ATALAR SÖZÜ DESTANI 3 Eşek at yanına koşulsa, göre Huy alır huyundan ol göre göre Hizmet eyler isen eyle bir ere Su aktığı yere akar demişler Çarşûy-ı dehirde nice toz kopar Ol vakti gözeten çok takye kapar Helâlzâde gelir pazarı yapar Haramzâde pazar bozar demişler Adet-i Hak budur ezel-ü ebed Kul kula sebeptir ey dil-i nâşad Bâye gedâ hizmet etmekten murad Bal tutan parmağın yalar demişler Dilden, ister isen, gıll-ü gış gide Mętâ-ı râzını açma hâside Kıyma müşteriye, az al fâide Alan da satandan umar demişler Yâr ile ettiğin kavle ver karar Kâr etmezsen bâri eyleme zarar Aza kanâat et, olma tamahkâr Ucuz satan tizcek satar demişler Kanâat halkasın bırakma elden Elinden çıkmasın der isen dümen Deve, âhû gibi boynuz isterken
Sayfa 428 - Milli Kültür Yayınları 1962 Baskısı·Kitabı okudu
Büyük Dünya Atlası Üzerine - MTA
Gönül arzu eder ki, yerbilimleriyle uzaktan yakından ilgili olanlara gerçekten tatlı bir sürpriz olan MTA Atlası çok yaygın bir kullanım alanı bulsun, tüm eğitim kurumlarımızın kütüphanelerine hem de en az birkaç nüsha olarak girsin, hatta mahalle ve köylerimizdeki kıraathanelerimize kadar ulaşsın; bu Atlas'ın her cephesi okuyucularının her seviyesinin temsilcilerince eleştirilsin ve bu eleştiriler MTA' da bu Atlas'ı Türkiye'ye hediye etmiş olan meslektaşlarıma mektupla, telefonla, faksla, teleksle ulaştırılsın. Onlar da en kısa zamanda bunu geliştirerek günün birinde her yanıyla kendi eserimiz olabilecek ve belki de ilk dünya haritasını insanlığa hediye eden Miletli memleketlimiz Anaksimandros'un aziz hatırasına ithaf edilecek büyük bir Türkçe Dünya Atlası'nın temellerini atsınlar.
Sayfa 775
Bilim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Akaryakıt Zamları -1988
Türkiye'de petrol arama amacıyla ilk derin kuyu 1933 yılında, yasayla kurulan "Petrol Arama ve İşletme İdaresi" tarafından açılmıştır. İlk ticari petrol keşfi ise 1940'da Raman sahasındaki Raman-1 kuyusunda gerçekleştirilmiştir. Ülkedeki petrol arama çalışmaları 1942 ile 1958 yılları arasında Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) kurulmasıyla birlikte hızlanmış ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Raman ve Garzan sahaları keşfedilmiştir. Bu keşiflerin ardından 1954 yılında, yeni bir Petrol Kanunu çıkarılarak yerli ve yabancı şirketlerin de petrol arama ve üretim çalışmaları yapmalarına izin verilmiştir. Türkiye'de petrol aramacılığının başlamasından itibaren bugüne değin bin 118 arama kuyusu, 467 tespit kuyusu, bin 284 üretim kuyusu, 30 enjeksiyon kuyusu ve 81 jeolojik inkişaf kuyusu olmak üzere 2 bin 980 kuyu açılmıştır ancak istenilen petrol rezervlerine ulaşılamamıştır. Bu durum da Türkiye'yi petrol ve türevleri açısından neredeyse tamamıyla dışa bağlı bir ülke haline getirmiştir. Türkiye'deki en yüksek petrol ürünleri zamları, 1988 yılında gerçekleşmiştir. Aynı yıl içerisinde altı kez zam gören petrol ürünleri, on iki ay sürecinde yüzde lO0'ün üzerinde bir artış göstermiştir. Üstelik bu artış, dünya piyasalarında petrolün varil fiyatının 11,8 dolara kadar gerilediği bir ortamda gerçekleşmiştir. Yılbaşında 358 Türk Lirası olan normal benzin yıl sonunda 750 Türk Lirası'na, 378 Türk Lirası olan süper benzin 800 Türk Lirası'na, ve 3 bin Türk Lira'sı olan tüpgazın fiyatı da 6 bin Türk Lirası'na çıkmıştır. Böylece normal benzine yüzde 109, süper benzine yüzde 111 ve tüpgaza da yüzde 100 zam yapılmıştır. Petrol ürünlerinin böyle artış göstermesi ülke içindeki dengeleri bozmuş, üretim maliyetleri artmış ve bunun sonucunda da
Türkiye Cumhuriyeti'nin Lozan Barış Antlaşması nedeniyle petrollerini, madenlerini çıkaramadığı kocaman bir yalandır. Tam tersine, Türkiye Cumhuriyeti, Lozan Barış Antlaşması'nın sağladığı tam bağımsızlık sayesinde, petrol-maden konusunda çok sayıda yasal düzenleme yaptı, MTA, Etibank, TPAO gibi ulusal petrol-maden kurumları kurdu, sondajlar yaptı, petrol bulup çıkardı, maden üretiminde Osmanlı döneminde görülmemiş düzeyde büyük artışlar sağladı.
Sayfa 363 - İnkılap·Kitabı okudu
Tarih
ALlŞKANLlK SKOR KARTI
Japon demiryolu sistemi dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilir. Kendinizi Tokyo' da bir trende yolculuk ederken bulursanız kondüktörlerin kendilerine has bir alışkanlıklarının olduğunu fark edeceksiniz. Her operatör, treni yönetirken farklı nesneleri işaret ede­ rek komutlar yağdırdığı bir ritüel gerçekleştirir. Tren bir ışığa yaklaşınca operatör tabelayı işaret edip, "Işık yeşil," der. Tren istasyonlara girip çıkarken operatör hız göstergesini işaret edip tam sürati yüksek sesle söyler. İstasyondan ayrılma zamanı gelince operatör zaman çizelgesini işaret edip saati söyler. Peronda da diğer çalışanlar benzer eylemler gerçekleştirmektedir. Her tren yola çıkmadan önce personelden biri, peronun kenarını işaret edip, "Her şey yolunda!" diye duyuracaktır. Her detay tanımlanır, işaret edilir ve yüksek sesle adlandırılır: İşaret Etme ve Seslenme olarak bilinen bu süreç, hataları azaltmak için tasarlanmış bir güvenlik sistemidir. Saçma görü­ nüyor ama inanılmaz derecede işe yarıyor. işaret Etme ve Ses­ lenme, hataları yüzde 85, kazaları yüzde 30 oranında azaltıyor. (Japonya'yı ziyaret ettiğim zaman bu stratejinin bir kadının hayatını kurtardı­ ğını gördüm. Kadının küçük oğlu Japonya'nın saatte üç yüz elli kilometreden daha fazla hız yapan ünlü mermi trenlerinden birine son dakikada adım attı. Kadın peronda kaldı ve onu tutmak için aradan kolunu uzattı. Kolu kapının arasına sıkışmışken tren hareket edecek oldu ama hemen öncesinde bir görevli peron boyunca işaret Ederek ve Seslenerek güvenlik kontrolü yapıyordu. Beş saniyeden kısa süre içinde kadını fark etti ve trenin hareket etmesini önlemeyi başardı. Kapı açıldı, kadın -gözyaşları içindeydi- oğluna koştu ve bir dakika içinde tren güvenli bir şekilde hareket etti.) New York'un MTA metro sistemi bunun sadece
Hataları Azaltan En Basit Yöntem
Japon demiryolu sistemi dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul edilir. Kendinizi Tokyo'da bir trende yolculuk ederken bulursanız kondüktörlerin kendilerine has bir alışkanlıklarının olduğunu fark edeceksiniz. Her operatör, treni yönetirken farklı nesneleri işaret ederek komutlar yağdırdığı bir ritüel gerçekleştirir. Tren bir ışığa yaklaşınca operatör tabelayı işaret edip "Işık yeşil," der. Tren istasyonlara girip çıkarken operatör hız göstergesini işaret edip tam sürati yüksek sesle söyler. İstasyondan ayrılma zamanı gelince operatör zaman çizelgesini işaret edip saati söyler. Peronda da diğer çalışanlar benzer eylemler gerçekleştirmektedir. Her tren yola çıkmadan önce personelden biri, peronun kenarını işaret edip, "Her şey yolunda!" diye duyuracaktır. Her detay tanımlanır, işaret edilir ve yüksek sesle adlandırılır. İşaret Etme ve Seslenme olarak bilinen bu süreç, hataları azaltmak için tasarlanmış bir güvenlik sistemidir. Saçma görünüyor ama inanılmaz derecede işe yarıyor. İşaret Etme ve Seslenme, hataları yüzde 85, kazaları yüzde 30 oranında azaltıyor. New York's MTA metro sistemi bunun sadece "işaret etmek" üzerine kurulu biraz değiştirilmiş bir versiyonunu benimsedi ve sistemin "kurulmasından sonraki iki yıl içinde, hatalı yanaşmış metro hadiseleri yüzde 57 oranında düştü." İşaret Etme ve Seslenme bilinçsiz bir alışkanlığın farkındalık düzeyini artırdığı için çok etkili. Çünkü tren operatörleri gözlerini, ellerini, ağız ve kulaklarını kullanmak zorunda kalıyorlar ve problemleri bir aksilik yaşanmadan fark etme olasılıkları artıyor. Eşim de benzer bir şey yapıyor. Kapıdan çıkmadan önce yanına alması gereken en önemli şeyleri yüksek sesle sayıyor. "Anahtarlarımı aldım. Cüzdanımı aldım. Gözlüğümü aldım. Kocamı aldım."
Sayfa 67·Kitabı okudu