐤𝐭𝐚𝐧, 𝐭𝐞𝐫𝐤 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐞𝐤𝐭𝐞𝐧, 𝐛𝐚𝐛𝐚𝐦 𝐝𝐚 𝐨𝐥𝐝𝐮ğ𝐮 𝐠𝐢𝐛𝐢 𝐚𝐜ı ç𝐞𝐤𝐦𝐞𝐤𝐭𝐞𝐧... 𝐲𝐚𝐥𝐧ı𝐳 𝐤𝐚𝐥𝐦𝐚𝐤𝐭𝐚𝐧 𝐤𝐨𝐫𝐤𝐭𝐮𝐦. 𝐕𝐞... 𝐯𝐞 𝐬𝐨𝐧𝐮𝐧𝐝𝐚 𝐛𝐢𝐫 𝐚𝐩𝐭𝐚𝐥 𝐠𝐢𝐛𝐢, 𝐛𝐢𝐫 𝐤𝐨𝐫𝐤𝐚𝐤 𝐠𝐢𝐛𝐢 𝐨𝐧𝐮 𝐭𝐞𝐫𝐤 𝐞𝐭𝐭𝐢𝐦." Selamlar, bugün sizlere kalemini yeni tanıdığım Emel Şimşir den #kılıf paylaşımı ile geldim. Yazarın akıcı ve yalın anlatımı ile kitabın içine çekiliyorsunuz.Öznesi "KADIN" olan kitaplar her zaman ilk tercihim olmuştur. Bu kitapta da Masal ile beraber aslında pek çok kadının hayatına misafir olduk. Masal ın yıllardır üzerinde taşıdığı kılıfın aslında diğerinde de olduğunu sayfalar arasında keşfettik. Benim ilk dikkatimi çeken ise Songül ün kendi korkularını daha çok küçük yaşlarda Masal üzerinde de başlatması oldu. Bu etkiden kurtulmak isteyen Masal aslında bunubaşarmak üzereydi, lakin yaşadığı bazı olaylar hayatının kontrolünü tamamen ondan aldı. Bir kadının travmaları ve yıllar sonra tekrar nefes almaya başlamasına şahit oluyoruz. Bir kişinin etkisiyle değişen hayatlar içinde İlhan ıngeçmişinin de beni şaşırdığını söylemeliyim. Mustafa, Ferhunde,Sibel,Tanya hatta İlhan bile bumüdahalenin etkisiyle yıllarca savruldu. Masal elli yaşından seramik sanatçıdır. Eşi İlhan bir medya sektöründe ünlü hatırı sayılır ilgi çekici bir erkektir. Aralarında sessiz işleyen monoton yaşam Masal'ın artık dur demesiyle değişmeye başlar.. Sizlere Ayvalık Cunda da başlayan,temelinde çocuklukta yerleşen ,güven ve sevgi eksikliğinin yarattığı sessiz travmaların içinde yitip gitti denen bir aşkın yeniden filizlendiği yaraların sarıldığı muhteşem bir kitap
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 20269 okunma
Reklam
Reklam