10/10
·246 syf.··
2025 95. kitabı
Fevzi Mercan ikinci baskısını yaptığı kitabını dört bölüme ayırmış. Kördüğüm Sevgi ilk bölüm onbir başlıkta incelenmiş. Çok güzel hikaye ve örnekler ile bizi kendi dünyamızda yolculuğa çıkarıyor. Anadolumuzun yaşanmış hikayeleri ile bizi bilinçlendiriyor. . Mor Cepken Ceddimiz Osmanlı zamanında mor çeken, kadınların çeyizine konurmuş. Çeyiz sandığının en altına konur ve evlenen kadının onu hiç giymemesi temenni edilirmiş. Çünkü kadının o mor cepkeni giyip, evin damına, bacasına, köy meydanında herkesin görebileceği bir yere çıkması, "Kocam beni dövüyor, kocam bana izletiyor gönülsüz evlendim boşanmak istiyorum zor durumdayım bana yardım edin anlamına gelirmiş biliyor musun. #sayfakırküç . Zeka insanoğluna sunulmuş özel bir hediyedir kötülerin zekası kurnazlık iken ileri zekası vicdan ve merhamet zarifoğlu yine bir duruş olmalı insanın bir bakışı bir anlayışı bir aşkı bir davası olmalı der bazı emniyet müdürlüklerimizin duvarında yazar herkesin polisi kendi vicdanıdır diye sayfa 61 . Avrupa'da iki nikah hikayesi benim dikkatimi çeken bir bölüm oldu. "Hayalimizde şuydu kıyacağımız nikah ikimizin de dinine göre kıyılsın istedik Bu yüzden biz de nikah davetiyesinin ön yüzüne Cami arka yüzüne de kilise resmi bastırdık ve nikah günümüzü de belirleyerek davetiyeleri dağıttık." #sayfaseksendört . Her bölümü aile ile alakalı konuların çözümü ilgili hikaye ve öyküler ile beğenmiş. "Hangisini beklersek o kazanır." dikkatimi çeken bir diğer başlık. 'Çocuk, köpeklerin kulübeyi korumak için var olduğunu düşünmüştü. Oysa bir köpeğin bu iş için yeterli olacağını, öyle ise diğerine neden gerek olduğunu düşündü bir an. Hem neden köpeklerin renklerini İlla siyah ve beyaz olduğu sorusu da kafasına takılıyordu. Merakını gidermek için aklındaki soruları dedesine bir bir sordu.'
Aile İçi İletişimde Sevgi Dilinin GücüFevzi Mercan · Kitap Müptelası Yayınları · 202313 okunma
Puan vermedi·195 syf.··
2025 241. kitabı
Başlangıç için Ütopya kelimesinin ne anlama geldiğini kavramak gerekliliği Güneş Ülkesi kitabının çevirmeni Çiğdem Dürüşken'i de dikkat çekmeye yöneltmiş. Çünkü sanıyorum ütopya denilince akla komünal yaşamla birlikte komünizm ya da sosyalizm gibi ideolojiler geliyor hemen. Bu ideolojilerdeki anasırlar ütopik bir düşüncenin birçok yerinde kendini gösteriyor. Haliyle içinde bulunduğumuz eğitim sistemi, politik, medyatik söylemlerin manipüle etme gücü çoğu kişiyi bu ideolojilerin ütopya kelimesinin karşılığı olduğu inancına götürüyor. Aslında Güneş Ülkesi kitabı için de bu tür yorumlar yok değil. Bu da çevirmenin bu tanıma başvurmuş olmasına rağmen düşüncelerde pek bir şey değişmediğini ya da çevirmen notlarının okunmadığını gösterebiliyor. Öyleyse ütopya nedir ona bakalım ve Çiğdem Dürüşken'e kulak verelim. Sunuş kısmında çevirmen Ütopya için: "Thomas Morus'un Yunanca’dan, yarattığı ve Yok-ülke anlamına gelen bu sözcük, yaşadığı toplumun yoz düzenini düşüncesinde ve davranışında yeni baştan yaratmak isteyen her düşünürün, her edebiyatçının sığındığı bir zihin ülkesi değil mi? (s.9)" Bu tanımla birlikte Campanella'nın yaşadığı 16. ve 17. yüzyıldaki Batı'nın Hıristiyanlık öğretileri ve kurumlarındaki yozlaşmaya, bir karşı yaşam ve dünya biçimi sunmadır Güneş Ülkesi. Ve en önemlisi Campanella'nın Güneş Ülkesi bir Hıristiyan ülkesidir. Bunun dikkatine vararak kitabın geri kalanındaki devlet yönetimi, insanların yaşayış biçimleri ve inançlarını sergileme biçimlerine yorum getirilmelidir. Ütopik bir devlet olarak en güzel yaşam biçimi olmalıdır anlayışını düşünmekten uzak kalmak gerekir. Zira büyük bir gerçek de kültür ve inan farklılıklarının olmasıdır. Campanella'nın yaşadığı onca engizisyon işkencelerine ve hapsedilmelerine karşı Güneş Ülkesi'nin Hıristiyan bir ülke
KiTaPHaNe
Güneş ÜlkesiTommaso Campanella · Kabalcı Yayınevi · 20084,675 okunma
Reklam
Puan vermedi·124 syf.··
2025 102. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 17:51
Kendimi bildim bileli şiir okurum, kendimi buldum bulalı şiir kitapları kütüphanemin en değerli kitaplarıdır. 'Şiir benim yaşama küfürsüz bakabildiğim tek pencerem' derim hep. Farklı tarzlardan, farklı dönemlerden ve kültürlerden şairleri tanımayı da severim fakat ilk defa bir şiir kitabı bu kadar bana geçmedi. Şiir kitaba selam bile vermemiş. Ece Ayhan tanıdık bir isim, aykırı bir isim olabilir ama bence bir şair değil. Düşüncelerini karmakarışık şekilde alt alta yazınca şiire benzetmiş de olabilir, bilemiyorum neyin kafasını yaşadığını. Kendi kurallarını koyup çok güzel şiirler yazan ve kendini şiire kabul ettiren onlarca şair var fakat 'öyle yazayım bir şeyler buna da şiir derim' anlayışına ben şiir diyemiyorum. Neyse, kısaca okumayın. Şiir seviyorsanız kendinize bir iyilik yapın ve Ece Ayhan şiirlerinden uzak durun.
Duygu ve Düşünce
Şiirimiz Mor Külhanidir AbilerEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 20222,863 okunma
10/10
·402 syf.··
2025 78. kitabı
Justin McCarthy’nin Ölüm ve Sürgün: Osmanlı Müslümanlarının Etnik Kıyımı 1821–1922 adlı çalışması, Osmanlı İmparatorluğu’nun çözülme döneminde Müslüman halka yönelik kitlesel şiddeti, zorunlu göçleri ve büyük insan kayıplarını arşiv belgelerine dayanarak inceleyen kapsamlı bir eserdir. Yazar, özellikle Avrupa literatüründe sıkça dile getirilen “şu kadar Yunan, bu kadar Ermeni öldürüldü” şeklindeki tek yönlü söylemlerin ötesine geçerek, aynı dönemde Müslüman nüfusun maruz kaldığı büyük felaketleri rakamsal verilerle ortaya koymaktadır. Kitapta 1821 Yunan İsyanı’ndan başlayarak Kırım Savaşı, 93 Harbi, Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarına uzanan geniş bir zaman dilimi içerisinde 5 milyondan fazla Müslüman’ın katledildiği, yaklaşık 5 milyon kişinin ise yurtlarından sürüldüğü açıkça ifade edilmektedir. Bu bulgular, dönemin konsolos raporları, gazetecilerin tanıklıkları, askeri belgeler ve resmî kayıtlarla desteklenmektedir. McCarthy, Selanik’ten Erzurum’a; Van’dan Muş ve Bitlis’e; Adana, Maraş, İzmir ve Aydın’dan Kafkasya’ya uzanan çok geniş bir coğrafyada Müslüman halka yönelik katliam, tecavüz, işkence, toplu sürgün ve şehirlerin yakılıp yıkılması gibi olayları ayrıntılarıyla aktarır. Van ve Manisa gibi şehirlerin neredeyse tamamen yok oluşu; Anadolu nüfusunun bazı bölümlerde üçte bire kadar düşmesi; yüz binlerce evin yakılması ve İzmir’deki tahribatın günümüzün yüz milyarlarca lirasına ulaşan boyutları kitapta çarpıcı şekilde belgelenmiştir. Eserin bir diğer dikkat çekici yönü, Avrupalı devletlerin mezhep ve kimlik merkezli siyasal tutumlarını gözler önüne sermesidir. Dönemin büyük güçlerinin, Hristiyan unsurları desteklerken Müslüman halka yönelik şiddeti çoğu zaman bilerek görmezden geldiği; İngiltere’nin Yunanistan’a milyonlarca
Ölüm ve SürgünJustin McCarthy · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 2024234 okunma
Pembe saçlarını savurur rüzgarda deli çingenem
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2025 103. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 17:05
Hemen ikinci kitabı istiyorum. Hemen. Nasıl bekleyeceğim şimdi? Ayrıca ters harem kurgularını yalayıp yutan biri olarak bu serinin çevrilmesine çok sevindim. Satın aldığım ilk ters harem kitabı olduğu için yeri bende çok ayrı. Bayıldım. O kadar sevdim ki anlatamam. Madison Kate’e âşık oldum ve onu yaptıklarını konusunda haklı buluyorum çünkü elinde nefretinden başka bir şey yok. Bir yıl önce başına çok trajik bir olay geldi ama kimse ona neler olduğunu anlatmıyor. Archer, kabul ediyorum biraz sinir bozucu biri ama maalesef ben dark vibe zargana tiplere bayılırım. Kodiak, tatlı diliyle tam bir centilmen erkek. Onun en ufak bir cümlesi bile beni etkiledi ve çok safe hissettiriyor. Steele biraz manyak biraz tuhaf çokta gizemli biri, müzikle ilgili bir geçmişi var ve araba tamir etmeyi seviyor ve bu onu inanılmaz seksi gösteriyor. Kısaca bu üç adamdan çok etkilendim. Hepsi sporcu ve motosiklet kullanıyor! Ayrıca çok kötü şöhretli çete üyeleri. Kötü adamları tanrı sevmiyor olabilir ama ben seviyorum… Favorim yok, hepsi muhteşem, umarım diğer dört kitapta da bu şekilde devam eder. Ben okurken çok eğlendim, heyecanlandım yeri geldi kafam karıştı ama bu durum diğer kitapları okudukça düzelir diye düşünüyorum o yüzden hemen okumak istiyorum. Madison Kate, pembe saçları ve inatçı kişiliğiyle çok iconic biri. Oğlanlara karşı boyun eğmeyip her türlü karşılık vermesi çok komikti. Özellikle o mor boya şakası. Xoxo
NefretTate James · Juno Kitap · 202560 okunma
Puan vermedi·124 syf.··
2023 40. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2023 20:36
Bu kitap, Yapı Kredi Yayınları tarafından 2005'te ilk kez yayımlanmış ve 2023'te güncellenmiş bir baskısı çıkmıştır. Kitap, Ayhan'ın çeşitli dönemlerinden 100'den fazla şiiri bir araya getirir; başlıca bölümleri Mor Külhani, Galata Kantosu ve Yırca Çıkmazı gibi ikonik dizilerden oluşur. Toplamda yaklaşık 200 sayfalık bir derleme olup, şairin "abiler" hitabıyla başlayan provokatif, sokak diliyle yazılmış parçalarını öne çıkarır.Kitabın temaları:Toplumsal Eleştiri: Şiirler, vatan-millet retoriğini alaya alır; "vatanperverlik" kisvesi altında şiddet ve baskıyı sorgular. Dil ve Üslup: Argo, bozuk Türkçe, çağrışımlar ve absürd imgelerle dolu. "Abiler" nakaratı, ironik bir hitap olarak okuru (ve toplumu) doğrudan muhatap alır. İmgeler: Külhanbeyi kültürü, mor renk (eşcinsellik ve marjinalite simgesi), sokak hayatı, ölüm ve dirim karşıtlığı hâkimdir. Kitap, Ayhan'ın "şiir bize de yakışır abiler" ironisini somutlaştırır; elit şiir geleneğine karşı "işportacı ağzı"yla bir başkaldırıdır. Eleştirmenler, bunu 1970'lerin kısa bir tarihi/filmi olarak tanımlar.Kitabın Adını Veren Şiir: "Mor Külhani"Kitabın kalbi, başlık şiiri Mor Külhani (Mor Külhanbeyi) adlı uzun dizidir. Bu şiir, 1970'lerde yazılmış olup, Ayhan'ın en bilinen eserlerinden biridir. Altı bölümden oluşur ve her bölüm "Şiirimiz ... abiler" diye başlar. Şiir, kara mizahla dolu; aşkı "örgütlenmek" olarak tanımlar, şiiri "mor külhanbeyi" (eşcinsel külhanbeyinin rengi) metaforuyla dışlanmış bir kimliğe benzetir. Kitabın Önemi ve Etkisi Edebi Yeri: Ayhan'ı "lumpen şiirinin şairi" yapar; Turgut Uyar ve Cemal Süreya gibi İkinci Yeni ustalarından ayrılır. Şiirleri, okuru yorar ama dönüştürür – "okumakta zorlanır ve yorulursunuz" denir. Güncelliği: 2015'te bir yazıda, Ayhan'ın günümüz Türkiye'sini öngördüğü söylenir: Orta
Şiirimiz Mor Külhanidir AbilerEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 20222,863 okunma
Reklam
Reklam